Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Wan’da “Halk için Bütçe Demokratik Türkiye” şiarı ile bölge mitingi düzenledi. Mitinge Amed, Sêrt (Siirt), Mêrdîn, Colemêrg (Hakkari), Bêdlîs (Bitlis), Agirî (Ağrı) Qers (Kars), İdîr (Iğdır), Dersim, Şirnex KESK Şubeler Platformu ile çok sayıda kentten katılım sağlanırken, kentteki siyasi parti temsilcileri ile demokratik kitle örgütlerinin katıldığı mitinge Wan Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel-İş de katıldı.

KESK'in mitinginde Tertip Komitesi Başkanı ve KESK Van Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Yapı Yol-Sen Van Şube Başkanı Şemsettin Bakır, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş ve KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz konuştu.

KESK’in Van’da düzenlediği mitingde konuşan Tertip Komitesi Başkanı ve KESK Van Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Yapı Yol-Sen Van Şube Başkanı Şemsettin Bakır, hem 2026 bütçesine hem de yeniden gündeme gelen barış sürecine dikkat çekti.

Bakır, konuşmasında bütçe politikalarının tüm toplumsal kesimleri dışlayan bir anlayışla hazırlandığını belirterek, “Bütçe siyasi bir belgedir; iktidarın ideolojik tercihlerini yansıtır. Demokratik ve barışçı bir bütçe için tüm inançların, kimliklerin, sınıfların ve cinsiyetlerin ihtiyaçları eşit gözetilmelidir” dedi.

“Bütçe yurttaşlık hakkının en pratik ölçüsüdür”

Devletin kimden vergi aldığı ve kim için harcama yaptığı sorusunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bir yurttaşlık meselesi olduğunu söyleyen Bakır, “Türkiye’de bütçe iktidarın ideolojik tercihlerinin bir uzantısına dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinin tek mezhep anlayışı üzerinden şekillendiğini belirten Bakır, bunun laiklik ilkesini zedelediğini ve farklı inanç topluluklarının vergilerinin kendi hizmetlerine değil, tekçi bir yapıya aktarıldığını dile getirdi.

“Bütçe erkek yurttaşı esas alıyor, kadınları ve LGBTİ+’ları görünmez kılıyor”

Bakır, devlet bütçesinin cinsiyet eşitsizliğini yeniden üreten bir araç olduğuna da dikkat çekerek şunları kaydetti:

Erkek yurttaş norm kabul edilmiştir. Bütçenin eril karakteri, kadınların ekonomik ve siyasal haklarının önündeki temel engellerden biridir.

Emekçilerin hem üretim sürecinde hem de dolaylı vergiler yoluyla ikinci kez sömürüldüğünü ifade eden Bakır, demokratik bir bütçenin dışlanan kimliklerin, sınıfların ve cinsiyetlerin ihtiyaçlarını merkeze alması gerektiğini söyledi.

Barış süreci vurgusu: “Öcalan’ın çağrısı yeniden umut yarattı”

Konuşmasında 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan tarafından yapılan barış ve demokratik toplum çağrısına da değinen Bakır, Türk tarafının bu sürece ciddi ve kararlı yaklaştığını, PKK’nin de silahlı mücadeleyi sonlandırma iradesi açıkladığını hatırlattı.

Bakır, “Bu adımlar tüm halklarda büyük bir barış umudu yarattı ancak devlet ciddi yasal düzenlemeler yapmadı” dedi.

TBMM Çözüm Komisyonu’nun İmralı görüşmesiyle birlikte ülkede yeniden bir barış umudunun doğduğunu belirterek, “Barış ve demokrasi talebi toplumun tüm kesimlerini heyecanlandırmıştır” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 12.34.17 (1)

“Savaşın maliyeti 3 trilyon dolar”

Bakır, savaş politikalarının devasa bir ekonomik yük oluşturduğunu vurgulayarak çarpıcı veriler paylaştı:

· 1984–2024 arasında savaşın maliyeti yaklaşık 3 trilyon dolar.

· Bu kaynakla 117 Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 61 İstanbul Havalimanı,

· 2,8 milyon konut,

· 189 bin kilometre hızlı tren hattı,

· 81750 hastane,

· 778 bin güneş enerjisi santrali yapılabileceğini söyledi.

