DEM Parti Milletvekili Sümeyye Boz, TBMM'de Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, kurumun bütçesinin artırılmasından önce yurttaşların hak ihlallerine karşı ne ölçüde etkili olduğunun sorgulanması gerektiğini belirtti. Cezaevlerindeki hak ihlallerinden kadınların, engellilerin ve çocukların kamu hizmetlerine erişimine kadar birçok soruna dikkat çeken Boz, “Kamu gücünü kullananlar halka hesap vermelidir” dedi.
DEM Parti Milletvekili Sümeyye Boz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kamu Denetçiliği Kurumu'nun bütçesi üzerine yaptığı değerlendirmede, kurumun işlevini, idarenin hesap verebilirliğini ve yurttaşların hak arama süreçlerinde karşılaştıkları engelleri gündeme taşıdı.
KDK'nin bütçesini büyütmek istediğini belirten Boz, asıl tartışılması gereken konunun kurumun vatandaşların haklarını koruma konusunda ne kadar etkili olduğu olduğunu vurguladı.
Boz, kamu denetiminin yalnızca başvuruları sonuçlandırmakla sınırlı kalmaması gerektiğini, tekrar eden hak ihlallerinin nedenlerinin araştırılmasının ve sorumlu kamu kurumlarının hesap vermesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
“Kamu gücünün nasıl kullanıldığını anlamak için hakkını arayanlara bakılmalı”
Konuşmasında kamu gücünün kullanımını yurttaşların yaşadıkları üzerinden değerlendiren Boz, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir ülkede kamu gücünün nasıl kullanıldığını öğrenmek istiyorsanız, o kamu gücünün karşısında hakkını arayan kişilerin yaşadıklarına bakmak gerekiyor. Bu nedenle KDK'nin bütçesini görüşürken de kurumun yurttaş karşısındaki sorumluluğunu konuşmak zorundayız.”
Boz'a göre Kamu Denetçiliği Kurumu'nun başarısı, yalnızca aldığı başvuru sayısı veya verdiği kararlarla değil, hak ihlallerinin giderilmesine yaptığı somut katkıyla değerlendirilmelidir.
Cezaevlerindeki hak ihlallerini gündeme taşıdı
Sümeyye Boz, cezaevlerinden KDK'ye yapılan başvurulara dikkat çekerek mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, hastaneye sevkleri, ailelerinden uzak cezaevlerinde tutulmaları ve haberleşme hakları konusunda benzer sorunların tekrar tekrar gündeme geldiğini söyledi.
Bu başvuruların münferit olaylar olarak değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirten Boz, kurumun sistematik sorunları ortaya çıkarma sorumluluğunu hatırlattı.
Boz, KDK'nin inceleme yöntemlerine ilişkin şu soruları yöneltti:
“KDK, başvuruları tek tek sonuçlandırmanın ötesinde tekrar eden sorunların nedenlerini ortaya çıkarmak için ne yaptı? Mesela idarenin cevabı dışında mahpuslarla görüşüldü mü? Yerinde inceleme yapıldı mı? Tespit ettiğiniz sorunların giderilmesi için Adalet Bakanı'nın sorumluluğu Meclis önüne getirildi mi?”
Cezaevi yönetimi ve uygulamalarının devam eden toplumsal ve siyasal süreç açısından da kaygı ve sorular yarattığını ifade eden Boz, hak ihlallerinin giderilmesinde idarenin verdiği yanıtlarla yetinilmemesi gerektiğini savundu.
“Denetim yükü yurttaşa yüklenmemeli”
Boz, kadınların ve engellilerin kamu hizmetlerine erişiminde yaşadıkları sorunlarla çocukların eğitim hakkı önündeki engelleri de konuşmasının gündemine aldı.
Hak ihlallerinin süreklilik gösterdiği durumlarda tek bir başvurunun sonuçlandırılmasının yeterli olmayacağını belirten Boz, şöyle konuştu:
“Kadınların, engellilerin kamu hizmetlerine erişemediği, çocukların eğitim hakkı önündeki engellerin sürdüğü durumlarda tek bir başvuruyu çözmek yeterli değildir. Hakkı ihlal edilen kişi yeniden beklemek ve başka yollara başvurmak zorunda kalıyorsa denetim yükü yurttaşa yüklenmiş demektir.”
Boz, kamu kurumlarının hak ihlallerini gidermemesi nedeniyle yurttaşların sürekli yeni başvurular yapmak zorunda kalmasının denetim mekanizmasının etkisizliğine işaret ettiğini dile getirdi.
