Özel İtalyan Lisesi’nde Tarihi Gün: Eğitim Emekçileri Onur Grevinde!
İstanbul’un en köklü eğitim kurumlarından biri olan Özel İtalyan Lisesindeki sendikal mücadelemiz, tarihe geçecek bir kararlılıkla meydanlara taşındı. Sendikamız çatısı altında örgütlenen eğitim emekçileri, dayatılan sefalet ücretlerine ve ayrımcı politikalara karşı bugün itibarıyla (2 Şubat 2026) greve çıktı.
Emeğin Milliyeti, Ayrımcılığın Bahanesi Olmaz!
İlk ders zilinin çalmasıyla beraber okul önünde toplanan eğitim emekçileri, yönetimin yıllardır sürdürdüğü sistematik sömürü düzenini teşhir etti. Yapılan açıklamada, aynı çatı altında, aynı emeği veren öğretmenler arasında kurulan kast sistemine dikkat çekildi. İtalyan meslektaşlarının 6 kat daha düşük ücretle, daha ağır iş yükü altında çalıştırılan üyelerimiz, bu adaletsizliğin bir insan hakları meselesi olduğunu vurguladı.
İstanbul şubelerimiz ve Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ’e bağlı kardeş sendikaların yöneticilerinin de destek verdiği grevimiz, TÜRK-İŞ İstanbul 1. Bölge Sorumlusu Halil Faki Erdal’ın dayanışma sözleriyle başladı:

“Tez-Koop-İş Sendikamız, Özel İtalyan Lisesinde gerekli yetki çoğunluğunu sağladı ve toplu iş sözleşmesi masasına oturdu. Tez-Koop-İş Sendikası, TÜRK-İŞ’in içindeki en büyük sendikalardan bir tanesi. Yaptığı toplu iş sözleşmeleriyle, aldığı haklarla anılan sendikalarımızdan birisi. Özel İtalyan Lisesinde de aynılarını yapmak için gayret sarf etti. Toplu sözleşme ne için vardır? İnsanlar neden sendikaya ihtiyaç duyarlar? Sendika, emekçilerin anayasal haklarını kullanarak, yaşadıkları adaletsizlikleri, haksızlıkları, hukuksuzlukları yenmek için vardır. Toplu iş sözleşmesi, emekçilerin kendilerinin ve çocuklarının geleceğini garanti altına almak için vardır. Özel İtalyan Lisesinde çalışan öğretmenlerimiz de örgütlenerek bu hakkı elde ettiler. Ancak okul yöneticileri sendikamızın tekliflerini sürekli geri çevirerek ve görmezden gelerek sıfır teklif dayatmasını sürdürdü. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, eşitsizliğe karşıyız. Biz çok kıymetli öğretmenlerimizin yanındayız. Kimseden sadaka istemiyoruz. Hakça pay istiyoruz. Verdiğimiz hizmetin karşılığını istiyoruz. Teslimiyetçi değiliz. Özel İtalyan Lisesi yönetimi, tüm emek dostlarımızla ve sendikalarımızla birlikte değerli öğretmenlerimizin yanında olacağımızı bilsin. Öğretmenlerimiz yalnız değil. Grev uygulamamız büyüyerek devam edecek. TÜRK-İŞ bir buçuk milyon kişiden oluşan büyük ailesiyle öğretmenlerin yanındadır! Kıymetli öğretmenlerimize verdiğiniz ücretler yoksulluk sınırının altında. Bunu kabul edemeyiz. Toplu sözleşme masasında Tez-Koop-İş Sendikasının uzattığı eli havada bırakırsanız burası eylem alanına dönecek. ‘Eylemse eylem, grevse grev!’ diyoruz.”
Basın açıklamasını okuyan Sendikamız İstanbul 5 No.lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, özetle şunları söyledi:
“Söz bitti, sıra grevde! Yönetimin tutumu karşı kelimelerimiz tükenmiştir. Bugünden itibaren okul koridorlarında sessizlik değil emeğin haklı isyanı yankılanacaktır. Daha önce pek çok kez buradan okul yönetimine çağrıda bulunmuş, onları uçurumun eşiğinden dönmeye ve adaleti tesis etmeye davet etmiştik. İyi niyetli bir çözüm beklediğimizi ifade etmiştik.
