Birleşmiş Milletler'in UNICEF, UN Women ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) aracılığıyla yayımladığı küresel araştırmalar, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel şiddetin boyutlarını ortaya koyuyor. UNICEF verilerine göre dünya genelinde 370 milyondan fazla kız çocuğu ve kadın, 18 yaşından önce tecavüz veya cinsel saldırıya maruz kaldı. Temas içermeyen cinsel şiddet biçimleri de hesaba katıldığında bu sayı 650 milyona ulaşıyor. Araştırmalar, faillerin sıklıkla mağdurların tanıdığı kişiler olduğunu ve yaşanan şiddetin büyük bölümünün yetkili makamlara bildirilmediğini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler kuruluşlarının yayımladığı araştırmalar, cinsel şiddetin dünyanın bütün bölgelerinde milyonlarca insanın yaşamını etkileyen ciddi bir insan hakları ve halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
UNICEF'in Ekim 2024'te yayımladığı küresel tahminler ile Dünya Sağlık Örgütü'nün Kasım 2025'te açıkladığı araştırma, özellikle çocukluk döneminde yaşanan cinsel şiddetin yaygınlığına, kadınlara yönelik partner şiddetine ve mağdurların yaşadıklarını açıklamalarının önündeki engellere dikkat çekiyor.
370 Milyondan Fazla Kız Çocuğu ve Kadın Çocuklukta Cinsel Saldırıya Maruz Kaldı
UNICEF'in 2024 yılında yayımladığı When Numbers Demand Action: Confronting the Global Scale of Sexual Violence Against Children başlıklı araştırmasına göre, dünya genelinde yaşayan 370 milyondan fazla kız çocuğu ve kadın, 18 yaşına gelmeden önce tecavüz veya cinsel saldırı yaşadı.
Bu sayı, yaklaşık her sekiz kız çocuğu ve kadından birine karşılık geliyor.
Araştırma, yalnızca fiziksel temas içeren saldırıları değil, çevrim içi veya sözlü cinsel şiddet gibi temas içermeyen biçimleri de kapsayacak şekilde genişletildiğinde, çocuklukta cinsel şiddet yaşamış kız çocukları ve kadınların sayısının yaklaşık 650 milyona yükseldiğini ortaya koyuyor.
Bu bulgu, dünya genelinde yaklaşık her beş kız çocuğu ve kadından birinin 18 yaşından önce cinsel şiddetin en az bir biçimine maruz kaldığını gösteriyor.
Erkek Çocukları da Cinsel Şiddetin Hedefinde
UNICEF araştırması, cinsel şiddetin yalnızca kız çocuklarını etkilemediğini de ortaya koyuyor.
Çocuklukta temas içeren ve içermeyen cinsel şiddet biçimleri birlikte değerlendirildiğinde, dünya genelinde yaklaşık 410 milyon ila 530 milyon erkek çocuğu ve erkeğin 18 yaşından önce cinsel şiddete maruz kaldığı tahmin ediliyor.
Bu tahmin, yaklaşık her yedi erkekten birine karşılık geliyor.
BM verileri, çocuklara yönelik cinsel şiddetin toplumsal cinsiyet, yaş, aile ilişkileri ve güç eşitsizlikleriyle bağlantılı biçimde ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Failler Çoğu Zaman Çocukların Tanıdığı Kişiler
UNICEF'in farklı ülkelerde yürütülen araştırmalardan derlediği bulgular, cinsel şiddetin yalnızca yabancılar tarafından gerçekleştirilen saldırılarla sınırlı olmadığını gösteriyor.
UNICEF'in 2017 yılında yayımladığı ve 28 ülkeden elde edilen verileri içeren araştırmaya göre, zorla cinsel ilişkiye maruz kaldığını bildiren ergen kızların yaklaşık yüzde 90'ı ilk olayın failini tanıdığını belirtti.
UNICEF'in 2024 araştırmasında yer alan 10 ülkeye ilişkin veriler de çocuklukta cinsel saldırı yaşamış genç kadınların ilk olayda en sık mevcut veya eski partnerlerini, genç erkeklerin ise arkadaşlarını veya sınıf arkadaşlarını fail olarak tanımladığını gösteriyor.