“Uygulanmayan kararlar Meclis'e taşınmalı”
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun verdiği tavsiye kararlarının idareler tarafından uygulanmaması sorununa da değinen Boz, kararların sonuçlarının izlenmesi ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Boz, “Kurum uygulanmayan kararları ve bunların sonuçlarını Meclis'e taşımalı. İdarelerin sorumluluğu kamuoyundan gizlenmemelidir” ifadelerini kullandı.
KDK'nin tavsiye kararlarının bağlayıcı olmamasının, kurumun idarelerin uygulamalarını izleme ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığına işaret eden Boz, denetimin somut sonuç üretmesi gerektiğini savundu.
Barış ve demokratik toplum sürecinde Meclis'in sorumluluğuna dikkat çekti
Konuşmasının son bölümünde barış ve demokratik toplum sürecine değinen Boz, Meclis'in sorumluluğu ile Kamu Denetçiliği Kurumu'nun görevlerinin aynı demokratik ilkeye dayandığını söyledi.
“Meclis'in barış ve demokratik toplum sürecindeki sorumluluğu da Kamu Denetçiliği Kurumu'nun hak arayan yurttaş karşısındaki görevi de aynı ilkeye dayanır: Kamu gücünü kullananlar halka hesap vermelidir.”
Boz, sürecin yalnızca güvenlik bürokrasisinin kararlarına bırakılamayacağını belirterek Meclis'in demokratik denetim sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Meclis, barış ve demokratik toplum sürecinin iradesini güvenlik bürokrasisine bırakmamalı, Kamu Denetçiliği Kurumu da hakkını arayanı idarenin insafına terk etmemelidir.”
“Denetimsizlik kamu gücünü korur, demokrasiyi değil”
Boz, konuşmasını denetim mekanizmalarının temel amacının yurttaşların haklarını korumak olduğunu vurgulayarak tamamladı.
“Halkın iradesinin ve haklarının güvenceye alınmadığı yerde denetimsizlik kamu gücünü korur. Demokrasiyi değil.”
DEM Partili Boz'un açıklamaları, KDK'nin bütçe büyüklüğünün ötesinde, tavsiye kararlarının uygulanması, kamu idarelerinin hesap verebilirliği ve hak ihlallerine karşı etkili denetim mekanizmalarının oluşturulması tartışmasını gündeme taşıdı.
DEM Partili Sümeyye Boz: “Denetim Kamu Gücünü Değil, Yurttaşın Haklarını Korumalı”
DEM Parti Milletvekili Sümeyye Boz, TBMM'de Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, kurumun bütçesinin artırılmasından önce yurttaşların hak ihlallerine karşı ne ölçüde etkili olduğunun sorgulanması gerektiğini belirtti. Cezaevlerindeki hak ihlallerinden kadınların, engellilerin ve çocukların kamu hizmetlerine erişimine kadar birçok soruna dikkat çeken Boz, “Kamu gücünü kullananlar halka hesap vermelidir” dedi.
DEM Parti Milletvekili Sümeyye Boz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kamu Denetçiliği Kurumu'nun bütçesi üzerine yaptığı değerlendirmede, kurumun işlevini, idarenin hesap verebilirliğini ve yurttaşların hak arama süreçlerinde karşılaştıkları engelleri gündeme taşıdı.
KDK'nin bütçesini büyütmek istediğini belirten Boz, asıl tartışılması gereken konunun kurumun vatandaşların haklarını koruma konusunda ne kadar etkili olduğu olduğunu vurguladı.
Boz, kamu denetiminin yalnızca başvuruları sonuçlandırmakla sınırlı kalmaması gerektiğini, tekrar eden hak ihlallerinin nedenlerinin araştırılmasının ve sorumlu kamu kurumlarının hesap vermesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
“Kamu gücünün nasıl kullanıldığını anlamak için hakkını arayanlara bakılmalı”
Konuşmasında kamu gücünün kullanımını yurttaşların yaşadıkları üzerinden değerlendiren Boz, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir ülkede kamu gücünün nasıl kullanıldığını öğrenmek istiyorsanız, o kamu gücünün karşısında hakkını arayan kişilerin yaşadıklarına bakmak gerekiyor. Bu nedenle KDK'nin bütçesini görüşürken de kurumun yurttaş karşısındaki sorumluluğunu konuşmak zorundayız.”
Boz'a göre Kamu Denetçiliği Kurumu'nun başarısı, yalnızca aldığı başvuru sayısı veya verdiği kararlarla değil, hak ihlallerinin giderilmesine yaptığı somut katkıyla değerlendirilmelidir.
