Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği iki günlük ziyaretin ardından temaslarına ilişkin açıklama yaptı.
Bölgenin kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Fidan, ziyaretinin ilk gününde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildiğini bildirdi. Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de görüşmeler gerçekleştirdi.
Suriye’nin birlik ve bütünlüğü görüşüldü
Görüşmelerde Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün korunması ile halkın huzur ve refaha kavuşmasına yönelik ortak iradenin teyit edildiğini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Görüşmelerde, Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün korunması, Suriye halkının hak ettiği huzur ve refaha kavuşması yönündeki ortak irademizi bir kez daha teyit ettik.”
Erdoğan’ın Şam ziyareti gündemde
Fidan, temasları sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şam’a gerçekleştirmesi planlanan ziyaretin de ele alındığını açıkladı. Ziyaretin tarihi ve programına ilişkin ise ayrıntı paylaşılmadı.
Türkmenlerle bir araya geldi
Şam’daki programının ikinci gününde Türkmenlerle görüştüğünü belirten Fidan, Türkmenlerin Suriye’nin asli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Türkmenlerin Baas yönetimine karşı yürütülen mücadelede önemli bir rol üstlendiğini savunan Fidan, ülkenin istikrarlı ve müreffeh bir yapıya kavuşmasına da katkı sunduklarını ifade etti.
Tarihî ve kültürel mekânları ziyaret etti
Fidan, Şam’daki temasları kapsamında İbnü’l-Arabi, Mevlana Halid-i Bağdadi ve Selahaddin Eyyubi’nin türbeleri ile Türk Hava Şehitliği ve Süleymaniye Külliyesi’ni ziyaret ettiğini bildirdi.
“Tüm toplumsal kesimleri kucaklayan bir Suriye”
Şam sokaklarının yeniden hareketlenmeye başladığı yönündeki gözlemlerini aktaran Fidan, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Suriye halkının kendi iradesiyle, tüm toplumsal kesimleri kucaklayan, güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir ülke inşa ediyor olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu süreçte Suriye’nin yanında olmayı sürdüreceğiz.”
Fidan’ın açıklamasında “tüm toplumsal kesimleri kucaklayan bir ülke” vurgusu yer alırken, Suriye’deki Kürtlerin, Arap Alevilerinin, Dürzilerin, Hristiyanların ve diğer toplulukların siyasal ve hukuki statülerine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme bulunmadı.




