Mirasın reddi için tanınan yasal süre geçirilirse mirasçı kural olarak mirası kayıtsız ve şartsız kazanmış sayılır. Bu sonuç yalnızca tereke mallarını değil mirasbırakanın borçlarından doğabilecek sorumluluğu da kapsar. Ancak önemli bir nedenle yeni süre talep edilmesi veya terekenin ölüm tarihinde borca batık olması nedeniyle hükmen ret hükümlerinin değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Mirasçılık belgesi, miras paylaşımı, tenkis ve mirasın reddi gibi birbiriyle bağlantılı süreçlere ilişkin hizmet kapsamı Av. Özgür Onbaşı'nın miras avukatı sayfasında incelenebilir. Sürenin kaçırıldığı dosyalarda ölüm tarihi, mirasçılığın öğrenildiği tarih, terekenin mali durumu ve mirasçının yaptığı işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Mirasın reddi ne anlama gelir?
Miras ölümle birlikte mirasçılara geçer. Mirasın reddi ise yasal veya atanmış mirasçının kendisine geçen mirası kabul etmediğini kanunda öngörülen biçimde açıklamasıdır. Ret beyanı koşulsuz olmalı ve yetkili sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılmalıdır.
Ret kararı sadece borçları dışarıda bırakıp malları kabul etme imkanı vermez. Tereke bir bütün olarak reddedilir. Bu nedenle karar verilmeden önce taşınmazlar, araçlar, hesaplar, alacaklar, krediler, vergi yükümlülükleri ve diğer borçlar birlikte incelenmelidir. Özellikle terekenin borca batık olabileceği durumlarda gecikme kişisel malvarlığını etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.
Üç aylık süre ne zaman başlar?
Türk Medeni Kanunu uyarınca miras kural olarak üç ay içinde reddedilebilir. Fakat başlangıç tarihi her mirasçı için doğrudan ölüm tarihi değildir. Yasal mirasçıların mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispatlamaları ve atanmış mirasçılara ölüme bağlı tasarrufun bildirilmesi gibi durumlar başlangıç tarihini değiştirebilir.
|
Mirasçının durumu |
Sürenin başlangıcında esas alınan olay |
|
Yasal mirasçı |
Mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispatlamadıkça mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarih |
|
Atanmış mirasçı |
Mirasbırakanın tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarih |
|
Koruma amacıyla tereke yazımı yapılan mirasçı |
Yazım işleminin sona erdiğinin kendisine bildirildiği tarih |
|
Önceki mirasçının reddi üzerine hak sahibi olan kişi |
Önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendiği tarih |
Süre hesabı yalnızca ölüm belgesine bakılarak yapılmamalıdır. Mirasçılığın ne zaman öğrenildiği, herhangi bir bildirim bulunup bulunmadığı ve koruma önlemleri kapsamında tereke yazımı yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.
Süre kaçırılınca hangi sonuç doğar?
Yasal süre içinde geçerli bir ret beyanında bulunmayan mirasçı mirası kayıtsız ve şartsız kazanmış olur. Terekenin aktifleri kadar borçları da mirasın kapsamına girer. Birden fazla mirasçı bulunması halinde tereke borçlarından doğan sorumluluk mirasçıların kendi aralarındaki paylaşımından ayrı bir hukuki mesele oluşturur.
Süre bittikten sonra verilen sıradan bir ret beyanı geçerli hale gelmez. Borçların sonradan öğrenilmesi de tek başına geçmiş süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Bu aşamada yapılması gereken işlem geç verilmiş bir ret dilekçesi sunmak yerine dosyanın yeni süre veya hükmen ret koşullarını taşıyıp taşımadığını belirlemektir.
Süre kaçırıldıysa hangi yollar değerlendirilebilir?
Yeni süre istenebilir mi?
Türk Medeni Kanunu önemli sebeplerin varlığı halinde hakime ret süresini uzatma veya yeni bir süre tanıma yetkisi verir. Bu imkan otomatik değildir. Mirasçının neden zamanında hareket edemediği, engelin niteliği, ne zaman ortadan kalktığı ve sonrasında ne kadar hızlı başvurduğu somut bilgilerle açıklanmalıdır.
Hastalık, mirasçılığın veya ölümün geç öğrenilmesi ve irade açıklamasını ciddi biçimde engelleyen başka olaylar dosyanın özelliklerine göre değerlendirilebilir. Her mazeret önemli sebep sayılmaz. Bu nedenle yalnızca sürenin kaçırıldığını söylemek yerine tarihleri ve mazereti destekleyen belgeleri ortaya koymak gerekir.
Hükmen ret ne zaman gündeme gelir?
