İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi Yaşlı Hakları Komisyonu, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde yaşlıların ve emeklilerin yaşadığı yoksulluk, barınma, sağlık ve bakım sorunlarına dikkat çekti. Komisyon adına açıklamayı okuyan Mevlüt Kaya, “Yaşlılarımızın insanca yaşama, barınma, sağlık ve bakım hakkı gasp edilemez” diyerek merkezi yönetimi ve yerel yönetimleri sorumluluk almaya çağırdı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Yaşlı Hakları Komisyonu, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, yaşlıların insan onuruna yaraşır koşullarda yaşamasının bir hak olduğunu vurguladı. Basın açıklamasına DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Yakup Ataş ve ilçe yöneticileri de katılarak destek verdi. Açıklamanın açılış konuşmasını yapan İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dosra Şeker ise Mersin'de Belediyelere yönelik operasyonları kınadı.
Komisyon adına Mevlüt Kaya tarafından okunan açıklamada, ömürlerini çalışarak, üreterek, çocuklarını büyüterek ve ülkenin geleceğine emek vererek geçiren milyonlarca yaşlı ve emekli yurttaşın, yaşamlarının bu döneminde huzur ve güven içinde olması gerekirken yoksulluk, geçim sıkıntısı, sağlık sorunları, barınma güçlüğü ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Yıllarca alın teriyle çalışan insanların emeklilik dönemlerinde dinlenmek, sosyal yaşama katılmak, çocukları ve torunlarıyla zaman geçirmek yerine yeniden çalışmak zorunda bırakılmasına tepki gösterilen açıklamada, “Yaşlılık yoksulluk demek değildir. Emeklilik de hayatta kalma mücadelesine dönüşmemelidir” denildi.
Türkiye yaşlanıyor, hakların korunması daha önemli hale geliyor
Açıklamada, Türkiye’de yaşlı nüfusun artmasının sağlık, bakım ve sosyal güvenlik politikalarının güçlendirilmesini zorunlu kıldığı ifade edildi.
Komisyonun aktardığı TÜİK verilerine göre, 65 yaş ve üzerindeki nüfus 2024 yılında 9 milyon 112 bin kişiyi aşarak toplam nüfusun yüzde 10,6’sına ulaştı. Bu veriler üzerinden yaşlıların sorunlarının toplumun küçük bir kesimiyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi.
Yaşlıların karşılaştığı güçlüklerin yaşam hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvenlik hakkı ve insan onuruna yaraşır yaşam hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, konunun temel bir insan hakları meselesi olduğu vurgulandı.
Açıklamada yer verilen Türkiye Yaşlı Profili Araştırması verilerine göre ise 65 yaş ve üzerindeki kişilerin yüzde 78,7’sinin kronik bir hastalığı bulunuyor. Evde bakım desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 16,4 iken, son 12 ay içinde bu desteği alanların oranının yalnızca yüzde 2,5 olduğu aktarıldı.
Komisyon, bu tablonun yaşlı nüfus artarken sağlık, bakım ve sosyal destek hizmetlerinin de aynı ölçüde geliştirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.
“Sağlık ve bakım birer lütuf değildir”
Yaşlı yurttaşların yalnızca hastalandıklarında hastaneye götürülmesinin yeterli olmadığı belirtilen açıklamada; düzenli doktor kontrolü, kronik hastalıkların takibi, ilaçlara erişim, sağlıklı beslenme, kişisel bakım ve gerektiğinde evde bakım hizmetlerinin sosyal devletin sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Mevlüt Kaya’nın okuduğu açıklamada, hastaneden taburcu edilen yaşlıların bakım sürecinin yalnızca ailelerin üzerine bırakılmaması gerektiği vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:
“Yaşlı bir yurttaş hastaneden taburcu edildiğinde ‘Bundan sonra ne olacak?’ sorusunun cevabı yalnızca ailesine bırakılmamalıdır. Özellikle yalnız yaşayan ve ekonomik güçlük içinde bulunan yaşlıların ilaçlarının, kontrollerinin ve bakım ihtiyaçlarının takip edilebileceği etkin bir sosyal destek sistemi oluşturulmalıdır.”
İlacın yaşlılar açısından ertelenebilir bir harcama olmadığına dikkat çekilen açıklamada, emekli geliriyle kira, gıda, elektrik, su, ulaşım ve sağlık giderlerini karşılamaya çalışan insanların temel ihtiyaçları arasında seçim yapmaya zorlanmaması istendi.
“Hiçbir insan ilacını almakla sofrasına ekmek koymak arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır” ifadeleriyle ilaçlara erişimde ekonomik engellerin kaldırılması talep edildi.
“Emeklilik, verilen emeğin ardından insanca yaşayabilme hakkıdır”
Komisyon, açıklamasında kamuoyuna yansıyan bir emeklinin ölümüne de değindi. Emekli protestosu sırasında yaşamına son verdiği belirtilen, daha önce polis olarak görev yapmış yurttaşın ölümünün derin üzüntü yarattığı ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu yurttaşın kamuoyuna yansıyan “Çocuklarım işsiz, torunlarıma harçlık dahi veremiyorum” sözlerinin, emeklilerin ekonomik ve sosyal koşulları üzerine düşünmeyi gerektirdiği belirtildi.
Yıllarca çalışmış ve emek vermiş bir insanın emeklilik döneminde torununa harçlık verebilmenin dahi kaygısını yaşamasının toplumsal bir soruna işaret ettiği vurgulandı.
Komisyon, “Emeklilik yoksulluğa mahkûm edilmek değil, yıllarca verilen emeğin ardından insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabilme hakkıdır” diyerek emeklilerin yaşam koşullarının acilen iyileştirilmesi çağrısında bulundu.
Adana’da bakım, barınma ve yalnızlık sorunları birlikte ele alınmalı
İHD Adana Şubesi Yaşlı Hakları Komisyonu, Adana’da yaşayan yaşlı ve emekli yurttaşların barınma, beslenme, sağlık, ilaçlara erişim, ulaşım, sosyal yaşam, evde bakım ve yalnızlık sorunlarının bir bütün olarak değerlendirilmesini istedi.
Yerel yönetimlere, yaşlıların sosyal yaşama katılabilecekleri alanları çoğaltma; evde bakım, sosyal destek, ulaşım ve dayanışma hizmetlerini geliştirme çağrısı yapıldı.
Bununla birlikte sorumluluğun yalnızca belediyelere ait olmadığı vurgulandı. Merkezi yönetimin de yaşlıların gelir, sağlık, barınma, bakım ve sosyal güvenlik haklarını koruyacak politikalar geliştirmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, “Yaşlılık politikası bir yardım faaliyeti değil, sosyal devletin ve insan haklarının gereğidir” denildi.
Emekli örgütlerine dayanışma ve ortak mücadele çağrısı
Komisyon; emekli derneklerini, emekli sendikalarını, meslek örgütlerini ve demokratik kitle örgütlerini yaşlıların haklarını savunmak için dayanışmaya ve ortak mücadeleye çağırdı.
Yaşlıların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için dile getirilen talepler şöyle sıralandı:
- Yaşlılara insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilecekleri emekli geliri sağlanması.
- İlaçlara ve nitelikli sağlık hizmetlerine ekonomik engellerle karşılaşmadan erişimin güvence altına alınması.
- Hastaneden taburcu edilen ve evde bakıma ihtiyaç duyan yaşlılar için etkin bakım ve takip sistemi oluşturulması.
- Yaşlıların barınma hakkının güvence altına alınması.
- Adana’da yaşlılara yönelik bakım, sosyal destek ve dayanışma hizmetlerinin artırılması; yerel yönetimlerin daha etkin ve yaygın çalışmalar yürütmesi.
- Hiçbir yaşlı yurttaşın yalnızlığa ve sosyal izolasyona terk edilmemesi.
“Yaşlıların haklarını savunmak hepimizin geleceğini savunmaktır”
Yaşlıların toplumun emeğini, deneyimini ve hafızasını taşıdığı vurgulanan açıklamada, bugün onların haklarını savunmanın herkesin geleceğini savunmak anlamına geldiği belirtildi.
Komisyon; yaşlıların hastane koridorlarında yalnız bırakılmadığı, ilaç ile gıda arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı, barınma kaygısı yaşamadığı ve bakıma ihtiyaç duyduğunda kaderine terk edilmediği bir toplum istediklerini ifade etti.
Açıklama şu sözlerle tamamlandı:
“Yaşlılık bir yük değildir! Sağlık haktır! Bakım haktır! İlaca erişim haktır! Barınma haktır! İnsan onuruna yaraşır bir emeklilik haktır!”






