İşçiler, “Sendikalı olmak suç değildir” diyerek sendikalı, güvenceli ve kadrolu biçimde işe iade talebini sürdürüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın TÜMTİS’e toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini resmen belgelemesine rağmen, Özgüneş Taşımacılık 31 Aralık 2025’te 185 liman işçisini “ihaleyi alamadığı” gerekçesiyle işsiz bıraktı. Yeni yıla açlık ve güvencesizlikle giren işçiler, sendikalı ve kadrolu işe dönüş talebiyle Mersin Limanı A Kapısı önünde 38 gündür direniyor.
Sendikal Hak Kullanan İşçiler Kapının Önünde
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ (MIP) ile taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından işten çıkarılan 185 liman işçisinin direnişi 38’inci gününü geride bıraktı. Mersin Limanı’nda yükleme ve boşaltma işlerinde çalışan işçiler, sendikalı oldukları gerekçesiyle işten atıldıklarını belirterek işe iade talebiyle eylemlerini sürdürüyor.
Aileleriyle birlikte MIP A Kapısı önünde bir araya gelen işçiler, “Sendikalı olmak suç değildir” sloganlarıyla hem işlerini hem de anayasal haklarını savunduklarını vurguluyor.
Ağır ve Güvencesiz Koşullara Karşı Sendikalaşma
Özgüneş Taşımacılık bünyesinde çalışan liman emekçileri, ağır ve güvencesiz çalışma koşulları altında, zaman zaman 24 saate varan vardiyalarla çalıştıklarını ifade ediyor. İşçiler, bu koşullara karşı 2022 yılında Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye olarak örgütlenme yolunu seçti.
Sendikanın yürüttüğü çalışmalar sonucunda toplu iş sözleşmesi için gerekli çoğunluk 2022’de sağlandı. İşverenin yetki tespitine yönelik tüm itirazları mahkemelerce reddedilirken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 22 Ekim 2025 tarihli yazısıyla TÜMTİS’in toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi resmen belgelendi.
TİS Süreci Devam Ederken İşten Çıkarma
Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sürerken, işveren 31 Aralık 2025’te “ihaleyi alamadığı” gerekçesiyle 185 işçiyi sözlü beyanla işten çıkardı. İşçiler ise bu gerekçenin gerçeği yansıtmadığını, asıl nedenin sendikalaşma ve toplu sözleşme süreci olduğunu dile getirdi.
Aynı dönemde işverenin, taşeronlar aracılığıyla İŞKUR desteklerini kullanarak yaklaşık 300 yeni işçiyi işe aldığı da işçilerin tepkisini artırdı. Yeni yıla işsiz giren 185 liman emekçisi, bu tabloyu “sendikasızlaştırma ve örgütsüzleştirme hamlesi” olarak nitelendirdi.
“Ülkenin En Yoğun Limanında Asıl İşi Biz Yapıyorduk”
TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, direniş alanında yaptığı açıklamada, işçilerin limanın asıl ve en kritik işlerini yürüttüğünü belirterek şunları söyledi:
“Limanın en önemli işini yapan işçiler, taşeron eliyle kölece koşullarda çalıştırılıyordu. Düşük ücret, fazla mesai ve 24 saate çıkan vardiyalara karşı 3,5 yıl önce sendikamızda örgütlendiler. İşverenin yetki itirazları, istifaya zorlama baskıları ve e-Devlet şifrelerini toplama girişimleri boşa çıktı. Tüm davaları kazandık ve TİS masasına oturduk. İdari maddelerin büyük bölümünde anlaşma sağlanmışken, işveren ‘buradan çekiliyorum’ diyerek işçileri kapının önüne koydu. Bize göre MIP ve Özgüneş, sendikadan kurtulmak için bu süreci birlikte yönetti.”
“İşe İade Olana Kadar Vazgeçmeyeceğiz”
Gürkan, işçilerin kararlılığına dikkat çekerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Daha önce benzer taşeron uygulamalarında işçilerin kadroya alındığını hatırlatan Gürkan, “Üyelerimiz kadrolu ve güvenceli biçimde işlerine dönene kadar A Kapısı önündeyiz” dedi.
İşe iade davalarının açıldığını belirten sendika yetkilileri ve işçiler, hukuki ve fiili mücadelenin birlikte süreceğini ifade ediyor. Özelleştirilerek yabancı sermayeye devredilen limanda, sendikal hakların gasp edilmesine izin vermeyeceklerini dile getiren işçiler, direnişin yalnızca kendi işleri için değil, tüm liman emekçilerinin geleceği için olduğunu söylüyor.








