İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalp krizi geçiren ve 2 Ekim’den bu yana hastanede tedavi gören 55 yaşındaki Celal Yıldırım’ın sağlık durumuna dikkat çekerek acil tahliye çağrısında bulundu. İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker, Yıldırım’ın yeniden cezaevine gönderilmesinin yaşamını tehlikeye atabileceğini belirterek, “Celal Yıldırım’ın sürekli ve kesintisiz tedaviye erişebilmesi için infazının ertelenmesi ve tahliye edilmesi gerekmektedir” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, ağır hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi ve yaşam hakkına ilişkin sorunları gündeme taşımak amacıyla şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, cezaevinde kalp krizi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan 55 yaşındaki Celal Yıldırım’ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtilerek yetkililere acil müdahale çağrısı yapıldı.
İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker tarafından okunan basın açıklamasına, DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Av. Yakup Ataş, DEM Parti ilçe yöneticileri ve İHD üyeleri katıldı.
Şeker, Celal Yıldırım’ın yaşadığı sağlık sorunlarının yalnızca bireysel bir durum olmadığını, cezaevlerinde bulunan ağır hasta mahpusların yaşam hakkı ve sağlık hizmetlerine erişimi bakımından ciddi bir insan hakları sorunu oluşturduğunu vurguladı.
Kalp krizi geçirdi, iki kalp damarı açıldı
İHD’nin hasta mahpus listesinde bulunan Celal Yıldırım’ın, tutulduğu Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda rahatsızlanmasının ardından 2 Ekim 2026 tarihinde Hilvan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığını aktaran Şeker, yapılan tetkiklerde Yıldırım’ın kalp krizi geçirdiğinin belirlendiğini söyledi.
Yıldırım’ın daha sonra Urfa Eyyübiye Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini belirten Şeker, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine anjiyo işlemi gerçekleştirildiğini ve iki kalp damarının açıldığını ifade etti.
Anjiyonun ardından yoğun bakımda gözlem altına alınan Yıldırım’ın, 2 Ekim 2026 tarihinden bu yana hastanede tutulduğu bildirildi.
“Cezaevine geri gönderilmesi yaşamını tehdit edebilir”
İHD Adana Şube Başkanı Şeker, İHD Urfa Şubesi’nin olayın öğrenilmesinin hemen ardından Yıldırım’ın ailesi ve avukatıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini, hastaneye giderek sağlık durumuna ilişkin bilgi almaya çalıştığını belirtti.
Aile bireyleri ve avukatının aktardığı bilgilere göre Yıldırım’ın enfeksiyon riski bulunduğunu ifade eden Şeker, kalp rahatsızlığının yanı sıra diyabet, yüksek tansiyon ve fıtık hastalıklarının da bulunduğunu açıkladı.
Şeker, Yıldırım’ın mevcut hastalıkları ve geçirdiği kalp krizi dikkate alındığında yeniden cezaevine gönderilmesinin ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine dikkat çekti.
Denetimli serbestlik talebi “iyi hâl” gerekçesiyle reddedildi
Basın açıklamasında Celal Yıldırım’ın infaz sürecine ilişkin önemli bir ayrıntı da kamuoyuyla paylaşıldı.
İHD’nin aile ve avukatından edindiği bilgilere göre, Yıldırım’ın Nisan 2026 tarihinde denetimli serbestlikten yararlanma koşulları oluşmasına rağmen, “iyi hâlli” olmadığı gerekçesiyle bu haktan yararlandırılmadığı belirtildi.
Kalp krizinin ardından avukatının yeniden hukuki girişimlerde bulunduğunu aktaran Şeker, Yıldırım’ın hayati riskinin yüksek düzeyde devam ettiği gerekçesiyle infazının ertelenmesi ve tahliye edilmesinin resmî olarak talep edildiğini söyledi.
Bu talebin kabul edilmemesi durumunda ise Yıldırım’ın denetimli serbestlik hükümlerinden yararlandırılmasının istendiği ifade edildi.
“Mahpusların yaşamını ve sağlığını korumak devletin sorumluluğudur”
İHD Adana Şubesi, cezaevlerinde bulunan kişilerin yaşam hakkının ve sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu hatırlattı.
Av. Yasemin Dora Şeker, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:
“Hapishanelerde mahpusların insan onuruna yaraşır bir şekilde tutulmaları ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin kısıtlanmaması ile başta yaşam hakkı olmak üzere haklarının güvence altına alınması devletin sorumluluğundadır. Celal Yıldırım’ın hapishanede kalp krizi geçirmesi ve daha birçok hastalığı dikkate alındığında hapishanede tutulması yaşam hakkı başta olmak üzere çoklu ihlallere sebep olabilecektir.”
Şeker, Yıldırım’ın tedavisinin kesintiye uğramaması gerektiğini vurgulayarak öncelikle hastanedeki tedavisinin sürdürülmesini, ardından infazının ertelenerek tahliyesinin sağlanmasını istedi.
İHD: Hasta mahpusların tahliyesinin hukuki dayanakları var
Basın açıklamasında hasta mahpusların infazlarının ertelenmesine ilişkin ulusal ve uluslararası hukuk düzenlemelerine de dikkat çekildi.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. maddesi uyarınca ağır hastalık veya engellilik durumlarında belirli koşullarla ceza infazının ertelenebileceği hatırlatıldı.
Anayasa’nın 17. maddesinin herkesin yaşam hakkını ve insan onuruyla bağdaşır muamele görme hakkını güvence altına aldığı belirtilerek devletin gözetimi altındaki mahpusların yaşamını ve sağlığını korumakla yükümlü olduğu vurgulandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına da değinilen açıklamada, ağır hasta mahpusların uygun olmayan cezaevi koşullarında tutulmaya devam edilmesinin ve yeterli sağlık hizmetine erişimlerinin sağlanmamasının, somut koşullara göre Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi ile işkence ve insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağını düzenleyen 3. maddesi kapsamında ihlal oluşturabileceği ifade edildi.
“Celal Yıldırım’ın yaşam hakkı korunmalıdır”
İHD Adana Şubesi, Yıldırım’ın sağlık durumunun yalnızca mevcut tedavi süreciyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini, hastalıklarının niteliği ve tekrar cezaevine gönderilmesinin yaratabileceği risklerin de dikkate alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Şeker, Yıldırım’ın cezaevinde tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkı başta olmak üzere birçok temel hakkın ihlaline yol açabileceği uyarısında bulundu.
Hasta mahpusların sağlık hizmetlerine kesintisiz erişiminin sağlanması gerektiğini vurgulayan Şeker, ağır hastalık durumlarında infazın ertelenmesi ve tahliye mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesini istedi.
Adalet Bakanlığına çağrı: “Hasta mahpuslar için sorumluluk alın”
İHD Adana Şubesi, Celal Yıldırım’ın sağlık durumunu yakından takip ettiklerini ve gerekli hukuki girişimlerde bulunduklarını duyurdu.
Açıklamanın sonunda başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunan İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker, şu ifadeleri kullandı:
“İnsan Hakları Derneği olarak süreci yakından takip ediyor ve gerekli girişimlerde bulunduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumları ivedilikle Celal Yıldırım ve bütün hasta mahpusların serbest bırakılması için sorumluluk almaya çağırıyoruz.”
Basın açıklaması, hasta mahpusların yaşam hakkının korunması ve özgürlüklerine kavuşması talebinin dile getirildiği şu sözlerle sona erdi:
“Celal Yıldırım’a özgürlük! Hasta mahpuslara özgürlük!”






