“Casperlar” soruşturmasında 14 tutuklama: 7 polis cezaevine gönderildi
“Casperlar” soruşturmasında 14 tutuklama: 7 polis cezaevine gönderildi
İçeriği Görüntüle

Konukçu, set emekçilerinin güvencesizlik ve ağır çalışma koşulları sürerken kamu kaynaklarının büyük yapım şirketlerine aktarılmasını eleştirerek Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a 10 maddelik soru önergesi yöneltti.

İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, yurt dışına satılan dizilere bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar kamu desteği verilmesine ilişkin kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Konukçu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, destek modelinin sektördeki yapısal sorunları çözmekten uzak olduğunu belirtti.

Bakanlığın dizi yapımcılarıyla yaptığı toplantı sonrasında, yurt dışına satışı yapılan dizilere Bakanlık ve Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı tarafından bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar destek sağlanacağının kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Konukçu, bu modelde dizi karakterleri ve anlatıların Türkiye’nin turizm tanıtım stratejisinin bir unsuru haline getirileceğini ifade etti.

Konukçu, dizi sektöründe set emekçilerinin uzun süredir güvencesiz çalışma, 14-16 saate varan mesailer, sigorta sorunları ve artan işsizlikle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, açıklanan destek paketinin emekçilerin koşullarına dair bağlayıcı bir düzenleme içermediğine dikkat çekti. Sektörde yaşanan ekonomik daralma, reklam gelirlerindeki düşüş ve artan maliyetler nedeniyle üretim hacminin daraldığını, projelerin büyük ölçüde uluslararası satış potansiyeline göre şekillendirildiğini belirten Konukçu, bu tablonun en ağır yükünü set çalışanlarının taşıdığını ifade etti.

Soru önergesinde, kamu teşviklerinin zaten ticari başarı sağlamış projelere yönlendirilmesinin sektördeki eşitsizliği derinleştireceği uyarısında bulunan DİSK’e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası’nın (Sine-Sen) açıklamalarına da atıf yapıldı. Konukçu, kamusal kaynakların büyük yapım şirketlerine aktarılması yerine, set emekçilerinin haklarının güvence altına alınması, fazla mesai ücretlerinin garanti altına alınması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve istihdamın artırılması için kullanılması gerektiğini vurguladı.

Konukçu ayrıca, güncel dizi içeriklerinde şiddetin ve mafyatik ilişkilerin normalleştirildiği, kadın karakterlerin edilgen ve cinselleştirilmiş temsillerle sunulduğu yönündeki eleştirileri hatırlatarak, desteklenecek yapımlarda toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet karşıtlığı ve kültürel çoğulculuk gibi etik kriterlerin gözetilip gözetilmeyeceğini sordu.

Önergede, Bakanlığın kültür politikasının hangi temel ilkeler çerçevesinde yürütüldüğü, desteklerin hangi kriterlere göre dağıtılacağı, kamu kaynaklarının hangi bütçe kalemlerinden karşılanacağı ve sürecin şeffaflığının nasıl sağlanacağına ilişkin sorular yer aldı.

Konukçu, “Televizyon ve dizi sektöründeki asıl kriz uluslararası satış performansı değil; ağır koşullar altında çalışan emekçilerin güvencesizliğidir” diyerek, kamu bütçesinin sermaye lehine değil, emeği ve toplumsal eşitliği güçlendirecek biçimde kullanılması gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Güven BOĞA