Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda düzenlenen Ramazan ayı etkinliklerini “Talibanlaşma” ve “gericilik” olarak nitelendiren 168 kişilik grup hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Tekin, yapılan çalışmaların anayasal çerçevede yürütüldüğünü belirterek, “Dayanışma ve kardeşliği vurgulamak laikliği ortadan kaldırmak değildir” dedi.

Artvin Ziyareti

Bakan Tekin, sabah saatlerinde geldiği Artvin’de ilk olarak Artvin Çoruh İlkokulu’nu ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Ardından Artvin Valiliği’ni ziyaret eden Tekin, valilik şeref defterini imzaladı ve il eğitim değerlendirme programına katıldı.

Program sonrası açıklamalarda bulunan Tekin, 2002’den itibaren eğitim alanında önemli dönüşümler yaşandığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de eğitim öğretim süreçlerinde ciddi bir devrim yapıldı” ifadelerini kullandı.

“Anayasanın Tamamına Göre Hareket Ediyoruz”

Ramazan ayı etkinliklerine yönelik eleştirilere de değinen Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın anayasa ve mevzuat çerçevesinde hareket ettiğini söyledi. Eleştiride bulunanların anayasanın “kendi işlerine gelen maddelerine” baktığını savunan Tekin, 168 kişinin imzaladığı metinde bakanlığı zan altında bırakan ifadeler yer aldığını kaydetti.

ÇGC’ye yakışan devir-teslim
ÇGC’ye yakışan devir-teslim
İçeriği Görüntüle

Tekin, söz konusu metindeki ifadelerin suç teşkil ettiğini düşündüğünü belirterek, “Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Bununla ilgili suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

“En Ağır İfadeyi Misliyle İade Ediyorum”

Ramazan etkinliklerinin milli dayanışma, birlik ve kardeşlik vurgusu taşıdığını dile getiren Tekin, bu faaliyetlerin “eğitimde Talibanlaşma süreci” olarak tanımlanmasını kabul edilemez bulduğunu söyledi.

“Gerici azınlık” ifadesine tepki gösteren Tekin, “Bunu söyleyen kişilere misliyle iade ediyorum” dedi.

“Laikliği Savunmak Suç Değildir”

Suç duyurusu kararının demokratik bir hak olduğunu belirten Tekin, “Laikliği savunmak suç değildir. Laiklik, dini inanç ve ibadet hürriyetinin devlet tarafından güvence altına alınmasıdır” ifadelerini kullandı.

Tekin, yürütme organı olarak anayasanın çizdiği çerçevede hareket ettiklerini vurgulayarak, yapılan eleştiriler karşısında yargı yoluna başvurmanın da demokratik hukuk devleti içinde meşru bir hak olduğunu söyledi.

Muhabir: Haber Merkezi