Translarla Birlikte, Translar İçin Çalışan Örgütlerden Ortak Açıklama

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Mersin LGBT 7 Renk Araştırma ve Dayanışma Derneği ile Kapsama Alanı gibi örgütler, 31 Mart Trans Görünürlük Günü kapsamında ortak bir açıklama yayınladı. Açıklamada, transların görünürlüğünün yalnızca fark edilme değil, temel insan haklarına erişim için bir gereklilik olduğu vurgulandı.

Görünürlük: Bir Hak ve Varoluşun Temeli

2009 yılında aktivist Rachel Crandall tarafından başlatılan Trans Görünürlük Günü, transların yalnızca şiddet ve trajedilerle anılmasına karşı bir tepki olarak ortaya çıktı. Bugün ise, küresel bir direniş ve kutlamanın simgesi haline geldi. Açıklamada, görünürlüğün barınma, eğitim, sağlık ve istihdam gibi temel haklara erişimin anahtarı olduğu belirtildi.

1 Nisan’da Adana’da Oya Tekin İçin Özgürlük Çağrısı: Demokrasi Güçleri Basın Açıklamasına Davet Edildi
1 Nisan’da Adana’da Oya Tekin İçin Özgürlük Çağrısı: Demokrasi Güçleri Basın Açıklamasına Davet Edildi
İçeriği Görüntüle

Örgütler, toplumsal yalnızlaştırma ve sessizliğin transların kendi potansiyelini gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Transların, bilimden sanata, akademiden iş dünyasına kadar her alanda varlık gösterdiği ve yeteneğin kimliğe sığdırılamayacağını kanıtladığı ifade edildi.

Sağlık ve Uyum Süreci Hakkı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ICD-11 tanılama rehberiyle trans varoluşları bir "akıl hastalığı" kategorisinden çıkararak cinsel sağlık durumu olarak tanımladı ve trans sağlığını evrensel bir hak olarak tescilledi. WPATH tarafından yayımlanan SOC-8 protokolleri, beden/cinsiyet uyum sürecinin bir tercih değil, psikososyal bütünlük için tıbbi bir zorunluluk olduğunu belirtiyor.

Amerikan Tabipler Birliği (AMA) ve Amerikan Psikoloji Birliği (APA) verilerine göre, bu süreçlere erişim, intihar eğilimini ve depresyon oranlarını %70-80 oranında azaltıyor. Bilimsel araştırmalar, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesinin toplumsal dışlanmayla birleştiğinde translar üzerindeki travmayı artırdığını ortaya koyuyor.

Trans Hakları İçin Somut Talepler

Ortak açıklamada, transların haklarını güvence altına alacak somut talepler sıralandı:

  1. Güvenceli ve Bilime Uygun Uyum Süreci: Hormon ve tıbbi süreçlerdeki kısıtlamaların kaldırılması, patolojikleştirilmeden ve uluslararası standartlarda sürdürülmesi.
  2. Güvenceli Çalışma Ortamı ve İstihdam: İş hayatında ayrımcılığa son verilmesi, eşit işe eşit ücret, mobbingden uzak güvenli çalışma ortamları.
  3. Örgütlenme ve İfade Özgürlüğü: Trans öz örgütlerine yönelik yargısal baskı ve etkinlik yasaklarının kaldırılması.
  4. Sistematik Hak İhlallerinin Durdurulması: Barınma, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimdeki engellerin kaldırılması, eşit yurttaş olarak tanınma.
  5. Şiddete Karşı Etkin Yasal Koruma: Nefret suçlarının caydırıcı yasalarla korunması, trans cinayetlerine karşı önleyici mekanizmalar.
  6. Kendi Kaderini Tayin Hakkı: İsim ve kimlik hanesi değişikliklerinin kolay, beyan esaslı ve onura uygun yapılması.

Açıklamada, tüm taleplerin anayasal haklar ve evrensel hukuk çerçevesinde olduğu, nefret söylemi ve dezenformasyona karşı durmanın insan hakları savunuculuğu kapsamında olduğu vurgulandı.

Ulusal ve Uluslararası Dayanışma

Açıklamaya imza atan diğer örgütler arasında şunlar yer aldı:

  • 17 Mayıs Derneği
  • Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi (bil+)
  • Kaos GL Derneği
  • ÜniKuir Derneği
  • Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER)
  • Genç LGBTİ+ Derneği
  • Murat Çekiç İnsan Hakları Derneği
  • Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)
  • Devrimci Sosyalist İşçi

Ortak açıklama, transların kendi kimliğiyle güven içinde yaşadığı bir gelecek için mücadelenin devam edeceğini duyurdu.

Muhabir: Güven BOĞA