Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi eski Başkanı Muzaffer Yüksel, ölümünün birinci yılında Adana Tabip Odası’nda düzenlenen panelle anıldı. “Muzaffer Yüksel’in Sendikal Mücadeledeki Rolü” başlıklı panelde Yüksel’in sağlık ve emek mücadelesindeki yeri, örgütçü kimliği, sendikal anlayışı ve yaşamı boyunca sürdürdüğü mücadele hattı ele alındı.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 20.02.27

Panele Yüksel’in ailesi, dostları, mücadele arkadaşları, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, sendika yöneticileri ve meslek odalarının temsilcileri katıldı. Moderatörlüğünü SES Adana Şube Kadın Sekreteri Nazan Eroğlu’nun yaptığı panelin açılış konuşmasını Adana Tabip Odası Başkanı Ahmet Hilal gerçekleştirdi.

Panelde daha sonra önceki dönem Adana Tabip Odası Başkanı ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası MYK Üyesi Şehmus Alparslan, SES Adana Şube Eş Başkanı Erol Eren, SES Mali Sekreteri Abdulbari Kahraman, Eğitim Sen eski Genel Başkanı Kamuran Karaca, eğitimci İmam Gözcü, Dr. Enver Seçinti ve eğitimci Düzgün Ağuş konuşma yaptı.

Konuşmalarda ortak vurgu, Muzaffer Yüksel’in yalnızca bir sendikacı değil; aynı zamanda emek, demokrasi ve barış mücadelesinin önemli isimlerinden biri olduğu yönündeydi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 20.02.18

“Adana’da onsuz bir eylem düşünmek mümkün değildi”

Panelde ilk kapsamlı değerlendirmeyi yapan Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Muzaffer Yüksel’in yaşamını emek mücadelesine adadığını belirterek, onun yalnızca SES’in değil, Adana’daki tüm demokratik mücadele alanlarının parçası olduğunu söyledi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28

Ökten, “Muzaffer Yüksel yalnızca bir sendika başkanı değildi. Adana’daki hemen her demokratik eylemde, her hak arama mücadelesinde vardı. Pandemide, deprem sürecinde, antidemokratik uygulamalara karşı mücadelede hep en öndeydi. Mücadele onun için yaşamın anlamıydı” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 20.01.35

Yüksel’in uzlaşmacı, etik değerlere bağlı ve insan ilişkilerinde birleştirici bir karakter taşıdığını ifade eden Ökten, “Düşündüğü gibi yaşadı, yaşadığı gibi düşündü. Bu yüzden herkesin başkanıydı” diye konuştu.

Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’deki sendikal hareketin krizine ayıran Ökten, mevcut sendikal yapının bürokratikleştiğini, sınıf hareketinin geniş kesimlerini kapsayamadığını belirtti. Geleneksel sendikal modelin günümüz emek rejimine yanıt vermediğini ifade eden Ökten, taşeron sistemleri, güvencesiz çalışma biçimleri ve parçalanmış üretim ilişkileri nedeniyle işçi sınıfının yapısının değiştiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 23.02.20

Ökten, “Bugün yaşanan kriz yalnızca sendika yönetimlerinin sorunu değildir. Tarihsel bir örgütlenme krizidir. Akademisyenlerden bilişim emekçilerine, sağlık çalışanlarından işsizlere kadar çok geniş bir emekçi kesim artık ortak bir sömürü düzeninin içinde yaşamaktadır. Buna uygun yeni örgütlenme modelleri geliştirilmek zorundadır” dedi.

Sendikal hareketin yeniden sınıf eksenli ve mücadeleci bir çizgide birleşmesi gerektiğini savunan Ökten, “İhtiyaç duyulan şey yalnızca yeni bir sendikal söylem değil, yeni bir tarihsel yönelimdir” ifadelerini kullandı.

Ahmet Karagöz: “Muzaffer Yüksel örgütsel birlikteliği esas alan bir sendikacıydı”

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz de konuşmasında Muzaffer Yüksel’in KESK geleneği içerisindeki yerini anlattı. Karagöz, Yüksel’in farklılıkları çatışma değil zenginlik olarak gören bir anlayışa sahip olduğunu belirtti.

