İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, basın açıklamasında Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimi değerlendirdi. Tartışmanın yalnızca kaç çocuğun doğduğu üzerinden yürütülemeyeceğini belirten Ofluoğlu, gençlerin aile kurarken karşılaştığı koşulların da ele alınması gerektiğini söyledi.
“Nüfus meselesi aslında bir güven meselesidir” diyen Ofluoğlu, çocuk sahibi olmayı düşünen gençlerin bir çocuğu nasıl bir evde ve ülkede büyüteceklerini; eğitim, güvenlik ve gelecek imkânlarını birlikte değerlendirdiğini ifade etti. Bu nedenle önce “Neden daha fazla çocuk doğmuyor?” sorusunun değil, insanların aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı neden ertelediğinin sorulması gerektiğini savundu.
“Mesele çocuk istememek değil”
Ofluoğlu’na göre düşük doğum sayılarının arkasında yalnızca kişisel tercihler bulunmuyor. Gençlerin düzenli gelir elde etmekte, konuta erişmekte ve çocuk bakım giderlerini karşılamakta zorlandığını belirten Ofluoğlu, “Mesele çocuk istememek değil. Mesele insanların aile kurabilecekleri, çocuklarını güven içinde büyütebilecekleri ve gelecekten umut duyabilecekleri şartların kendilerine sunulmadığına inanmaları” dedi.
Ailelerin bugünkü gelirleri kadar çocuklarının ileride kreşe, okula ve üniversiteye erişimini de düşündüğünü söyleyen Ofluoğlu, bazı ailelerin ikinci çocuk kararını mevcut imkânlarını ilk çocuklarının geleceğine ayırabilmek için ertelediğini dile getirdi.
Doğum, evlilik ve boşanma verilerini karşılaştırdı
Açıklamasında geçmiş yıllarla güncel verileri karşılaştıran Ofluoğlu, toplam doğurganlık hızının 2001’de 2,38 düzeyindeyken 2025’te yaklaşık 1,4’e gerilediğini söyledi. TÜİK’in 2025 verilerinde toplam doğurganlık hızı 1,42, canlı doğan bebek sayısı ise 895 bin 374 olarak yer alıyor. Veri Portalı
Ofluoğlu, 2025’te yaklaşık 552 bin çiftin evlendiğini, 193 bin çiftin boşandığını ve boşanmalardan yaklaşık 190 bin çocuğun etkilendiğini de aktardı. TÜİK verilerindeki kesin sayılar sırasıyla 552 bin 237 evlilik, 193 bin 793 boşanma ve boşanma olaylarından etkilenen 191 bin 371 çocuk. Veri Portalı
Nüfusun yaşlanmasına da değinen Ofluoğlu, mevcut eğilimlerin çalışma çağındaki nüfus ve ülkenin ekonomik geleceği açısından sonuçları olacağını belirtti. Nüfus politikasının demografik göstergelerle sınırlı tutulamayacağını; ekonomi, istihdam, sosyal devlet ve aile politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Evlen demekle, çocuk yap demekle olmuyor”
Gençlerin karşısındaki başlıca engelleri yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, düşük veya düzensiz gelir ve çocuk bakım giderleri olarak sıralayan Ofluoğlu, erişilebilir kreş ihtiyacını vurguladı. “Nasıl evlensin bu gençler? Evlen demekle, çocuk yap demekle olmuyor” diye konuştu.
Ekonomik güvencenin tek başına yeterli olmadığını da belirten Ofluoğlu, anne ve babaların çocuklarının iyi eğitim alıp alamayacağını, güvenli bir çevrede büyüyüp büyüyemeyeceğini, şiddet ve bağımlılık risklerinden korunup korunamayacağını düşündüğünü söyledi. Dijital ortamın çocuklar üzerindeki risklerini de bu kaygılar arasında saydı.
Ofluoğlu, “İnsanlar çocuk sahibi olmaktan değil, çocuklarını belirsizlik içinde büyütmekten endişe ediyor” sözleriyle nüfus politikalarının aile kurmayı kolaylaştırmaya, çocuk bakımını desteklemeye ve geleceğe güven oluşturmaya odaklanması gerektiğini savundu.
İktidarın aile desteklerini eleştirdi
Ofluoğlu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesini ve 2026-2035 dönemine yönelik “Aile ve Nüfus 10 Yılı” yaklaşımını da değerlendirdi. Aileyi güçlendiren çalışmaların sonuçlarının yurttaşların yaşamında görülmesi gerektiğini söyleyerek iktidara, “Aile kurmak kolaylaştı mı? Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mi? Ailelerin hayatında neyi değiştirdiniz?” sorularını yöneltti.
Evlenecek gençlere sunulan faizsiz kredinin temel ev kurma giderleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Ofluoğlu, kredinin belirli koşullara bağlı olmasını ve geri ödenecek olmasını eleştirdi. Bakanlığın uygulamasında kredi tutarı yaş koşullarına göre 200 bin veya 250 bin lira olarak belirleniyor. aile.gov.tr
Doğum yardımlarının da çocuk yetiştirmenin maliyetini karşılamadığını savunan Ofluoğlu, okul servisi, giyim, bez ve mama giderlerini örnek verdi. Konuşmanın otomatik çözümünde ikinci ve üçüncü çocuk yardımlarına ilişkin tutarlar hatalı aktarılmış görünüyor: Bakanlığın yayımladığı tutarlar ilk çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için aylık 1.500 lira, üçüncü ve sonraki her çocuk için aylık 5 bin lira. Aylık 6.500 lira, ikinci ve üçüncü çocuk için ödemelerin aynı ailede birlikte yapılması hâlinde oluşan toplam tutar. Yeni Doğum Yardımı
Ofluoğlu ayrıca eski hükümlülere yönelik iş kurma desteği ile evlenecek çiftlere verilen krediyi karşılaştırarak kaynakların dağılımını eleştirdi. Güncel fon tartışmalarına değinip eski bir bakan hakkındaki kazanç iddiaları üzerinden de bir karşılaştırma yaptı. Bu bölümdeki kişisel kazanç iddiası açıklamada “söylenen” ifadesiyle aktarıldı; konuşma metni, iddiayı doğrulayan bir belge içermiyor.
İYİ Parti’nin önerileri: Konut, kreş ve bakım desteği
İYİ Parti’nin çözüm önerilerini de açıklayan Ofluoğlu, genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılmasını ve aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesini istedi. Çocuk sahibi olmanın aileler üzerinde ekonomik bir yük hâline gelmesini önleyecek bir sistem kurmayı hedeflediklerini söyledi.
Bakım hizmetlerinin sosyal devletin temel görevlerinden biri olduğunu belirten Ofluoğlu, kreşlerin ülke genelinde yaygınlaştırılmasını; çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerine erişimin artırılmasını önerdi. Bakım yükünün yalnızca kadınların omuzlarında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Ofluoğlu, açıklamasını nüfus politikasının yalnızca doğumları artırmayı hedeflememesi gerektiğini belirterek tamamladı: Ona göre öncelik, gençlerin aile kurabildiği, çocukların güvenle büyüdüğü ve toplumun geleceğe güven duyduğu koşulları oluşturmak.