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kanun gereği reddedilmiş sayılabilir. Hükmen ret olarak adlandırılan bu düzenleme borca batık terekenin mirasçının kişisel malvarlığına etkisini sınırlayabilen ayrı bir hukuki mekanizmadır.
Hükmen rette belirleyici zaman ölüm tarihidir. Terekenin o tarihteki malları, alacakları ve ekonomik değeri ile borçları karşılaştırılır. Ölümden sonra ortaya çıkan sıradan ödeme güçlüğü veya yalnızca bazı borçların bulunması hükmen ret için tek başına yeterli değildir. Borca batıklığın belge ve kayıtlarla ortaya konulması gerekir.
Kanunda hükmen ret için sıradan ret işlemindeki üç aylık süre ayrıca öngörülmemiştir. Bununla birlikte mirasçının terekeyi benimsediğini gösteren işlemleri hükmen ret imkanını etkileyebilir. Bu nedenle süresiz bir başvuru hakkı varmış gibi hareket edilmemeli ve durum öğrenildiğinde gecikmeden hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Gerçek ret ile hükmen ret arasındaki farklar
|
Ölçüt |
Gerçek ret |
Hükmen ret |
|
Temel dayanak |
Mirasçının ret iradesi |
Ölüm tarihinde açık veya resmen tespit edilmiş ödemeden aciz hali |
|
Süre |
Kural olarak üç ay |
Kanunda üç aylık ret süresi öngörülmemiştir |
|
İncelenen ana konu |
Ret beyanının süresi ve geçerliliği |
Terekenin ölüm tarihindeki mali durumu |
|
Başlıca risk |
Sürenin geçirilmesi veya geçersiz beyan |
Borca batıklığın ispatlanamaması veya mirasın benimsenmiş olması |
Hangi davranışlar ret imkanını etkileyebilir?
Ret süresi dolmadan terekenin olağan yönetimini aşan işlemler yapan mirasçı mirası örtülü biçimde kabul etmiş sayılabilir. Tereke mallarını gizlemek, kendisine mal etmek veya mirasçı sıfatıyla tasarrufta bulunmak ret hakkının kaybedilmesine yol açabilir.
Her işlem aynı sonucu doğurmaz. Malların korunmasına yönelik zorunlu tedbirlerle mirası sahiplenme anlamına gelen tasarruflar birbirinden ayrılmalıdır. Bir işlemin olağan yönetim kapsamında kalıp kalmadığı işlemin amacı, kapsamı ve terekeye etkisi dikkate alınarak belirlenir. Bu nedenle mal satışı, para çekme, borç ödeme veya devir gibi işlemler yapılmadan önce sonuçları değerlendirilmelidir.
Dosyada hangi bilgiler toplanmalıdır?
· Mirasbırakanın ölüm tarihi ve ölümün ne zaman öğrenildiği
· Kişinin mirasçı olduğunu öğrendiği tarih ve bunu gösteren belgeler
· Varsa ölüme bağlı tasarrufun bildirim bilgileri
· Terekeye ait malvarlığı ve borç kayıtları
· Borçların ölüm tarihindeki miktarı ve hukuki dayanağı
· Mirasçının tereke üzerinde yaptığı işlemler
· Ret süresinin kaçırılmasına neden olan olaylar ve bunları doğrulayan belgeler
Bu inceleme sıradan ret süresinin gerçekten dolup dolmadığını ve alternatif bir hukuki yol bulunup bulunmadığını gösterir. Miras davaları aynı başlık altında görünse de süre başlangıcı, terekenin mali yapısı ve mirasçının davranışları her dosyada farklı sonuç doğurabilir.
Gecikmeden sonra izlenecek değerlendirme sırası
1. Ret süresinin hangi tarihte başladığını kesinleştirmek
2. Geçerli bir ret beyanı veya tereke yazımı bulunup bulunmadığını kontrol etmek
3. Yeni süre verilmesini gerektirebilecek önemli bir sebep olup olmadığını değerlendirmek
4. Terekenin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığını araştırmak
5. Mirasın kabulü sayılabilecek işlemleri ayrı ayrı incelemek
6. Uygun hukuki talebi mevcut delillerle belirlemek
Mirasın reddi süresinin kaçırılması her dosyada aynı sonuca ulaşılacağı anlamına gelmez. Buna karşılık borçların bilinmediği gerekçesiyle sürenin kendiliğinden yenilendiği de varsayılamaz. Miras hukuku avukatı tarafından yapılacak değerlendirmede tarihler, terekenin ölüm anındaki durumu ve mirasçının işlemleri birlikte ele alınarak gerçek ret, yeni süre talebi veya hükmen ret seçeneklerinden hangisinin hukuken uygulanabilir olduğu belirlenir.





