Heval Bozdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na başvurarak, Samsun Çarşamba S Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılmasını talep etti. Bozdağ, özellikle 26 Mart 2026 tarihinde cezaevinde gerçekleştirildiği belirtilen müdahalenin “vahim boyutlara ulaştığını” vurguladı.

“Koğuşlara baskın, darp ve ters kelepçe” iddiası

Başvuruda yer alan mahpus beyanlarına göre, söz konusu tarihte koğuşlara ani baskınlar düzenlendi. Mahpusların zorla yere yatırıldığı, ters kelepçe uygulandığı ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığı ifade edildi.

Mahpusların aktarımlarında şu ifadeler öne çıktı:

  • “Koğuşlara baskın yapıldı, yere yatırıldık ve darp edildik.”
  • “Ters kelepçe takılarak sürüklendik ve zorla başka koğuşlara götürüldük.”
  • “Yaralanmamıza rağmen revire çıkarılmadık.”

İddialar arasında, yaralanan mahpusların sağlık hizmetine erişimlerinin geciktirildiği de yer aldı.

“Ağır tecrit koşulları uygulanıyor”

Bozdağ’ın başvurusunda, cezaevinde sosyal yaşamın neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığına dikkat çekildi. Mahpusların “sohbet, spor ve diğer aktivitelerinin sonlandırıldığı” ve “mektup dışında hiçbir iletişim imkanlarının kalmadığı” yönündeki beyanlarının, ağır tecrit koşullarına işaret ettiği belirtildi.

Ayrıca:

2025’te 900, son 10 yılda yaklaşık 5 bin Rohingya mültecisi yaşamını yitirdi
2025’te 900, son 10 yılda yaklaşık 5 bin Rohingya mültecisi yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle
  • Kronik hastalığı bulunan mahpusların tedaviye erişiminde sorunlar yaşandığı,
  • Sosyal faaliyetlerin herhangi bir yazılı tebligat olmadan kısıtlandığı,
  • Disiplin uygulamalarının keyfi ve denetimsiz yürütüldüğü

yönünde ciddi iddiaların bulunduğu ifade edildi.

Anayasa ve uluslararası sözleşmelere vurgu

Başvuruda, yaşananların Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi (işkence ve kötü muamele yasağı) ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. maddesi (sağlık hakkı) başta olmak üzere, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırılık teşkil edebileceği belirtildi.

Devletin, gözetimi altındaki bireylerin yaşam hakkını ve fiziksel-ruhsal bütünlüğünü koruma yükümlülüğünün “mutlak” olduğuna dikkat çekildi.

Komisyona çağrı: Yerinde inceleme yapılsın

Bozdağ, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan şu adımların atılmasını talep etti:

  • Cezaevindeki hak ihlallerinin gündeme alınması,
  • Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu’nun cezaevine ziyaret gerçekleştirmesi,
  • Mahpuslar, avukatlar ve personelle doğrudan görüşmeler yapılması,
  • Sağlık hizmetleri ve disiplin uygulamalarının hukuka uygunluğunun denetlenmesi,
  • Tespit edilen ihlallerin giderilmesi ve sorumlular hakkında işlem yapılması için Adalet Bakanlığı nezdinde girişimde bulunulması.

Bozdağ ayrıca, yürütülecek çalışmalar hakkında bilgilendirilme talebinde bulundu.


Başvuru, cezaevlerinde insan hakları ihlalleri tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, gözler Komisyon’un atacağı adımlara çevrildi.

Muhabir: Güven BOĞA