Adana'da Eğitim Bir-Sen, Eğitim-İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Eğitim Gücü Sen Üyeleri Bir Okul Müdürünün Katledilmesine Dönük Bugün İş Bırakıyorlar.

Eğitim Sendikaları 10 Mayıs Cuma günü için almış oldukları bir günlük iş bırakma eylemi programına göre;

  • 09.00 itibariyle Eğitim sendikaları kendi sendikaları önünde (Eğitim Sen, Eğitim-İş, Eğitim Bir-Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen) buluşuyor.
  • 10.00 itibariyle bazı sendikalar Atatürk Parkında toplanarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyecek.
  • 11.00'de ise tüm sendikalar Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanacak ve orada ortak basın açıklaması yapacaklar.

EĞİTİM SENDİKALARININ KONUYLA İLGİLİ AÇIKLAMALARI;

İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan özel bir okulda görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli öğretmen İbrahim Oktugan bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonrasında hayatını kaybetmiştir.

Toplum olarak hayatımızın her aşamasında evde, sokakta, iş yerlerinde her gün karşı karşıya kaldığımız şiddet olgusunun uzun süredir okullarımızı da sarmalamış olması çok sayıda meslektaşımızın şiddetin hedefi haline gelmesine neden olmaktadır. Öncelikle kabul etmek gerekir ki okullarımızın sık sık şiddet haberleriyle gündeme gelmesinde başta Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olmak üzere tüm yetkililerin, hatta toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğu vardır. Toplum olarak hayatımızın her aşamasında yer alan şiddet olgusu, eğitim kurumlarını, okullarımızı ve öğretmenlerimizi de hedef almış durumdadır.

Yaşanan bu şiddet olayları adeta bir bakanlık politikasına dönüştürülen eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırılmasından ayrı düşünülemez. Eğitim emekçisi İbrahim Oktugan’ı hayattan koparan ne basit bir öfke krizi, ne failin öğrenci ya da veli oluşu, ne de öğrencinin uyruğu ile ilgilidir. Bizzat bakanın yaptığı açıklamalarda eğitim sisteminde yaşanan olumsuzlukların temel nedeni olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının velilerin elinde bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.

Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara rağmen alınmayan önlemler nedeniyle 40 yılını çocukların eğitimine adamış bir öğretmen arkadaşımızı, maalesef bakanlığın ideolojik örgütlenme alanına çevirdiği, yapboz tahtasına dönüştürdüğü eğitim politikalarının sonucu olarak kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Okullarda yaşanan şiddetin ve eğitim emekçilerine yönelik saldırıların önlenebilmesi, öncelikle her fırsatta eğitim emekçilerini hedef haline getiren politika ve uygulamalara son verilmesinden geçmektedir. Türkiye’nin her yerinde eğitim kurumlarında birbirine benzer şekillerde eğitim emekçilerini hedef alan şiddet olaylarının yaşanması, şiddetin arkasındaki nedenlerin ortaya çıkarılmasını, eğitim kurumlarında eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasını gerektirmektedir. Okulda şiddet olaylarının son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz.

Eğitim emekçilerinin, başta MEB olmak üzere eğitim sendikalarının ve tüm toplum kesimlerinin desteğini hissetmeye ihtiyaçları vardır. Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı olmalıdır.

Eğitim Sen, Liyakat ve yeterlilik yerine sadakat, yandaşlık, sendikal ve siyasal kayırmacılık ilişkileri öne çıkıyor Eğitim Sen, Liyakat ve yeterlilik yerine sadakat, yandaşlık, sendikal ve siyasal kayırmacılık ilişkileri öne çıkıyor

Eğitim emekçilerine yönelik şiddet konusunda, tüm demokratik kamuoyunu birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

EĞİTİM SENDİKALARI OLARAK BUGÜN 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKIYORUZ. Ankara’da MEB önünde, diğer illerde de İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde olacağız.

Editör: Haber Merkezi