Bu bulgular, çocukların korunmasında yalnızca kamusal alanlardaki güvenlik önlemlerinin değil, aile, okul, yakın çevre ve çocukların ilişki kurduğu diğer ortamlardaki koruyucu mekanizmaların da önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte, bu araştırmalardaki oranlar bütün dünyadaki cinsel şiddet faillerinin dağılımını temsil eden tek bir küresel istatistik olarak değerlendirilmemeli.
Cinsel Şiddet Vakalarının Büyük Bölümü Gizli Kalıyor
Birleşmiş Milletler araştırmalarının dikkat çektiği bir diğer sorun, cinsel şiddete maruz kalanların yaşadıklarını açıklamakta ve destek mekanizmalarına ulaşmakta karşılaştıkları güçlükler.
UNICEF'in 2024 araştırmasına göre, çocuklukta temas içeren cinsel şiddete maruz kalmış 18–24 yaşındaki genç kadınların, veri bulunan ülkelerde yaklaşık 10'da 7'si yaşadıklarını hiç kimseye anlatmadı.
UN Women'ın kadınlara yönelik şiddet konusunda yayımladığı veriler ise şiddet yaşayan kadınların yüzde 40'ından azının herhangi bir yardım aradığını gösteriyor.
BM kuruluşlarının araştırmaları, şiddetin açıklanmasının önündeki engeller arasında damgalanma korkusu, toplumsal baskılar, faile bağımlılık, güvenlik endişeleri ve destek mekanizmalarına erişimdeki güçlüklerin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bu nedenle resmi kurumlara yansıyan olay sayıları, cinsel şiddetin gerçek yaygınlığını tek başına ortaya koymaya yetmiyor.
Dünya Genelinde Yaklaşık 840 Milyon Kadın Şiddete Maruz Kaldı
Dünya Sağlık Örgütü'nün Kasım 2025'te yayımladığı küresel araştırmaya göre, yaklaşık 840 milyon kadın yaşamı boyunca partneri tarafından uygulanan fiziksel ve/veya cinsel şiddete ya da partneri dışındaki kişiler tarafından gerçekleştirilen cinsel şiddete maruz kaldı.
Bu sayı, dünya genelinde yaklaşık her üç kadından birine karşılık geliyor.
Ancak 840 milyonluk tahminin yalnızca cinsel saldırıları kapsamadığına dikkat çekiliyor. Araştırma, yakın partner tarafından uygulanan fiziksel şiddeti de içeriyor.
WHO'nun bulguları, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel olaylar olarak değil; eşitsizlikler, toplumsal ilişkiler, sağlık hizmetlerine erişim ve hukuki koruma mekanizmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Çocukları Korumak İçin Önleme ve Destek Mekanizmaları Güçlendirilmeli
UNICEF ve diğer BM kuruluşları, çocuklara yönelik cinsel şiddetin önlenebilmesi için çocuk koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, mağdurların güvenli biçimde başvurabileceği mekanizmaların oluşturulması ve çocukların yaşlarına uygun bilgilendirmeye erişebilmesi gerektiğini vurguluyor.
Araştırmaların ortaya koyduğu tablo, yalnızca cezai yaptırımların değil, şiddeti önlemeye yönelik eğitim, erken müdahale, sağlık hizmetleri, psikososyal destek ve etkili başvuru mekanizmalarının da önemini gösteriyor.
Özellikle faillerin mağdurların yakın çevresinden olabildiği durumlarda, çocukların yaşadıklarını güvenle anlatabilecekleri bağımsız ve erişilebilir destek sistemlerinin bulunması kritik önem taşıyor.
BM Verilerinin Ortaya Koyduğu Tablo
UNICEF, UN Women ve Dünya Sağlık Örgütü'nün araştırmaları birlikte değerlendirildiğinde, cinsel şiddetin yaygınlığı kadar görünmezliğinin de önemli bir sorun olduğu anlaşılıyor.
Çocuklukta cinsel şiddet yaşayan yüz milyonlarca insanın varlığı, faillerin çoğu zaman tanıdık kişiler olması ve yaşanan olayların önemli bölümünün açıklanmaması, koruma politikalarının yalnızca bildirilen vakalar üzerinden oluşturulmasının yetersiz kalabileceğini gösteriyor.
BM kuruluşlarının bulguları, cinsel şiddetin önlenmesinin, mağdurların desteklenmesinin ve çocukların güvenliğinin sağlanmasının uluslararası düzeyde sürekli ve kapsamlı politikalar gerektirdiğine işaret ediyor.





