Papa 14. Leo, Fransa ziyaretinin son gününde Metz’deki Robert Schuman Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Barış ve Birlik İçin Avrupa’nın Köklerine” başlıklı toplantıda konuştu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da katıldığı toplantıda Papa, Avrupa’nın geleceğini kıtanın savaşlarla dolu geçmişi ve sonrasında kurulan iş birliği üzerinden değerlendirdi.

“Barış arayışı aktif bir çaba gerektirir”

Avrupa’da yeniden savaş yaşandığını ve sivillerin hayatını kaybettiğini belirten Papa, kalıcı barış için sabırlı diyalog ve müzakere gerektiğini söyledi. Tarafların barış adına bazı tutumlarından ödün vermeye hazır olması gerektiğini ifade etti.

Papa, barış arayışının saf bir iyimserlik olarak görülmemesini isterken silahlanmanın çözüm olduğu düşüncesine de karşı çıktı. Avrupa’nın yalnızca mevcut savaşların etkisini sınırlamaya ya da gelecekteki savaşlara hazırlanmaya odaklanmak yerine, barışı kuracak somut yollar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Uluslararası hukuk ve çok taraflılık vurgusu

Papa 14. Leo, uluslararası hukukun ve çok taraflı iş birliğinin devletler arasında eşitliği esas aldığını belirterek bunları hâkimiyet kurma isteğine karşı en güçlü araçlar arasında gösterdi. Devletlerin verdikleri sözlere bağlı kalmasının önemine dikkat çekti; yalan ve aldatmanın ilişkilerdeki güveni aşındırdığını söyledi.

Avrupa’nın farklı görüş ve çıkarları çatışma yerine görüşmeyle ele alma deneyimine işaret eden Papa, kıtanın bu birikimini bugün de kullanması gerektiğini ifade etti.

Göç, birlikte yaşam ve Avrupa’nın kökleri

Konuşmasında Avrupa’nın Hristiyanlık tarihindeki köklerine değinen Papa, kıtayı yalnızca coğrafi bir alan olarak değil, başka kültürlerle karşılaşmalar yoluyla şekillenmiş tarihsel bir yapı olarak tanımladı. Demokrasi, eşitlik, özgürlük ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerin çok kültürlü toplumlarda birlikte yaşamın temeli olduğunu söyledi.

Savaş, baskı ve yoksulluktan kaçan insanların Avrupa’ya gelişine de değinen Papa, göçmenler için güvenli ve yasal yolların, korumanın ve topluma katılımı sağlayacak politikaların önemini vurguladı. Konuşmasını gençlere barışı ailelerinde, okullarında, kentlerinde ve siyasi yaşamda büyütme çağrısıyla tamamladı.