İlk Eğitim İzleme Raporu’nu 2008’de yayımlayan Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Eğitim İzleme Raporu 2022’yi kamuoyuna duyurdu.

2021-22 eğitim-öğretim yılında hangi gelişmeler öne çıktı?

Raporda, COVID-19 salgınının ardından okulların tüm yıl boyunca ilk kez açık kaldığı 2021-22 eğitim-öğretim yılında yaşanan gelişmeler, Okulöncesi Eğitim, Mesleki ve Teknik Eğitim, Öğretmen Politikaları, Eğitime Erişimi için Özel Önlem Gereken Çocuklar ve Krizler Çağında Eğitim başlıkları altında değerlendiriliyor.

Yıldırım Kaya; MEB Öğrenci ve Öğretmen Eğitimini Hayrat Vakfına Bıraktı Yıldırım Kaya; MEB Öğrenci ve Öğretmen Eğitimini Hayrat Vakfına Bıraktı

 Eğitim İzleme Raporu 2022, 23 Kasım 2022, Çarşamba günü Minerva Han’da düzenlenen etkinlikle kamuoyuna sunuldu. Etkinlik, ERG Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Yıldırım ile ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık’ın konuşmalarıyla başladı. Yıldırım konuşmasında “Raporun eğitim alanında nitelikli, iyimser, bilimsel ve şeffaf tartışmalara, işbirliklerine vesile olmasını diliyorum” dedi. Nitelikli eğitime ilişkin tartışmaların, eğitimin tüm paydaşlarının katılımıyla daha etkili kılınabileceğinin altını çizen Arık, raporun yazarları ile raporlara katkıda bulunan, geribildirim veren ve yayına hazırlayanlara teşekkür etti. Ardından, raporun yazarlarından Politika Analisti Özgenur Korlu, Araştırmacı Kayıhan Kesbiç ve Araştırma Asistanı Ezgi Tunca rapordan öne çıkan bulguları sundular.

Bu yılki raporda, kamuoyuna açık birçok veri ve bilgi kaynağının yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) paylaşımları da analiz edilerek Bakanlık’ın paylaştığı haberler arasında en sık yer alan konular belirlendi. Buna göre yıl boyunca hakkında en çok paylaşım yapılan üç  konu sırasıyla MEB ile ilgili paylaşımlar, mesleki ve teknik eğitim ve öğretmen politikalarıdır. Raporda, bu yılın öne çıkan olaylarının ise MEB’de bakan değişikliği, Batı Karadeniz’deki sel felaketi, 20. Millî Eğitim Şûrası ve Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun yasalaşması olduğu belirtiliyor.

Raporda yer alan verilere göre okulöncesi eğitim ve ortaöğretim net okullulaşma oranlarında artış görüldü ve özel eğitim hizmetlerinden daha fazla çocuk yararlanmaya başladı, artış hızı yavaşlamasına karşın geçici koruma altındaki çocukların okullulaşma oranları yükselme eğilimini sürdürdü. Raporda, bu sayısal artışın eğitimin niteliğini, çocukların ve öğretmenlerin iyi olma hâllerini ve eğitim sisteminin krizler karşısındaki dayanıklılığını geliştirecek çabalarla desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor, bu alanlardaki gelişmelerin izlenebilmesi için daha kapsamlı ve ayrıştırılmış veri ve bilgi paylaşılması ihtiyacının sürdüğü belirtiliyor.

Üst politika belgelerinde öncelik verilen alanların başında gelen mesleki ve teknik eğitimle (MTE) ilgili raporda yer alan bazı bulgular şöyle: Ortaöğretimdeki öğrencilerin %31,7’si resmi mesleki ve teknik eğitim kurumlarına devam ederken %2,8’i özel mesleki ve teknik eğitim kurumlarında. 2021-22’de ortaöğretimdeki öğrencilerin %34,5’i resmi ve özel mesleki ve teknik eğitim kurumlarında öğrenim görüyor. Bir önceki yılla kıyaslandığında, mesleki ve teknik eğitim kurumlarındaki öğrencilerin oranı 1,7 yüzde puan arttı. Mesleki Eğitim Merkezlerindeki (MEM) öğrenci sayısı 1 yılda 2,5 katına ulaştı; önceki yıl 159 bin 773 olan öğrenci sayısı 2021-22’de

400 bin 437'ye yükseldi. MEM’lerdeki öğrencilerin %46’sı 18 yaş ve altındadır. MTE’deki öğrencilerin kurumlara göre dağılımına bakıldığında da neredeyse her dört öğrenciden birinin MEM’e kayıtlı olduğu görülüyor. Raporda, çocuk hakları ve çocuğun iyi olma hâline ilişkin ölçüt ve gereksinimlerin tüm eğitim kurumlarında sağlanması; ayrıca, bu programların başarısı değerlendirilirken istihdam oranlarının ötesine geçerek çocukların farklı gelişim ve hak alanlarıyla bağlantılı ölçütlere de başvurulması gerektiği vurgulanıyor. Ekim 2021’de tamamlanan Mesleki Eğitimde 1.000 Okul Projesi’ne de değinilen raporda, MEB’in MTE’de başarı ve imkân farklarını azaltılmasına yönelik çalışmalarının önemli olduğu belirtiliyor.

