İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi "20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü" nedeniyle basın açıklaması yayımladı.

İrfan Kaplan, “Çocuk Haksızlığı” gerçeğine dikkat çekti İrfan Kaplan, “Çocuk Haksızlığı” gerçeğine dikkat çekti

Açıklamda şu ifadelre yer verildi; Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda, tüm imzacı devletler tarafından  20 Kasım 1989 tarihinde oybirliği ile kabul edilmiştir.
         
Sözleşmenin önemi gereği farkındalık yaratmak, etkin olarak hayata geçirilmesini sağlamak amacı ile 20 Kasım DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ olarak ilan edilmiştir.
           
Türkiye sözleşmeyi, 9.12.1994 tarihinde onaylamış ve Sözleşme 27.01.1995 tarihinde ülkemizde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesine  göre kanun olarak yürürlüğe girmiştir.
           
Sözleşme bu güne kadar çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarını güvence altına alan en eksiksiz uluslararası belgedir. Tüm Dünya Çocuklarının insan hakları yasasıdır.
           
Çocuk hakları ile ilgili tüm düzenlemeler sözleşmede:

18 yaşına kadar her birey çocuktur.

Tüm çocuklar doğuştan ve eşit olarak, hiçbir ayrımcılığa tabi olmaksızın sözleşmedeki haklardan yararlanır.  Ayrımcılık yasağı ÇHS madde.2Çocuğun yüksek yararına öncelik tanınacaktır.

Yasama, yürütme , yargı organları , yönetsel makamalar tüm kurum ve kuruluşlar, sosyal yardım kuruluşları , aile çocukla ilgili yapılacak her faliyette, alınacak her kararda  ‘çocuğun yüksek yararına öncelik’ verilecektir. (ÇHS madde:3)

Çocukların kendilerini ilgilendiren her konuda, yaşları ve gelişimlerine uygun olarak bilgilenme, kendi görüşlerini ifade etme , katılım hakları vardır. Sözleşme genelindeki tüm haklar  bu temel ilkeleri doğrultusunda düzenlenmiştir.

Fiziksel, zihinsel, bedensel ,ruhsal, ahlaki gelişimi sağlığı tehkikede olan, kendisine karşı suç işlenen veya yasaları ihlal ettiği  edilen, istismar ve ihmal edilen tüm çocukların sözleşmedeki hakları çerçevesinde korunmaları gerekmektedir.

Ancak, çocuğun  ‘ Yüksek yararına öncelik verilmesi temel ilkesinin uygulanmasında ve yasal düzenlemelerin yapılmasında, sözleşmedeki tüm haklar çerçevesinde bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu özellikle belirtmek isteriz. Çocuğun yüksek yararının gözetilmemesi çocukların yaşamında telafisi mümkün olmayan olumsuz durumlara ve hak ihlalllerine sebep olmaktadır. Bu konuda toplumun tüm kesimlerini  duyarlı olmaya davet ediyoruz. Çocuk hakları kültürünün oluşmasında, ve çocuk haklarının etkin biçimde tanınması, korunması ve hayata geçirilmesinde çok önemli olduğuna inanıyoruz.
           
Istanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak, Ülkemiz ve tüm dünya çocukları için haklarının tanındığı ve her türlü tehlikeden korundukları  ‘çocukluk dönemini yaşamaları‘ en öncelikli haklarıdır’ diyoruz;  ilgilileri bu konuda sorumluluk ve duyarlılığa davet ediyoruz.