Bakır ayrıca son 35 yılda 4,5 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığını belirtti.

“Savunma harcamaları toplumsal ihtiyaçları gölgeliyor”

2026 bütçesinde yine en büyük payın savunma harcamalarına ayrıldığını hatırlatan Bakır, “Militarist güvenlik anlayışı sağlık, eğitim, ekoloji ve sosyal adalet gibi alanları görünmez kılıyor” dedi.

Whatsapp Image 2025 11 29 At 11.33.04

“Eşit yurttaşlık bütçeyle başlar”

Bakır, konuşmasının sonunda şu mesajı verdi:

Eşit yurttaşlık yalnızca hukuki metinlerde değil, bütçede de eşitlik gerektirir. 2026 merkezi yönetim bütçesinin siyasal iktidarın bir aracı haline gelmemesi için KESK olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yaşasın KESK, yaşasın barış, yaşasın demokratik toplum!

Mitingde konuşan DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş, ülkede iki büyük krizin yaşandığını belirterek “Savaşa değil, halka bütçe” çağrısı yaptı. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Güneş, bu sürecin kadınlara, gençlere ve tüm topluma yeni bir yaşam perspektifi sunduğunu ifade etti.

2026 bütçesinin halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğuna vurgu yapan Güneş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu süreç tüm halklar için umut olurken, 2026 bütçesi tam tersine halkın umudunu sarstı. Kadınlar, çocuklar ve gençler için bütçe hazırlanması gerekirken, bütçenin büyük bölümünün savaşa ve militarizme ayrıldığını görüyoruz. Ölüme değil, gençlere bütçe ayrılmalı. Toplumun tüm kesimleri derin bir kriz içinde ve bu krize karşı ortak bir ses çıkarmamız gerekiyor.”

Güneş, iktidarın bütçeyi sermayeye danışarak hazırladığını belirterek, “Halk bütçesi ve demokratik bir ülke istiyoruz. Çalıştırılan çocukların öldürüldüğü bir ülkeyi kabul etmiyoruz. Demokratik bir ülke inşa etmek istiyorsak emekçilerin, kadınların ve gençlerin sesini duymak zorundayız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Ekran Görüntüsü 2025 11 29 124237

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Van Mitinginde Konuştu: “Bu Bütçe Emeğin Değil, Sermayenin Bütçesidir!”

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Van’da düzenlediği mitingle bütçe politikalarına, kayyum uygulamalarına ve artan yoksulluğa karşı taleplerini dile getirdi. Mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, 2026 bütçesinin “emeği yok sayan, yoksulluğu derinleştiren bir yıkım bütçesi” olduğunu vurguladı.

Kalabalığı, “Hoş geldiniz Barışa Sevdalı, İradesine Sahip Çıkan Serhat Halkı ve Emekçileri!” sözleriyle selamlayan Karagöz, bütçe hakkının yok sayıldığını, kamu hizmetlerinin çöküşüne zemin hazırlandığını belirtti.

“Kaynak Var Ama Vicdan Yok!”

Bütçenin sınıfsal tercihler üzerine şekillendiğini ifade eden Karagöz, iktidarın yıllardır sermayeden yana politika yürüttüğünü söyledi.
“Bütçenin gelir kalemi milyonların alın terinden oluşuyor ama gider kaleminde biz yokuz,” diyen Karagöz, Beşli Çete’ye verilen garanti ödemelerini hatırlatarak, “Demek ki kaynak var; ama bu kaynak emekçiye, halka değil sermayeye akıyor,” ifadelerini kullandı.

“Sağlık ve Eğitim Çöktü, Bütçe Çöküşü Derinleştiriyor”

2026 bütçesinin kamu hizmetlerini daha da zayıflattığını söyleyen Karagöz, sağlık ve eğitim hizmetlerinin payının reel olarak her yıl daha da düştüğünü belirtti.
“Sağlık sistemi çökmüşken halka özel hastaneler işaret ediliyor, eğitim nitelik olarak dibe vurmuşken velilere ‘özel okula gönder’ deniyor,” dedi.

Milli Eğitim Bakanı’nın çocuklarını özel okullara göndermesine dikkat çeken Karagöz, MESEM uygulamalarıyla çocuk işçiliğinin yaygınlaştırıldığını da vurguladı.

