Egepol Hastaneleri, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla İzmir’in farklı ilçelerinde seminerler düzenledi. Eğitim kurumları ve özel sektör çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen etkinliklerde uzman hekimler, meme kanserinin belirtileri, erken tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.

Egepol Hastaneleri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserine karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla bir dizi farkındalık semineri gerçekleştirdi.

İzmir’in farklı ilçelerinde faaliyet gösteren eğitim kurumları ve özel sektör kuruluşlarında düzenlenen seminerlerde, meme kanserinde erken tanının yaşam süresi ve tedavi başarısı üzerindeki etkisi ele alındı. Katılımcılara düzenli sağlık kontrollerinin önemi anlatılırken, güncel tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin bilgiler paylaşıldı.

İzmir'de sekiz kurum ve kuruluşta farkındalık etkinliği

Egepol Hastanelerinin gerçekleştirdiği seminerler kapsamında Bayraklı Uğur Okulları, Groupe Atlantic, Hutchinson Pfw Havacılık, Kent Koleji Gaziemir, İYTEV Yücel Tonguç Koleji, Franklin Elektrik, İTÜ Geliştirme Vakfı İzmir Okulları ve Ajinomoto ziyaret edildi.

Kurumların çalışanları ve yöneticilerinin katıldığı seminerlerde, meme kanserinin erken dönemde belirlenebilmesi için düzenli kontrollerin ve uygun tarama yöntemlerinin önemi vurgulandı.

Seminerlerde Egepol Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Suna Güzel Doğan, Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülten Sezgin, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Baha Arslan ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Petekkaya katılımcıları bilgilendirdi.

Dr. Suna Güzel Doğan: “Her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor”

Seminerlerde konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Suna Güzel Doğan, meme kanserinin Türkiye'de ve dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti.

Meme kanseri riskinin özellikle ilerleyen yaşlarda arttığına dikkat çeken Doğan, şu ifadeleri kullandı:

“Her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor. Meme kanserinin görülme olasılığı 50 yaşından sonra daha da artıyor. Günümüzde, genç yaşlardaki kadınlarda da meme kanseri görülme oranı yükseliyor.”

Doğan'ın açıklamalarında, meme kanserinin yalnızca ileri yaşlardaki kadınları ilgilendiren bir hastalık olmadığına ve farkındalığın farklı yaş gruplarında geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

“Her 8 kadından biri” ifadesi, kadınların yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskine ilişkin yaklaşık bir tahmindir; belirli bir anda her sekiz kadından birinin kanser olduğu anlamına gelmez.

Erken tanıda mamografi, ultrason ve biyopsinin önemi

Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülten Sezgin, “Erken Tanıda Radyolojinin Rolü” başlıklı sunumunda meme kanserinin belirlenmesinde kullanılan görüntüleme ve tanı yöntemlerini anlattı.

Sezgin, mamografi ve ultrason gibi yöntemlerle hastalığın henüz belirti vermeden tespit edilebildiğine dikkat çekti. Şüpheli bulguların değerlendirilmesinde biyopsinin önemine değindi.

Erken dönemde belirlenen meme kanserinde tedavi seçeneklerinin daha etkili biçimde planlanabildiği vurgulandı.

Uzmanlar, tarama ve tanı süreçlerinin kişinin yaşı, risk faktörleri ve klinik bulgularına göre hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Petekkaya: “Meme kanseri tedavisi kişiye özel planlanmalı”

Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Petekkaya, meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını, tümörlerin biyolojik ve genetik özelliklerinin tedavi seçiminde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Kanserin karmaşık yapısını metro ağlarına benzeten Petekkaya, hastalığın gelişiminde çok sayıda etkenin birlikte rol oynadığını belirtti.

Petekkaya, tedavi sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Kanserde, tıpkı metro ağları gibi karmaşık yapılar ve çok sayıda etken iç içe geçmiş durumdadır. Meme kanserinde tümörün biyolojik özelliklerini ve tedaviye yön verebilecek genetik mutasyonları belirlemek amacıyla patolojik incelemelerin yanı sıra; gerekli durumlarda kan örnekleri üzerinden moleküler testler de yapılabilmektedir.”

Genetik analizler ve hedefe yönelik tedaviler öne çıkıyor

Prof. Dr. İbrahim Petekkaya, meme kanseri tedavisinde kemoterapinin yanı sıra tümörün özelliklerine göre farklı sistemik tedavi yöntemlerinin kullanılabildiğini söyledi.

Petekkaya, hedefe yönelik ilaçların ve moleküler analizlerin tedavi planlamasındaki rolünü şöyle açıkladı:

“Kanser tedavisinde kemoterapinin yanı sıra; tümörün özelliklerine göre hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve diğer sistemik tedaviler kullanılmaktadır. Her tümörün biyolojik özellikleri farklılık gösterebilir. DNA ve RNA analizleriyle elde edilen bulgular doğrultusunda, hastaya en uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.”

Bu yaklaşımın temelinde, her hastanın tümör özelliklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve tedavinin elde edilen bulgulara göre şekillendirilmesi bulunuyor.

Düzenli kontroller ve toplumsal farkındalık vurgusu

Egepol Hastanelerinin İzmir genelinde gerçekleştirdiği seminerler dizisinde, meme kanserine karşı farkındalığın yalnızca sağlık kuruluşlarıyla sınırlı kalmaması gerektiği mesajı öne çıktı.

Eğitim kurumları ve iş yerlerinde düzenlenen etkinliklerle çalışanların meme kanserinin erken tanısı, düzenli sağlık kontrolleri ve güncel tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirilmesi amaçlandı.

Egepol Hastaneleri, seminerler aracılığıyla meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerken kadınların sağlık konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedefledi.