KESK Dersim Şubeler Platformu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Sanat Sokağı’nda yaptığı açıklamada, yaşanan büyük yıkımın doğal bir felaketle açıklanamayacağını vurguladı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner, rant ve imar politikalarının on binlerce can kaybının önünü açtığını belirtti.
“Üç Yıl Geçti, Acı ve Travma Hâlâ Sürüyor”
KESK Dersim Şubeler Platformu adına konuşan İlhan Öner, 6 Şubat 2023’te Elbistan ve Pazarcık merkezli depremlerin 11 ili doğrudan etkilediğini hatırlattı. Resmî verilere göre 53 bini aşkın yurttaşın yaşamını yitirdiğini, yüz binlercesinin yaralandığını belirten Öner, depremden etkilenen nüfusun yaklaşık 14 milyona ulaştığını söyledi.
“Bu depremler, ülke tarihinin en büyük yıkımlarından biri olarak hafızalara kazındı. Aradan üç yıl geçmesine rağmen kayıplarımızın yarattığı toplumsal travma hâlâ taze ve derindir” dedi.
“Betonlaşma ve Rant, Felaketi Katliama Dönüştürdü”
İmar aflarıyla çürük yapıların yasallaştırıldığını vurgulayan Öner, bilimsel şehircilik ilkelerinin bilinçli biçimde terk edildiğini ifade etti:
“Bilimsel şehircilik yerine betonlaşma ve rant önceliklendirildi. Bu anlayış, yıkımın boyutlarını büyüttü ve iktidar eliyle ağır kayıpların oluşmasına zemin hazırladı. Depremin doğal yıkıcılığını yok saymıyoruz; ancak yaşanan yıkım, siyasi tercihlerin ve bilinçli politikaların doğrudan sonucudur.”
“Deprem Bölgesi Hâlâ Olağanüstü Koşullarda”
Deprem bölgesinde yaşamın hâlâ normale dönmediğine dikkat çeken Öner, Ocak 2026 itibarıyla 242 konteyner kentte yaklaşık 360 bin kişinin geçici ve güvencesiz koşullarda yaşadığını söyledi.
“Güvenli barınma hakkı hâlâ sağlanmış değil. Evler ve yaşam alanları kamulaştırılarak sermayeye ve müteahhitlere devredildi” ifadelerini kullandı.
“Deprem Vergileri Ranta Değil, Risk Azaltımına Harcanmalı”
Deprem riskini azaltmaya yönelik yeterli ve sürdürülebilir bütçenin ayrılmadığını vurgulayan Öner, afet hazırlıklarının kâğıt üzerinde kaldığını belirtti.
“Oysa bütünlüklü bir afet yönetimi; konutlardan altyapıya, ulaşımdan sağlık ve eğitime kadar tüm yaşam alanlarını kapsayan kamusal bir planlamayı zorunlu kılar. Toplanan deprem vergileri şeffaf biçimde toplum yararına ve öncelikle risk azaltımına kullanılmalıdır.”
“Afet Yönetimi Halkın Katılımıyla Yeniden Kurulmalı”
KESK Dersim Şubeler Platformu, afet yönetiminin meslek odaları, sendikalar ve halkın katılımıyla demokratik biçimde yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, “Bilimsel, kamucu ve halktan yana bir afet politikası hayata geçirilmediği sürece bu ülke yeni felaketlere açık hâlde bırakılmaya devam edilecektir” denildi.