Karagöz, “Muzaffer abi yalnızca görev üstlenen biri değildi. Örgütü taşıyan, ilişki kuran, birleştiren, mücadeleyi büyüten bir özneydi. Kendi düşüncesini hiçbir zaman örgütün üzerinde görmedi. Farklılıkların ortak mücadeleyi büyütmesi gerektiğini savundu” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (6)

KESK’in yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı olmayan bir mücadele çizgisi taşıdığını belirten Karagöz, emek mücadelesinin demokrasi, özgürlük ve barış taleplerinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

Muzaffer Yüksel’in sağlık emekçilerinin örgütlenmesine büyük önem verdiğini dile getiren Karagöz, onun sık sık “Çağın koşullarına uygun mücadele araçları geliştirmek zorundayız” sözünü kullandığını aktardı.

Karagöz, “Muzaffer abi sağlık sisteminin piyasalaştırılmasını dikkatle takip ederdi. Sağlık emekçilerinin yalnızlaştırıldığını görürdü. Örgütlenme faaliyetlerine büyük önem verirdi. Emekçilere güvenirdi” diye konuştu.

Şehmus Alparslan: “İnandığı gibi yaşadı”

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası MYK Üyesi Şehmus Alparslan ise konuşmasında Muzaffer Yüksel’in insani yönüne dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (7)

Yüksel’le Adana’ya geldiği dönemde tanıştığını belirten Alparslan, “Beni Midyat’taki arkadaşlar doğrudan ona yönlendirmişti. Çünkü güvenilir bir insan olduğunu biliyorlardı. Gittiği her yerde insanlarda olumlu izler bırakan biriydi” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (8)

Muzaffer Yüksel’in yaşamı boyunca başkalarının sorunlarını öncelediğini belirten Alparslan, “Herkesin sağlığını düşünürken kendi sağlığını ihmal etti. Herkes için daha iyisini isterken kendisi daha azıyla yetindi. İnandığı gibi yaşadı ve öyle gitti” ifadelerini kullandı.

Erol Eren: “Zor günlerde hep birlikte mücadele ettik”

SES Adana Şube Eş Başkanı Erol Eren de konuşmasında 1990’lı yıllardan itibaren birlikte yürüttükleri mücadele sürecini anlattı.

Yüksel’i 1990’dan beri tanıdığını söyleyen Eren, “Çok kavga ettik ama hep birlikte mücadele ettik. Grev ve toplu sözleşme hakkını savunurken büyük baskılar vardı. Buna rağmen geri adım atmadık” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (10)

Sağlık emekçilerinin geçmişte yürüttüğü önemli direnişleri hatırlatan Eren, Balcalı Hastanesi’nde ve Numune Hastanesi’nde gerçekleştirilen iş bırakma eylemlerini anlattı. Taşeron işçilerin direnişlerinden sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına kadar pek çok mücadelede Muzaffer Yüksel’in ön saflarda yer aldığını söyledi.

Eren, “Muzaffer abi zor günlerde hep yanımızdaydı. Mücadelemize ışık tutan insanlardan biriydi. Onları unutmayacağız” diye konuştu.

Nazan Eroğlu: “Kendinden çok emekçileri düşünürdü”

Panelin moderatörü Nazan Eroğlu da Muzaffer Yüksel’in hastalık sürecine ilişkin anılarını paylaştı.

Eroğlu, “Her kontrole geldiğinde kendinden çok emekçileri anlatırdı. ‘Şu işçiyi gördüm, bu üyeyle karşılaştım’ derdi. Hastalığını bile ikinci plana atan bir insandı” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (9)

Yüksel’in Adana’ya büyük bağlılık duyduğunu belirten Eroğlu, “Gazipaşa’ya gittikten sonra bile sürekli Adana’yı özlediğini söylerdi. Adana onun için yaşam kaynağıydı” ifadelerini kullandı.

Kamuran Karaca: “Mücadelenin ön saflarında yer aldı”

Eğitim Sen eski Genel Başkanı Kamuran Karaca ise Muzaffer Yüksel’in sendikal hareketin kuruluş yıllarından itibaren aktif bir rol üstlendiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (13)

Karaca, “1 Mayıs tertip komitelerinde, sağlık emekçilerinin eylemlerinde, örgütlenme süreçlerinde hep ön saflardaydı. O dönem SES gerçekten adına uygun şekilde ses getiren eylemler yapıyordu” dedi.