Cezaevlerindeki hak ihlallerini gündeme taşıdı
Sümeyye Boz, cezaevlerinden KDK'ye yapılan başvurulara dikkat çekerek mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, hastaneye sevkleri, ailelerinden uzak cezaevlerinde tutulmaları ve haberleşme hakları konusunda benzer sorunların tekrar tekrar gündeme geldiğini söyledi.
Bu başvuruların münferit olaylar olarak değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirten Boz, kurumun sistematik sorunları ortaya çıkarma sorumluluğunu hatırlattı.
Boz, KDK'nin inceleme yöntemlerine ilişkin şu soruları yöneltti:
“KDK, başvuruları tek tek sonuçlandırmanın ötesinde tekrar eden sorunların nedenlerini ortaya çıkarmak için ne yaptı? Mesela idarenin cevabı dışında mahpuslarla görüşüldü mü? Yerinde inceleme yapıldı mı? Tespit ettiğiniz sorunların giderilmesi için Adalet Bakanı'nın sorumluluğu Meclis önüne getirildi mi?”
Cezaevi yönetimi ve uygulamalarının devam eden toplumsal ve siyasal süreç açısından da kaygı ve sorular yarattığını ifade eden Boz, hak ihlallerinin giderilmesinde idarenin verdiği yanıtlarla yetinilmemesi gerektiğini savundu.
“Denetim yükü yurttaşa yüklenmemeli”
Boz, kadınların ve engellilerin kamu hizmetlerine erişiminde yaşadıkları sorunlarla çocukların eğitim hakkı önündeki engelleri de konuşmasının gündemine aldı.
Hak ihlallerinin süreklilik gösterdiği durumlarda tek bir başvurunun sonuçlandırılmasının yeterli olmayacağını belirten Boz, şöyle konuştu:
“Kadınların, engellilerin kamu hizmetlerine erişemediği, çocukların eğitim hakkı önündeki engellerin sürdüğü durumlarda tek bir başvuruyu çözmek yeterli değildir. Hakkı ihlal edilen kişi yeniden beklemek ve başka yollara başvurmak zorunda kalıyorsa denetim yükü yurttaşa yüklenmiş demektir.”
Boz, kamu kurumlarının hak ihlallerini gidermemesi nedeniyle yurttaşların sürekli yeni başvurular yapmak zorunda kalmasının denetim mekanizmasının etkisizliğine işaret ettiğini dile getirdi.
“Uygulanmayan kararlar Meclis'e taşınmalı”
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun verdiği tavsiye kararlarının idareler tarafından uygulanmaması sorununa da değinen Boz, kararların sonuçlarının izlenmesi ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Boz, “Kurum uygulanmayan kararları ve bunların sonuçlarını Meclis'e taşımalı. İdarelerin sorumluluğu kamuoyundan gizlenmemelidir” ifadelerini kullandı.
KDK'nin tavsiye kararlarının bağlayıcı olmamasının, kurumun idarelerin uygulamalarını izleme ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığına işaret eden Boz, denetimin somut sonuç üretmesi gerektiğini savundu.
Barış ve demokratik toplum sürecinde Meclis'in sorumluluğuna dikkat çekti
Konuşmasının son bölümünde barış ve demokratik toplum sürecine değinen Boz, Meclis'in sorumluluğu ile Kamu Denetçiliği Kurumu'nun görevlerinin aynı demokratik ilkeye dayandığını söyledi.
“Meclis'in barış ve demokratik toplum sürecindeki sorumluluğu da Kamu Denetçiliği Kurumu'nun hak arayan yurttaş karşısındaki görevi de aynı ilkeye dayanır: Kamu gücünü kullananlar halka hesap vermelidir.”
Boz, sürecin yalnızca güvenlik bürokrasisinin kararlarına bırakılamayacağını belirterek Meclis'in demokratik denetim sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Meclis, barış ve demokratik toplum sürecinin iradesini güvenlik bürokrasisine bırakmamalı, Kamu Denetçiliği Kurumu da hakkını arayanı idarenin insafına terk etmemelidir.”
“Denetimsizlik kamu gücünü korur, demokrasiyi değil”
Boz, konuşmasını denetim mekanizmalarının temel amacının yurttaşların haklarını korumak olduğunu vurgulayarak tamamladı.
“Halkın iradesinin ve haklarının güvenceye alınmadığı yerde denetimsizlik kamu gücünü korur. Demokrasiyi değil.”
DEM Partili Boz'un açıklamaları, KDK'nin bütçe büyüklüğünün ötesinde, tavsiye kararlarının uygulanması, kamu idarelerinin hesap verebilirliği ve hak ihlallerine karşı etkili denetim mekanizmalarının oluşturulması tartışmasını gündeme taşıdı.