İki aylık bu süre zarfında okul yönetimi eğitim tarihine geçecek büyük bir vurdumduymazlık örneği sergilemiş; tek bir somut adım atmamıştır. Sendikamızın yapıcı önerilerine ve barışçıl tekliflerine karşı bir teklif iletme nezaketi dahi göstermemiştir. Diyalog kanallarını tıkayan yönetim, grev sürecini bir zorunluluk haline getirmiştir. Sınıfların boş kalmasının, eğitim faaliyetlerinin durmasının biricik sorumlusu okul yönetimdir. Bu durum yalnızca biz öğretmenleri değil, velilerimizi ve geleceğimiz olan öğrencilerimizi de derinden etkilemektedir. Velilerimiz bu okulu yüksek ücretlerle finanse edip çocuklarının evrensel değerleri ve adaleti öğrenmesini beklemektedir. Oysa okul yönetimi, kendi içinde derin bir ayrımcılığı kurumsallaştırmaktadır.
İtalyan meslektaşlarıyla aynı sınıflara girip aynı akademik sorumlulukları üstlenirken, Türk öğretmenlerin 6 kat daha düşük ücretlere mahkûm edilmesi hiçbir teknik gerekçeyle açıklanamaz. Bunun vicdani ve etik hiçbir karşılığı yoktur. Yönetimin, 2025 yılı için yüzde sıfır artış teklif etmesi, eğitime yapılan bir hakaret, emeğe karşı bir saldırıdır.
Buradan Millî Eğitim Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerine sesleniyoruz. Türk öğretmenlerin mesleki itibarlarını ve onurunu koruyun.
Çözüm önerilerimize kulaklarını tıkayan okul yönetimine de bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Gelin, öğrencilerimizi daha fazla mağdur etmeden, velilerimizin haklı kaygılarını giderecek ve öğretmenlerimizin onurunu koruyacak makul bir çözümde buluşalım. Bizim amacımız emeğin değer gördüğü bir çalışma ortamını tesis etmektir. Göz bebeğimiz olan öğrencilerimiz için öğretmenlerin huzurlu bir zihinle sınıflarına dönme olanağını sağlayın.
Bugün İtalyan Lisesinde yaktığımız bu adalet ateşi, sadece bu kurumla sınırlı kalmamalı, tüm eğitim camiasına bir umut ışığı olmalıdır. Biliyoruz ki Türkiye’nin dört bir yanındaki özel okullarda ve vakıf üniversitelerinde görev yapan on binlerce meslektaşımız güvencesizlik, düşük ücret, ağır iş yükü altında ezilmektedir. Örgütsüz bir emek her zaman sömürülmeye mahkûmdur, bizler omuz omuza vererek bu düzeni değiştireceğiz.
Bugün ‘aynı okul, iki farklı dünya’ dayatmasına karşı bir haysiyet mücadelesindeyiz. Tez-Koop-İş Sendikası olarak bu onurlu davalarında üyelerimizin yanındayız. Okul yönetimi bilmelidir ki akla, vicdana ve ekonomik gerçeklere uygun bir biçimle masaya gelinmediği sürece buradayız. Mücadelemizden bir milim geri adım atmayacağız; okulun önünden ayrılmayacağız. Yaşasın onurlu mücadelemiz!”
Velilere Çağrı: “Müşteri Olmayın, Mücadelemize Ortak Olun”
Eğitim emekçileri, okul ücretlerine Euro bazında %300 zam yapan yönetimin, bu kaynağı öğretmenlerden esirgediğini belirtti. Velilere seslenen öğretmenler, “Öğretmeni borç batağında olan bir okulda nitelikli eğitimden söz edilemez. Bu sömürü çarkına birlikte çomak sokalım” diyerek çağrıda bulundu.
“Dersimiz: Direniş!”
Grev alanından yükselen ses netti: Kavgalarının meslektaşlarıyla değil; öğretmenleri sınıflandıran, emeği değersizleştiren zihniyetle olduğunu vurgulayan eğitim emekçisi üyelerimiz “Sadaka Değil Toplu Sözleşme!”, “İş, Ekmek Yoksa Barış da Yok!” diye haykırdı. Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, haklı talepleri karşılık buluncaya kadar grevlerini sürdürerek direniş dersi vermeye devam edecekler.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Sadaka Değil Toplu Sözleşme!