Bugünkü sendikal hareketin temel sorununun yalnızca üye sayısı olmadığını ifade eden Karaca, “Sorun sınıf sendikacılığının zemin kaybetmesidir. Sayısal büyüklük örgütlenme anlamına gelmez. Önemli olan emekçilerin hakları için mücadele eden bir yapı oluşturabilmektir” diye konuştu.

Dr. Enver Seçinti’den şiirli veda

Whatsapp Image 2026 05 21 At 20.02.21

Dr. Enver Seçinti ise konuşmasında 12 Eylül sonrası ilk sendikal örgütlenme çalışmalarını anlatarak Muzaffer Yüksel’in o dönemde öncü isimlerden biri olduğunu söyledi.

“Muzaffer yalnızca sendikacı değildi, sosyalist bir insandı” diyen Seçinti, konuşmasının ardından Nazım Hikmet’in şiirinden bölümler okudu.

İmam Gözcü: “Onun her şeyi Adana’ydı”

Eğitimci İmam Gözcü de Yüksel ile aynı kuşaktan geldiklerini belirterek yıllara dayanan dostluklarını anlattı.

Gözcü, “Biz oturur uzun uzun geçmişi konuşurduk. O anlatırdı, ben dinlerdim. Mücadeleyi, örgütlenmeyi, eski dönemleri konuşurduk. Onun her şeyi Adana’ydı” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (12)

Muzaffer Yüksel’in kendi sağlığını ihmal ettiğini ifade eden Gözcü, “Herkese kendine dikkat etmesini söylerdi ama kendisi bunu yapmadı. Mücadele yoğunluğu onu çok yordu” diye konuştu.

Düzgün Ağuş: “Yoksulların dostuydu”

Eğitimci Düzgün Ağuş da Yüksel’in özellikle yoksul insanlara yardım etme konusundaki duyarlılığına dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (14)

“Muzaffer’in en önemli özelliği yoksulların dostu olmasıydı” diyen Ağuş, hastanelerde maddi imkânı olmayan insanların sorunlarıyla birebir ilgilendiğini, ihtiyaç sahiplerini geri çevirmediğini anlattı.

Ağuş, “Bir işçinin sağlık sorunu olduğunda kendisi ilgilenirdi. İnsan yanı çok güçlüydü” ifadelerini kullandı.

Abdulbari Kahraman: “Mücadeleden bir an bile kopmadı”

SES Adana Şubesi Mali Sekreteri Abdulbari Kahraman ise Muzaffer Yüksel’i son yıllarında tanıdığını belirterek, emekli olmasına rağmen mücadeleden hiç kopmadığını söyledi.

Çukurova Üniversitesinde Engelliler Haftasına Özel “Sınırları Kaldıran” Sanat Buluşması
Çukurova Üniversitesinde Engelliler Haftasına Özel “Sınırları Kaldıran” Sanat Buluşması
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 05 21 At 22.50.28 (15)

Kahraman, “Sendikayı nasıl büyütürüz, nasıl örgütleniriz diye sürekli düşünürdü. Alanlardan hiç ayrılmadı. Polis saldırılarından gözaltılara kadar her yerde vardı” dedi.

İnternet aramalarında karşısına çıkan fotoğraflardan söz eden Kahraman, “Elinde pankartla, polis saldırıları altında, eylemlerde yüzlerce fotoğrafı vardı. Çünkü o gerçek bir mücadele insanıydı” diye konuştu.

“Anısı mücadelede yaşayacak”

Yaklaşık üç saat süren panel boyunca konuşmacılar, Muzaffer Yüksel’in yalnızca bir sendika yöneticisi değil; emek, demokrasi ve dayanışma mücadelesinin önemli isimlerinden biri olduğunu vurguladı.

Panel, “Muzaffer Yüksel’in anısı mücadelede yaşayacak” mesajıyla sona erdi.

Muhabir: Güven BOĞA