Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), dünya genelinde 130'dan fazla silahlı çatışmanın yaşandığı bir dönemde, 160'ı aşkın devletin savaşlarda sivillerin korunmasını güçlendirmek amacıyla somut adımlar geliştirdiğini açıkladı. Cenevre'de 3-4 Kasım tarihlerinde düzenlenen uluslararası diyalog toplantısında, sağlık kuruluşlarının korunmasından temel altyapı hizmetlerinin güvence altına alınmasına, yeni savaş teknolojilerinden insanlık dışı söylemlerle mücadeleye kadar geniş bir yol haritası ele alınıyor.

Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden silahlı çatışmalar, milyonlarca insanın yaşamını tehdit ederken uluslararası toplum savaşın yıkıcı sonuçlarını sınırlandırmak amacıyla yeni bir girişim başlattı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ve İsviçre'nin öncülüğünde yürütülen Uluslararası İnsancıl Hukuka Siyasi Bağlılığı Güçlendirmeye Yönelik Küresel Girişim kapsamında, 160'tan fazla devletin katılımıyla iki yıl süren istişarelerin ardından kapsamlı bir uygulama rehberi hazırlandı.

Cenevre'de 3-4 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Küresel Uluslararası İnsancıl Hukuk Diyaloğu'nun gündemine alınan rehber, savaşlarda sivillerin korunmasını ve uluslararası insancıl hukuk kurallarının daha etkili uygulanmasını amaçlıyor.

ICRC Başkanı Spoljaric: Savaşın Kuralları Görmezden Geliniyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric, silahlı çatışmalarda uluslararası insancıl hukukun giderek daha fazla ihlal edilmesine ilişkin uyarılarda bulundu.

Spoljaric, savaşan tarafların uluslararası insancıl hukuku esneten veya tamamen göz ardı eden yaklaşımlarının insani acıları derinleştirdiğine dikkat çekti.

Spoljaric, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi ihtiyaç duyulan şey, uluslararası insani hukuku en üst düzeyde öncelik haline getirme ve askeri kararlarda ona bağlı kalma yönünde siyasi iradedir."

ICRC Başkanı'nın açıklaması, savaş hukukunun yalnızca uluslararası belgelerde yer almasının yeterli olmadığını, askeri operasyonlarda ve siyasi kararlarda da uygulanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Hastaneler, Su ve Elektrik Altyapısı İçin Koruma Önlemleri

Hazırlanan rehberin temel başlıklarından birini, çatışma bölgelerinde sivillerin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan hizmetlerin korunması oluşturuyor.

ICRC, sivillerin korunmasının yalnızca doğrudan saldırıların önlenmesiyle sınırlı olmadığını; sağlık, su, elektrik, sanitasyon ve iletişim hizmetlerine erişimin de güvence altına alınması gerektiğini vurguluyor.

Rehberde öne çıkan öneriler şunlar:

  • Hastaneler ve temel altyapı tesislerinin çevresinde koruma bölgeleri oluşturulması.

  • Sağlık kuruluşlarının hedef alınmaması için özel önlemler geliştirilmesi.

  • Askeri ve sivil kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi.

  • Temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması için güvenli deniz koridorlarının oluşturulması.

  • Su, elektrik ve iletişim altyapısının çatışmalar sırasında korunması.

Bu önlemlerin, özellikle uzun süreli çatışmaların yaşandığı bölgelerde sivillerin temel ihtiyaçlara erişimini güvence altına alması hedefleniyor.

İnsanlık Dışı Söylemlerle Mücadele Edilecek

Küresel girişimin dikkat çekici başlıklarından biri de savaş ortamında belirli toplulukların insanlık dışı gösterilmesine karşı alınacak önlemler oldu.

ICRC, bireylerin veya toplulukların korunmaya daha az layık olduğu düşüncesini yaygınlaştıran söylemlerin, uluslararası insancıl hukukun uygulanmasını zayıflatabileceğine dikkat çekti.

