Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Belediyelere yönelik operasyonlarla toplum korkuyla teslim alınmak isteniyor
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, belediyelere yönelik operasyonları protesto etmek ve gözaltına alınan belediye başkanları ile belediye emekçileriyle dayanışmak amacıyla Mersin Adliyesi önünde açıklama yaptı. “İrademe dokunma! Sandığın iradesine saygı!” denilen açıklamada, operasyonların hukuki değil siyasi olduğu savunularak, “Toplumu baskı ve zor ile korkutarak susturmayı amaçlıyorlar. Kabul etmiyor, demokrasiye sahip çıkıyoruz” mesajı verildi. Açıklamaya Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt ve sendikanın MYK üyeleri de katıldı.
Mersin'de belediyelere yönelik operasyonların ardından Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, gözaltına alınan belediye başkanları ve belediye emekçileriyle dayanışmak amacıyla Mersin Adliyesi önünde bir araya geldi.
“İrademe dokunma! Sandığın iradesine saygı!” çağrısıyla gerçekleştirilen buluşmaya emek ve demokrasi örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt ve sendikanın Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri de katıldı.
Basın açıklamasını Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına Tüm Bel-Sen Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay okudu.
“Bu operasyonların amacı topluma gözdağı vermek”
Özbay, belediyelere yönelik operasyonların hukuki gerekçelerden çok siyasi amaçlarla gerçekleştirildiğini savundu. Açıklamada, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında bulunduğu 59 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterildi.
Platform açıklamasında, belediye başkanları ve çalışanlarının haklarında yürütülecek herhangi bir soruşturma kapsamında savcılığa çağrılarak ifadelerinin alınabileceği belirtilerek, sabaha karşı evlere yapılan operasyonların ve belediye binalarının polis ablukasına alınmasının başka bir amaç taşıdığı ileri sürüldü.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Belediye başkanlarının ve çalışanların sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınması, belediyenin polis ablukasına alınarak çalışanlar üzerinde baskı yaratılması açıkça göstermektedir ki önceki örneklerde olduğu gibi bu soruşturma da hukuki değil; iktidara teslim olmayan tüm muhaliflere ve toplumun geneline gözdağı verme amaçlı siyasi bir operasyondur.”
“Toplum baskı ve zorla susturulmak isteniyor”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, ülkede derinleşen ekonomik sorunlara ve yoksullaşmaya da dikkat çekerek, belediyelere yönelik operasyonların toplumsal muhalefeti baskı altına alma politikasının parçası olduğunu savundu.
Platform, iktidarın kamuoyundaki tartışmalar ve ekonomik sorunlar karşısında giderek daha fazla baskı politikalarına yöneldiğini ileri sürerek şu değerlendirmede bulundu:
“Her geçen gün derinleşen yoksullaşmaya karşı büyüyen toplumsal öfke ve kamuoyunun gündemindeki yolsuzluk tartışmaları karşısında sıkışan siyasal iktidar, artık hiçbir inandırıcılığı kalmayan bu tür operasyonlarla toplumun genelini baskı ve zor ile korkutarak susturmayı amaçlamaktadır.”
“Yargının demokratik siyasete müdahale aracı haline getirilmesini kabul etmiyoruz”
Açıklamada, yargının siyasi amaçlarla kullanıldığı ileri sürülerek belediyelere yönelik operasyonların yalnızca belediye başkanlarına ya da çalışanlarına değil, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik olduğu ifade edildi.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Yargının, ülkede tekçi bir siyasal düzen dizayn etmek için adeta bir araç gibi kullanılarak demokratik siyasete müdahale edildiği bu haksız ve hukuksuz siyasi operasyonları, halkın demokratik iradesine yeni bir darbe olması itibarıyla emek ve demokrasi güçlerinin bütününe yönelik sistematik saldırıların bir parçası olarak görüyor, kabul etmiyoruz.”
Gözaltındakilerin serbest bırakılması çağrısı
Platform, gözaltına alınan belediye başkanları, belediye yöneticileri ve çalışanlarının serbest bırakılmasını istedi. Haklarında suçlama bulunan kişilerin ise tutuksuz, adil, tarafsız ve kamuoyuna açık biçimde yargılanması gerektiği vurgulandı.
Mustafa Özbay'ın okuduğu açıklamada iktidara şu çağrı yapıldı:
“Hukuka aykırı, antidemokratik siyasi operasyonlara artık son verin. Gözaltına aldığınız Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer dahil tüm belediye başkanları ve eş başkanları, başkan yardımcıları ve belediye çalışanlarını derhal serbest bırakın. Haklarındaki her türlü iddiaya ilişkin adil ve tarafsız bir yargılama için tutuksuz ve kamuoyuna açık, şeffaf yargılamayı esas alın.”
“Kayyım uygulamalarına son verilsin”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu açıklamasında kayyım uygulamalarına da tepki gösterildi. Seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiği belirtilerek, “Belediyelerde halkın demokratik iradesini gasp eden kayyımların görevlerine son verin” çağrısı yapıldı.
Platform, belediyelere yönelik operasyonlara karşı dayanışmanın sürdürüleceğini belirterek, “İrademe dokunma! Sandığın iradesine saygı! Belediyelere yönelik saldırıların amacı toplumu korkuyla teslim almaktır. Kabul etmiyor, demokrasiye sahip çıkıyoruz” mesajını verdi.







