KHK ihraçlarının 10. yılında Türkiye’de siyasetçilerden gazetecilere, avukatlardan öğrencilere kadar onlarca isim yüzlerce, binlerce gündür cezaevinde. Uzayan tutukluluklar, hukuk devleti ve demokrasi krizini derinleştiriyor.

Türkiye’de KHK ihraçlarının üzerinden 10 yıl geçerken, siyasetçilerden gazetecilere, avukatlardan öğrencilere kadar onlarca isim yüzlerce, hatta binlerce gündür cezaevinde. Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Oya Tekin’in de aralarında bulunduğu uzun tutukluluklar, hukuk devleti ve demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Türkiye’de Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) başlayan hukuk dışı uygulamaların etkileri aradan geçen 10 yıla rağmen sürüyor. On binlerce kişi hiçbir yargı kararı olmaksızın kamu görevinden ihraç edilirken, bugün gelinen noktada uzun tutukluluk süreleri, siyasi yargılamalar, gözaltılar ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar ülkenin temel insan hakları sorunları arasında yer alıyor.

Siyaset, medya, sanat ve akademi alanında çok sayıda isim, yargılama yapılmaksızın fiili cezaya dönüşen tutukluluklarla özgürlüklerinden mahrum bırakılmış durumda.

Binlerce Günü Bulan Tutukluluklar

Türkiye’deki en çarpıcı örneklerin başında, yıllara yayılan tutukluluk süreleri geliyor.

  • Selahattin Demirtaş: 3386 gündür hapiste

  • Figen Yüksekdağ: 3385 gündür hapiste

  • Osman Kavala: 3026 gündür hapiste

  • Av. Selçuk Kozağaçlı: 3011 gündür hapiste

Gezi Davası kapsamında yargılanan isimler de uzun süredir cezaevinde:

  • Can Atalay (Hatay Milletvekili): 1392 gün

  • Tayfun Kahraman: 1392 gün

  • Mine Özerden: 1392 gün

  • Çiğdem Mater: 1392 gün

Yerel Yöneticiler, Siyasetçiler ve Avukatlar

Yerel yönetimler ve muhalefet siyaseti de yargı baskısının merkezinde:

  • Ekrem İmamoğlu: 329 gündür hapiste

  • Mehmet Murat Çalık: 329 gün

  • Resul Emrah Şahan: 329 gün

  • Av. Mehmet Pehlivan: 237 gün

  • Tunç Soyer: 231 gün

  • Muhittin Böcek: 221 gün

  • Rıza Akpolat: 391 gün

  • Hasan Akgün: 253 gün

  • Oya Tekin: 253 gün

  • Utku Caner Çaykara: 253 gün

  • Kadir Aydar: 253 gün

  • Aykut Erdoğdu: 253 gün

  • Hakan Bahçetepe: 253 gün

  • İnan Güney: 177 gün

  • Hasan Mutlu: 148 gün

  • Alaattin Köseler: 345 gün

  • Av. Atilla Özen: 148 gün

Aile Üyelerine Uzanan Yargı Süreçleri

Yargılamaların yalnızca siyasetçilerle sınırlı kalmaması, “cezaların şahsiliği” ilkesinin ihlali tartışmalarını da beraberinde getiriyor:

  • Dilek İmamoğlu’nun abisi: 287 gün

  • Dilek İmamoğlu’nun kardeşi: 5 gün

  • Rıza Akpolat’ın kayınbiraderi: 218 gün

  • Rıza Akpolat’ın bacanağı: 218 gün

Medya, Sanat ve İfade Özgürlüğü Baskı Altında

Basın ve sanat alanındaki uygulamalar da dikkat çekici boyutlara ulaştı:

Öğrenciler ve Sosyal Medya Paylaşımları

Gençler ve öğrenciler de yargı baskısından muaf değil:

  • İzmir’de 19 Mart eylemlerine katıldıkları için, olaydan 7 ay sonra şafak operasyonuyla gözaltına alınan 4 üniversite öğrencisi: 59 gündür hapiste

  • Sosyal medya paylaşımları “Cumhurbaşkanına hakaret” sayılan Tıp Fakültesi öğrencisi Cemal Mert Saraçoğlu: 40 gündür hapiste

“Tutukluluk Cezaya Dönüştü”

Hukukçulara ve insan hakları savunucularına göre, Türkiye’de tutukluluk artık istisna olmaktan çıkmış durumda. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, hukuk devleti ilkesini fiilen askıya alan bir tablo yaratıyor.

KHK’larla ihraç edilenlerin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen hak iadesi sağlanmazken; cezaevlerinde tutulan siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler ve sanatçılar, Türkiye’de demokrasi, adalet ve temel haklar krizinin derinleştiğini gözler önüne seriyor.

Muhabir: Güven BOĞA