Kamu Emekçileri: “Açlık Sınırının Altında Yaşam Dayatılıyor”

Karagöz, sahte TÜİK enflasyonu üzerinden belirlenen maaşların milyonları açlığa mahkûm ettiğini söyledi. Enerji ve gıda fiyatlarındaki sert artışa rağmen maaşların düşük tutulduğunu ifade etti.

Van’da kayyum tarafından işten çıkarılan işçilere de destek veren Karagöz,
“Kayyum kod 22’yi uygulayacaksa önce kendine uygulasın. Bu şehir emeğin onurunu teslim etmeyecek kadar direngen ve onurludur,” diye konuştu.

“Çiftçi Yok Sayılıyor, Üretim Değil İthalat Destekleniyor”

Serhat bölgesinin tarımsal sorunlarına dikkat çeken Karagöz, binlerce ailenin hâlâ köylerine dönemediğini hatırlattı.
Tarıma ayrılan bütçenin “komik seviyelerde” olduğunu belirterek, “Bu bütçe çiftçiyi değil ithalatı, köylüyü değil şirketleri büyütüyor,” dedi.

“Kadın Emeği Görünmez, Kadına Yönelik Şiddet Görmezden Geliniyor”

Kadın işsizliğinin rekor seviyede olduğunu vurgulayan Karagöz, Van’da kayyum atanır atanmaz kadın merkezlerinin, sığınma evlerinin ve kooperatiflerin kapatıldığını söyledi.
“Kadın emeğini güçlendiren tüm yapıları tasfiye eden bu anlayış bir şiddet biçimidir. Bütçede kadın yok! Devasa bütçede kadınlara ayrılan pay %1 bile değil,” dedi.

Emekliler ve Gençler: “Görünmez Kılınıyoruz”

Emeklilerin açlık sınırı altında yaşamaya zorlandığını belirten Karagöz, sermaye lehine hazırlanan bir bütçeyle emeklilerin tamamen yok sayıldığını kaydetti.

Gençlerin işsizlik, barınma ve geleceksizlik kıskacında olduğunu söyleyen Karagöz,
“Gençliğin geleceği bütçede başlar! Ama bu bütçede gençlik yok,” ifadelerini kullandı.

“Bütçe Barış Değil, Çatışma Diyor”

Karagöz, iktidarın Kürt sorununu güvenlikçi politikalarla çözmeye çalıştığını ve bütçenin bu yaklaşımı güçlendirdiğini belirtti.
“2026 bütçesi ‘barış değil operasyon’ diyor,” dedi.

Suriye’de HTŞ gibi yapılara destek iddialarını hatırlatan Karagöz, bu desteklerin son bulması gerektiğini söyledi.

“Kayyuma Karşı Demokrasi, Saray Bütçesine Karşı Halkın Bütçesi!”

Kayyum politikalarının halk iradesini gasp ettiğini belirten Karagöz, demokrasiden bahsedilebilmesi için bütçe hakkının da halktan yana işlemesi gerektiğini ifade etti.

KESK’in Bütçe Talepleri

Karagöz, mitingde taleplerini şöyle sıraladı:

· Asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek seviyeye çıkarılması

· En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine yükseltilmesi

· Kamu hizmetlerinde özelleştirmenin durdurulması

· Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçe hazırlanması

· Kamu emekçileri için grev hakkının tanınması

· Gerçek enflasyona uygun toplu sözleşme yapılması

· Servet vergisi getirilmesi

Atalay: “Komisyon Yapısı Değişmezse Asgari Ücret Görüşmelerine Katılmayacağız”
Atalay: “Komisyon Yapısı Değişmezse Asgari Ücret Görüşmelerine Katılmayacağız”
İçeriği Görüntüle

· Kamu Özel İşbirliği projelerine verilen hazine garantilerinin son bulması

· Vergilerin savaş ve güvenlik harcamalarına değil istihdama, üretime, barışa ve demokrasiye ayrılması

Konuşmasını,
“Bu bütçe emeğin değil, sermayenin bütçesidir. Ama birlikte mücadele ettiğimiz sürece hiçbir saray, hiçbir iktidar bizi susturamaz!”
diyerek bitiren Karagöz, alandan “Yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz! Bijî aşîtî!” sloganları eşliğinde alkışlarla uğurlandı.

Muhabir: Güven BOĞA