Yaklaşık 70 bin avukatın kayıtlı olduğu İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu, Haliç Kongre Merkezi’nde başladı. Başkan adaylarının konuşmalarıyla devam eden genel kurulun ilk gününde, salonda queer bayrağı açılmasının ardından saldırı yaşandı.
Bağımsız Avukatlar Grubu’nun başkan adayı Avukat Arife Gökkaya Dinç’in konuşmasını tamamlayıp kürsüden indiği sırada, sandalyelerin bulunduğu bölümde queer bayrağı açıldı. Bayrağın açılmasına tepki gösteren bir grup, slogan atarak bayrak açanlara saldırdı.

Genel kurula 15 dakika ara verildi
Saldırının ardından Divan Başkanı Avukat Mert-Er Karagülle, saldıranların Ankara Barosu üyesi beş kişi olduğunu açıkladı. Değişim İçin Avukatlar Grubu salonu terk ederken genel kurula 15 dakika ara verildi.
Cumhuriyetçi Güç Birliği İttifakı’nın başkan adayı Prof. Dr. Ümit Kocasakal da kürsüdeki konuşması sırasında salondaki bazı katılımcılar tarafından yuhalandı.
Yaklaşık 7 bin avukatın katılımıyla başladı
Genel kurul, yaklaşık yüzde 10’luk toplantı yeter sayısına ulaşılmasının ardından açıldı. Yaklaşık 7 bin avukatın katıldığı toplantıda önce Divan Kurulu seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından görüşmelere geçildi.
Divan Başkanı Karagülle, açılış konuşmasında basına yönelik baskılara da değindi. Gazetecilerin baskı ve endişe altında çalışmasının toplumun haber alma hakkına zarar verdiğini vurguladı.
Kaboğlu: Barolar ve avukatlar özgür değilse savunma çöker
Genel kurulda konuşan mevcut İstanbul Barosu Başkanı ve Değişim İçin Avukatlar Grubu’nun başkan adayı Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, savunmanın bağımsızlığına ve avukatların ekonomik sorunlarına dikkat çekti.

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında görevlendirilen avukatlara ödenen ücretlerin yetersiz olduğunu belirten Kaboğlu, bu görevlendirmelerin angaryaya dönüştüğünü söyledi. Ücretlerin düzenlenmesi için dava açtıklarını hatırlatan Kaboğlu, Türkiye’de ödenen tutarın Hollanda’da sekiz, Almanya’da altı, Fransa’da ise üç katının ödendiğini ifade etti.
Kaboğlu, tutukluluk ve yargılama aşamaları için ek ödeme yapılması ve ücretlerin zamanında ödenmesi yönündeki çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Türkiye’nin Anayasa ile kurulduğunu ve varlığını Anayasa ile sürdürebileceğini vurgulayan Kaboğlu, 2017’deki anayasa değişikliklerini eleştirdi. Anayasa’nın özgürlüklere ilişkin demokratik hükümlerinin yürürlükte olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Barolar, bağımsız avukatlar özgür değilse savunma çöker. İyi avukatlar iyi hâkimler yaratır.”
Genç avukatlar için sosyal devlet olanakları talebi
İstanbul Barosu’nun 150. yılına yaklaştığını belirten Kaboğlu, savunma görevini yerine getirdiği için hiçbir avukatın ve baro yöneticisinin yargılanmaması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin, Avrupa Konseyi’nin avukatlık mesleğinin korunmasına ilişkin sözleşmesini onaylaması çağrısında bulundu.
CMK ücretlerinin en az Avrupa standartlarına çıkarılmasını isteyen Kaboğlu, stajyer avukatlar ile mesleğinin ilk beş yılındaki avukatların sosyal devlet olanaklarından yararlandırılması gerektiğini vurguladı. Adil yargılanmaya ilişkin kapsamlı bir yasal düzenlemenin de acilen yapılmasını istedi.
Bu taleplerin İstanbul Barosu’nun ortak gündemi olduğunu ifade eden Kaboğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bu hepimizin ortak sorumluluğudur. İnsan haklarına dayanan laik ve demokratik Cumhuriyet için fikir, dayanışma ve eylem.”
Başkanlık seçimi 25 Ekim’de
24–25 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen genel kurulun ilk günü, raporların görüşülmesi ve adayların konuşmalarına ayrıldı. Yeni başkan ve baro organlarının belirleneceği seçimler ise 25 Ekim Pazar günü yapılacak. İstanbul Barosu, genel kurul ve seçimlerin Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirileceğini duyurdu. İstanbul Barosu
Başkanlık için dokuz adayın yarışacağı seçimler, avukatların ekonomik sorunları, savunmanın bağımsızlığı ve adalete erişim tartışmaları eşliğinde gerçekleştiriliyor.