Raporda, iklim ve biyolojik çeşitlilik krizleri, artan gıda fiyatları, yüksek enflasyon oranları, hanelerin gelir ve geçim kaynağı kaybı, sosyal hizmetler ve çocuk koruma hizmetleri ve bunlara ayrılan kaynaklar üzerindeki baskı sebebiyle çocukların eğitim dışına itilmesi riskinin arttığı ifade ediliyor. Eğitim sisteminin krizler karşısındaki önleyici ve onarıcı rollerinin güçlendirilmesi için bir an önce harekete geçmenin önemi vurgulanıyor.. Raporda, Türkiye’de bu kapsamda yürütülen çalışmalar arasında, 6, 7 ve 8. Sınıflarda “çevre eğitimi ve iklim değişikliği” dersinin seçmeli olarak uygulanmaya başlanması, Çevre Dostu 1.000 Okul Projesi, Sıfır Atık Eğitim Programı ve MEB’in iklim değişikliğine yönelik yol haritasını ortaya koyan İklim Değişikliği Eylem Planı’na değiniliyor. İklim ve biyolojik çeşitlilik krizi başta olmak üzere krizlere yönelik çalışmaların eğitim sistemlerinde son yıllarda önem kazanmasının olumlu olduğu belirtiliyor.

Kademelere göre öğretmen sayılarının resmi ve özel kurumlarda genel olarak arttığı ve oransal olarak en büyük artışın okulöncesi eğitimde gerçekleştiği raporda öne çıkan bulgular arasında yer alıyor. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nuyla ilgili değerlendirmelere yer verilen raporda, “öğretmenlerin yetiştirilmesi, nitelikleri, görev ve yetkileri, hak ve yükümlülükleri, atanmaları, emeklilikleri, maaşları, çalışma koşulları, iyi olma hâlleri, mesleki güçlenme ve meslek etiği” gibi alanlarda ek düzenleme ve tamamlayıcı çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor; öğretmenlerin hakları ve iyi olma hallerinin nitelikli eğitim hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulanıyor.

Raporda, okullulaşma oranlarındaki olumlu gelişmelere karşın, 2021-22’de zorunlu eğitim kapsamındaki (6-17 yaş grubu) yaklaşık 570 bin 293 çocuğun eğitim dışında olduğu; bu çocukların ne kadarının mülteci olduğu, kırsalda yaşadığı, özel eğitim desteğine ihtiyaç duyduğu veya çalıştığı için eğitimden ayrıldığı bilgisine mevcut verilerle ulaşılamadığı belirtiliyor. Rapora göre özellikle bölgesel farklılıklar, sosyoekonomik durumun eğitime etkileri, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefleyen projelerin durdurulması ve kutuplaşma, kamusal eğitimi eşitlik, adalet ve kapsayıcılık ilkeleri bakımından olumsuz etkiliyor. Tüm çocukların eğitime erişimlerinin sağlanması için eğitim hakkı odağında dayanışmanın, eğitim paydaşlarının birlikte çalışmalarının ve politika süreçlerine katılımlarının eşsiz önemde olduğu da raporda vurgulanıyor.

●   Eğitim İzleme Raporu 2022’ye ve yönetici özetine ulaşmak için buraya tıklayın.

●   Eğitim İzleme Raporu 2022 sunumuna ulaşmak için buraya tıklayın.

●   ERG’nin geçmiş Eğitim İzleme Raporlarına ulaşmak için buraya tıklayın.

Eğitim Reformu Girişimi (ERG), çocuğun ve toplumun gelişimi için eğitimde yapısal dönüşüme nitelikli veri, yapıcı diyalog ve farklı görüşlerden ortak akıl oluşturarak katkı yapan bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir girişimdir. Yapısal dönüşümün ana unsurları, eğitimde karar süreçlerinin veriye dayalı olması, paydaşların katılımıyla gerçekleşmesi, her çocuğun kaliteli eğitime erişiminin güvence altına alınmasıdır.

 ERG çalışmalarını, Eğitim Gözlemevi ve Eğitim Laboratuvarı birimleriyle yürütür, Öğretmen Ağı’nın yürütücülüğünü üstlenir.

 2003 yılında kurulan ERG, Türkiye’nin önde gelen vakıflarının bir arada desteklediği bir girişim olmasıyla Türkiye sivil toplumu için iyi bir örnek oluşturur. ERG, Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Aydın Doğan Vakfı, Borusan Kocabıyık Vakfı, Elginkan Vakfı, ENKA Vakfı, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Kadir Has Vakfı, Mehmet Zorlu Vakfı, MV Holding, Sabancı Üniversitesi, Tekfen Vakfı, Türkiye Vodafone Vakfı, Vehbi Koç Vakfı ve Yapı Merkezi tarafından desteklenmektedir.