Bu kapsamda silahlı kuvvetlerin düşman olarak tanımladıkları gruplara ve sivil nüfusa yönelik kullandıkları dilin gözden geçirilmesi öneriliyor.

Ayrıca askerlerin ve kamu görevlilerinin sosyal medya kullanımının izlenmesi, insani değerlerin yurttaşlık eğitimine ve ulusal anma etkinliklerine dahil edilmesi de öneriler arasında yer alıyor.

Yeni Savaş Teknolojileri ve Dijital Araçlar da Gündemde

Silahlı çatışmalarda gelişen teknolojilerin kullanımına ilişkin yeni önlemler de rehberin önemli bölümlerinden birini oluşturuyor.

ICRC, yeni teknolojilerin sivillerin korunmasını zayıflatmak yerine güçlendirecek biçimde kullanılmasını istiyor.

Bu doğrultuda askeri hedeflere ilişkin bilgilerin sürekli gözden geçirilmesi ve farklı kaynaklardan doğrulanması gerektiği belirtiliyor.

Ayrıca çatışma bölgelerinde kullanılan kişisel dijital cihazların düzenlenmesiyle cinsel şiddetin ve çocukların silahlı gruplara dahil edilmesinin önlenmesine katkı sağlanabileceği ifade ediliyor.

Beş Kıtadan 27 Devlet Görüşmelere Öncülük Etti

Küresel girişim kapsamında beş kıtadan 27 devlet, savaş kurallarının uygulanması ve sivillerin korunmasına yönelik görüşmelere öncülük etti.

İki yıllık istişare sürecine 160'tan fazla devlet katılırken, ortaya çıkan öneriler savaşan taraflara ve onları destekleyen ülkelere yönelik bir yol haritasına dönüştürüldü.

Hazırlanan rehber hukuken bağlayıcı nitelik taşımıyor. Bununla birlikte, devletlerin mevcut uluslararası insancıl hukuk yükümlülüklerini uygulamalarına yardımcı olacak somut yöntemler içeriyor.

7 Aralık'ta Ürdün'de Üst Düzey Konferans Düzenlenecek

Cenevre'deki görüşmelerin ardından uluslararası girişimin bir sonraki aşaması Ürdün'de gerçekleştirilecek.

7 Aralık 2026 tarihinde Ürdün Kralı II. Abdullah'ın ev sahipliğinde düzenlenecek Savaşta İnsanlık Yüksek Düzeyli Konferansı'na, girişime resmen katılan 127 devletin liderleri davet edilecek.

Konferansta, uluslararası insancıl hukuka yönelik siyasi bağlılığın güçlendirilmesi ve hazırlanan önerilerin devletlerin uygulamalarına nasıl yansıtılabileceği ele alınacak.

Savaşta Sivillerin Korunması Uluslararası Hukuki Yükümlülük

Uluslararası insancıl hukuk, silahlı çatışmalarda sivillerin ve çatışmalara doğrudan katılmayan kişilerin korunmasını, savaş yöntem ve araçlarının sınırlandırılmasını amaçlayan kurallardan oluşuyor.

1949 Cenevre Sözleşmeleri ve ilgili uluslararası hukuk düzenlemeleri, sivillere yönelik doğrudan saldırıları yasaklıyor ve çatışmanın taraflarına çeşitli koruma yükümlülükleri getiriyor.

ICRC'nin yeni girişimi, mevcut hukuk kurallarını yeniden yazmaktan çok, bu kuralların savaş alanında uygulanmasını güçlendirmeye odaklanıyor.

Dünya genelinde 130'dan fazla silahlı çatışmanın yaşandığı bir dönemde hazırlanan yol haritasının başarısı ise devletlerin ve çatışmanın taraflarının önerileri ne ölçüde uygulayacağına bağlı olacak.

Kaynak: Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) – Küresel Uluslararası İnsancıl Hukuk Girişimi