Polonya’da Başbakan Donald Tusk hükümeti ile Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasındaki siyasi ve hukuki gerilim, Anayasa Mahkemesi çevresindeki polis müdahalesiyle yeni bir krize dönüştü. Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski’nin görevden uzaklaştırılması kararının ardından protestolar başladı. Senegal’e gitmek üzere havalanan Cumhurbaşkanı Nawrocki, gelişmeler üzerine uçağını geri çevirerek Varşova’ya dönme kararı aldı. İktidar yaşananları hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme girişimi olarak savunurken, muhalefet anayasal düzene müdahale edildiğini ileri sürdü.

Polonya, 30 Ekim 2026 Cuma günü devletin en üst yargı kurumlarından Anayasa Mahkemesi üzerindeki yetki mücadelesinin derinleşmesiyle ciddi bir siyasi ve anayasal krizle karşı karşıya kaldı.
Başbakan Donald Tusk liderliğindeki hükümet ile Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasında uzun süredir devam eden yargı bağımsızlığı ve hakim atamaları anlaşmazlığı, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski’nin görevlerinin askıya alınması ve mahkeme çevresine polis konuşlandırılmasıyla tırmandı.
Yaşanan gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Nawrocki, Senegal'e gerçekleştireceği resmi ziyareti iptal ederek ülkesine dönme kararı aldı. Cumhurbaşkanlığının resmi internet sitesi de dönüş kararını doğruladı.
Polonya’da darbe benzeri bir durum yaşanıyor, Polis meclisi ve anayasa mahkemesini bastı.. #Poland https://t.co/YF3OdIphyM
— Gala News Live (@gsaray2019) October 30, 2026
Anayasa Mahkemesi Çevresinde Polis Müdahalesi: Üç Kişi Gözaltına Alındı
Varşova'daki Anayasa Mahkemesi çevresinde toplanan göstericiler, mahkeme yönetiminde yapılan değişiklikleri protesto etti.
Polis, mahkeme binasının çevresinde güvenlik önlemleri alırken göstericilerle güvenlik güçleri arasında gerginlik yaşandı.
Polonya polisinin açıklamasına göre bazı göstericiler mahkemenin çevresindeki çitleri aşarken güvenlik görevlilerine çeşitli nesneler fırlatıldı. Olaylarda üç kişi gözaltına alındı.
Polis yetkilileri, mahkeme binasının zorla basıldığı yönündeki iddiaları reddederek görevlilerin bina içine girmediğini, mahkemenin bulunduğu alanda kamu düzenini ve çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla görev yaptığını açıkladı.
Polis müdahalesinin, Adalet Bakanı ve Başsavcı Waldemar Żurek ile Anayasa Mahkemesi hakimi Anna Korwin-Piotrowska'nın güvenlik konusundaki başvurularının ardından gerçekleştirildiği bildirildi.
Dolayısıyla müdahalenin doğrudan Başbakan Tusk'ın talimatıyla yapıldığı yönündeki iddia doğrulanmış değil.

Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Yardımcısının Görevleri Askıya Alındı
Krizin merkezinde Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański hakkında alınan karar bulunuyor.
Mahkeme hakimi Anna Korwin-Piotrowska, iki ismin görevlerini bir ay süreyle yerine getirmelerinin durdurulmasına yönelik karar aldığını açıkladı.

Korwin-Piotrowska, mahkemenin işleyişinin engellendiğini ve hukuka aykırı uygulamalar bulunduğunu savundu.
Ayrıca hakimler genel kurulunun 3 Kasım'da toplanacağını duyurdu.
Bununla birlikte kararın hukuki geçerliliği tartışmalı. Bazı hukukçular Korwin-Piotrowska'nın böyle bir karar alma yetkisi bulunmadığını savunurken, diğerleri kararın hukuki dayanaklarının olabileceğini belirtiyor.
Mahkemenin mevcut yönetimi ise görevden uzaklaştırma kararını tanımadığını duyurdu.
Thousands of Poles gathered in Warsaw in front of the Constitutional Tribunal building, which had been occupied by police sent by the regime of Donald Tusk. https://t.co/Flvi8eyNBX
— Paweł Rybicki (@Rybitzky) October 30, 2026
Cumhurbaşkanı Nawrocki Senegal Yolundan Döndü

Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal Cumhurbaşkanı ve Afrika Birliği temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirmek üzere yola çıkmıştı.
Ancak Varşova'daki gelişmeler üzerine uçuşunu yarıda keserek Polonya'ya dönme kararı aldı.
Nawrocki, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Böyle bir zamanda Cumhurbaşkanı Polonya'da olmalıdır. Senegal'e uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum.”
Cumhurbaşkanının dönüş kararı, Anayasa Mahkemesi'ndeki yetki mücadelesinin devletin en üst makamları arasındaki gerilimi ne ölçüde artırdığını ortaya koydu.
Başbakan Tusk: “Hukukun Üstünlüğünü Yeniden Sağlamak Görevimiz”

Başbakan Donald Tusk, gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada hükümetinin yargı kurumlarını yeniden düzenleme politikasını savundu.
Tusk, önceki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) iktidarı döneminde yargı sisteminin zarar gördüğünü ileri sürdü.
Tusk, sosyal medya açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim görevimizdir. PiS dönemindeki yıllarca süren hukuksuzluğun ardından bu zor, bazen sancılı ve kararlı adımlar gerektiren bir süreçtir. Başka yolu yok.”
Tusk hükümeti, 2015-2023 yıllarında iktidarda bulunan PiS'in yargı kurumları üzerindeki siyasi etkisini ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtiyor.
Muhalefetten “Anayasal Düzene Saldırı” Suçlaması
Polonya'nın ana muhalefet partisi PiS ise Anayasa Mahkemesi'ndeki gelişmelere sert tepki gösterdi.
Eski Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, mahkeme başkanının görevden uzaklaştırılmasını anayasal düzene yönelik suç teşkil eden bir saldırı olarak nitelendirdi ve karşı çıkılması çağrısında bulundu.
PiS milletvekili Anna Milczanowska da yaşananları darbe girişimi olarak değerlendirdi.
Eski Başbakan Mateusz Morawiecki ve PiS lideri Jarosław Kaczyński'nin de aralarında bulunduğu siyasetçiler mahkeme önündeki gösterilere katıldı.
Ancak muhalefetin “darbe” nitelendirmesi siyasi bir suçlama niteliğinde; olayların hukuken darbe teşkil ettiğine ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Krizin Temelinde Hakim Atamaları Bulunuyor
Polonya'daki mevcut krizin geçmişi, PiS hükümetinin 2015-2023 döneminde gerçekleştirdiği yargı düzenlemelerine dayanıyor.
Avrupa Birliği kurumları ve çeşitli hukuk çevreleri, o dönemde Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bazı atamaların yargı bağımsızlığını zedelediğini savunmuştu.
2023 yılında göreve gelen Donald Tusk hükümeti ise bu düzenlemeleri değiştirme ve yargı kurumlarını yeniden yapılandırma sözü verdi.
Ancak Cumhurbaşkanı Nawrocki'nin parlamentonun seçtiği altı Anayasa Mahkemesi hakiminden üçünün yeminini kabul etmemesi, anlaşmazlığı derinleştirdi.
Mahkeme Başkanı Święczkowski de mevcut parlamento çoğunluğunun seçtiği bazı hakimlerin göreve başlamasına izin vermedi.
Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın Aralık 2025'te verdiği kararda da Polonya Anayasa Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin ciddi sorunlar bulunduğu belirtilmişti.
Polonya'da Siyasi Krizin Seyri Ne Olacak?
Anayasa Mahkemesi yönetiminin meşruiyeti konusunda yaşanan anlaşmazlık, hükümet, cumhurbaşkanlığı ve muhalefet arasındaki kurumsal çatışmayı derinleştirmiş durumda.
Cumhurbaşkanı Nawrocki'nin ülkeye dönüşünün ardından Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapiński ile görüşmesinin planlandığı bildirildi.
Anayasa Mahkemesi hakimlerinin 3 Kasım'da yapması öngörülen genel kurul toplantısı da sürecin önemli aşamalarından biri olacak.
Polonya'da yaşanan kriz, yalnızca Anayasa Mahkemesi yönetiminin kimde olacağına ilişkin değil; hakimlerin atanma usulleri, yargı bağımsızlığı, yürütme yetkilerinin sınırları ve anayasal kurumların meşruiyeti konusunda derinleşen bir anlaşmazlık olarak öne çıkıyor.





