Mersin Milletvekili Perihan Koca, okullarda giderek tırmanan şiddet sarmalını, eğitim emekçilerine yönelik saldırıları ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) adı altında çocukların işçi olarak çalıştırıldığı sistemde yaşanan can kayıplarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na sunulan önergede, Bakanlığın önleyici tedbirler almak yerine süreci yalnızca izlemekle yetindiği vurgulandı.
"MESEM’ler Eğitim Yuvası Değil, Çocuk İşçi Havuzuna Dönüştü"
Bakanlığın kendi resmi verilerine dikkat çekilen açıklamada, 2025 ve 2026 yılları arasında MESEM kapsamında kayıtlı öğrencilerden 9 bin 950’sinin iş kazası geçirdiği ve 37 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği hatırlatıldı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılı itibarıyla MESEM programlarında 492 bin 277 öğrencinin eğitim gördüğü, bir önceki yıla göre öğrenci sayısının yaklaşık 71 bin 947 kişi arttığı belirtildi.
Bu tablonun, MESEM uygulamasının pedagojik bir eğitim modelinden ziyade sermayenin ucuz ve güvencesiz işgücü ihtiyacını karşılayan bir mekanizmaya evrildiğini açıkça gösterdiği ifade edilerek şu sorular yöneltildi:
1. 2025 ve 2026 yıllarında MESEM kapsamında 9 bin 950 öğrencinin iş kazası geçirdiği ve 37 öğrencinin hayatını kaybettiği bilgisi bizzat bakanlık tarafından doğrulanmıştır. Bakan olarak bu iş cinayetleri ve kazaları ile ilgili sorumluluk gereği istifa etmeyi düşünüyor musunuz?
2. Bu 37 ölüm iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılık, gerekli denetimin yapılmaması, öğrencilerin uygun olmayan bir işte çalıştırılması veya eğitim amacı dışında işgücü olarak kullanılması sonucunda gerçekleşmişken; herhangi bir kamu görevlisi hakkında işlem yapılmış mıdır?
3. Bakan olarak istifa etmeniz için daha kaç çocuğun iş cinayetine ve iş kazasına uğraması gerekmektedir? Daha kaç okula ve eğitim emekçisine saldırı olmalıdır? Bakan olarak istifa etmeniz için belirlediğiniz bir olay sayısı var mıdır? Bu sayıyı kamuoyuyla paylaşmayı düşünüyor musunuz?
4. Makamınızı sadece baş sağlığı ve kınama makamı olarak icra etmekte ısrarcı mısınız?
5. MESEM kapsamında iş kazası geçiren öğrencilerin çalıştıkları işletmeler Bakanlığınız tarafından hangi sıklıkta denetlenmektedir? 2025 ve 2026 yıllarında kaç işletme denetlenmiş, kaçında iş sağlığı ve güvenliği ihlali tespit edilmiştir?
6. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında MESEM kapsamında 492 bin 277 öğrencinin bulunmasının ardından öğrenci sayısındaki yaklaşık 71 bin 947 kişilik artışın temel gerekçesi nedir? Bakanlığınız bu artışı özel olarak talep eden sermaye grubu veya şirketler hangileridir?
7. MESEM uygulamasının, öğrencilerin eğitim hakkının yerine işletmelerin ucuz ve güvencesiz işgücü ihtiyacının karşılanmasına hizmet etmesini sağlayan protokolleri iptal etmeyi düşünüyor musunuz?
8. MESEM kapsamında öğrencilerin çalıştıkları işletmelerde meydana gelen iş kazalarının tamamı Bakanlığınıza bildirilmekte midir? Bildirilmeyen veya kayıt altına alınmayan iş kazalarının tespitine yönelik bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır?
9. Okullarda son yıllarda artan şiddet olayları ve güvenlik sorunlarına ilişkin Bakanlığınızın çaresiz kalmasının, olaylara müdahale edememesinin sebebi nedir?
10. 2025 ve 2026 yıllarında Türkiye genelinde okullarda öğretmenlere yönelik kaç şiddet, tehdit, saldırı ve silahlı/bıçaklı saldırı olayı meydana gelmiştir? Bu olayların kaçı öğretmenlerin yaralanması veya hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır?
11. Bakanlığınız tarafından açıklanan “Güvenli Okul İklimi” kapsamında 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1.136 okulda kolluk görevlisi ve 24 bin 214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirilmiştir. Bu uygulamaya rağmen öğretmenlerin ve öğrencilerin saldırıya uğramasının nedenleri konusunda Bakanlığınız tarafından bir değerlendirme yapılmış mıdır? Bu değerlendirmenin sonuçlarını kamuoyuna paylaşacak mısınız?





