Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye’den gelen emek ve demokrasi güçleri, İncirlik Üssü’ne yürüyerek ABD ve NATO karşıtı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde sık sık “emperyalizme hayır” sloganları atılırken, Türkiye’deki yabancı askeri üslerin kapatılması talebi öne çıktı.
Dört ilden ortak yürüyüş
Adana başta olmak üzere Mersin, Hatay ve Osmaniye’den çok sayıda sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi, İncirlik Üssü önünde bir araya geldi. Yürüyüş boyunca ABD ve NATO karşıtı sloganlar atan kitle, Türkiye’nin emperyalist politikaların bir parçası haline getirildiğini savundu.
Eylem, bölgedeki emek ve demokrasi platformlarının ortak çağrısıyla gerçekleştirildi. Katılımcılar, Türkiye’de bulunan yabancı askeri üslerin kapatılmasını ve NATO üyeliğinin sonlandırılmasını talep etti.
Ortak açıklamayı Münir Korkmaz okudu
Adana Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak basın metnini Münir Korkmaz okudu. Açıklamanın ardından Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına DİSK Genel-İş Çukurova Bölge Başkanı Kemal Göksoy söz aldı.
Daha sonra DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan ve gazeteci İbrahim Varlı da birer konuşma yaptı. Konuşmalarda ortak vurgu, Türkiye’nin NATO politikaları üzerinden bir savaşın parçası haline getirildiği yönünde oldu.
“NATO emperyalist bir savaş örgütüdür”
Yapılan açıklamalarda, NATO’nun kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte “sosyalizme ve halk hareketlerine karşı bir savaş aygıtı” olarak faaliyet yürüttüğü savunuldu.
Metinde, NATO’nun yalnızca askeri bir ittifak olmadığı, aynı zamanda küresel ölçekte siyasi müdahaleler gerçekleştiren bir yapı olduğu ifade edilerek şu görüşlere yer verildi:
- NATO’nun tarihinin darbeler, işgaller ve iç savaşlarla dolu olduğu,
- Türkiye’de yaşanan 6-7 Eylül Pogromu, 1 Mayıs 1977, Maraş ve Çorum katliamları ile 12 Eylül Darbesi gibi olaylarda NATO bağlantılı yapıların rol oynadığı iddiası,
- Türkiye’nin NATO üyeliğinin, yerli sermaye sınıfının emperyalist sistemle bütünleşme tercihi olduğu değerlendirmesi.
İncirlik ve nükleer silah iddiası
Açıklamada, İncirlik Üssü’nün stratejik rolüne dikkat çekilerek burada nükleer silahların bulunduğuna dair iddialar da gündeme getirildi. Olası bir savaş durumunda Adana ve çevre illerin ciddi risk altında olacağı belirtildi.

Ayrıca son dönemde Türkiye’de yeni NATO yapılanmalarının planlandığına işaret edilerek şu gelişmeler hatırlatıldı:
- Adana’da NATO kolordusu kurulacağına ilişkin açıklamalar,
- İstanbul Beykoz’da NATO Deniz Unsur Komutanlığı planı,
- Malatya ve İncirlik’e Patriot füze sistemlerinin yerleştirilmesi.
Bu adımların, bölgedeki gerilimle bağlantılı olduğu ve Türkiye’nin doğrudan savaş politikalarının içine çekildiği savunuldu.
“Türkiye savaşın parçası haline getiriliyor”
Konuşmalarda, özellikle Orta Doğu’da süren çatışmalara dikkat çekilerek Türkiye’nin ABD ve müttefikleriyle birlikte hareket etmesinin ülkeyi doğrudan hedef haline getirdiği ifade edildi.
Açıklamada, “Türkiye’nin toprakları ve askeri altyapısı emperyalist-Siyonist ittifakın kullanımına sunulamaz” denilerek, dış politikada bağımsızlık vurgusu yapıldı.
Ekonomik yük ve yoksulluk vurgusu
Eylemde yalnızca askeri değil, ekonomik sonuçlara da dikkat çekildi. Emperyalist savaş politikalarının bedelini işçi sınıfının ödediği belirtilerek şu değerlendirmeler yapıldı:
- Artan enflasyon ve hayat pahalılığı,
- Akaryakıt ve gıda zamları,
- Düşük ücret politikaları,
- Yoksullaşma ve işsizlik.
Açıklamada, savaşlardan yalnızca silah ve enerji tekellerinin kazanç sağladığı, halkların ise yoksullaştığı ifade edildi.

NATO zirvesi ve siyasi mesajlar
Metinde ayrıca Türkiye’de yapılması planlanan NATO zirvesine de değinildi. Siyasi iktidarın dış politika tercihleri eleştirilerek, ülkenin uluslararası güç dengeleri içinde “ileri karakol” haline getirildiği savunuldu.
Açıklamada, gerçek güvenliğin NATO gibi askeri ittifaklara bağlılıkta değil, bağımsız ve halktan yana bir politikada olduğu vurgulandı.

Ortak talep: “Üsler kapatılsın, NATO’dan çıkılsın”
Eylem ve yapılan konuşmalar, ortak talepler etrafında son buldu. Katılımcılar şu çağrıyı yineledi:
- Türkiye NATO’dan çıkmalı,
- ABD ve NATO üsleri kapatılmalı,
- Ülke toprakları bölgesel savaş politikalarının parçası olmaktan çıkarılmalı.
İncirlik Üssü önünde gerçekleştirilen eylem, bölgedeki emek ve demokrasi güçlerinin savaş karşıtı ve anti-emperyalist tutumunu bir kez daha ortaya koydu.





