Türkiye genelinde 80 baro, Adalet Bakanı’nın bir televizyon programında tutukluların avukatlarıyla görüşme usullerine ilişkin yaptığı açıklamalara karşı ortak bir bildiri yayımladı. “Savunma Hakkına Dokunulmamalı” başlığıyla 14 Şubat 2026 tarihinde yapılan açıklamada, savunma hakkının hukuk devletinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.
“Mevzuat Değişikliği” Sinyaline Tepki
Ortak açıklamada, Adalet Bakanı’nın programda kullandığı, “Tutuklu kişilerin avukatları müvekkilleriyle sürekli görüşme sağlayabiliyorlar. Örneğin bir avukat sabah 8’de giriş yapıyor ve gece 24.00’da çıkış yapıyor. Tutuklu şahıs tüm notlarını, tüm açıklamalarını, tüm talimatlarını avukatı aracılığıyla dışarı çıkarabiliyor. Mevzuat boşluğumuz var. Bu konuda gerekli talimatları verdim. Meclisimizin gündemine getireceğiz, mevzuat değişikliği yapılacak” yönündeki ifadelerine yer verildi.
Barolar, bu açıklamaların savunma makamını hedef aldığını ve kabul edilemez olduğunu belirtti.
“Savunma Hakkı Tarihsel ve Evrensel Bir Haktır”
Açıklamada, savunma hakkının insanlığın tarihsel gelişimiyle paralel ilerleyen, güçlü bir tarihsel arka plana sahip temel bir hak olduğu ifade edildi. Uluslararası sözleşmeler, yüksek yargı kararları ve içtihatlarla savunma hakkının sürekli geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Soruşturmanın başladığı andan özgürlüğe kavuşulana kadar bireyin en önemli temsilcisinin avukat olduğu vurgulanan bildiride, özgürlüğü kısıtlanan kişilerin hem hukuki yardım ihtiyacı hem de dış dünya ile bağlantısı açısından avukatlık mesleğinin yaşamsal önem taşıdığı belirtildi.
“Özgürlüğü Sınırlanan İnsan Köle Değildir”
Barolar açıklamalarında, özgürlüğü sınırlandırılan bireylerin köle değil, temel haklara sahip insanlar olduğunun altını çizdi. İfade özgürlüğü ve savunma hakkı gibi temel haklara müdahalenin insanın maddi ve manevi bütünlüğüne zarar vereceği kaydedildi.
Yargının kurucu unsurlarından biri olan bağımsız savunmanın temsilcisi avukatları yok sayan ve hedef gösteren söylemlerin kabul edilemeyeceği ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Aşağıda imzası olan Barolar olarak; insan haklarını koruma ve savunma yükümlülüğümüz çerçevesinde bu söylemlere katılmadığımızı, böylesi düzenlemelerin hukuk devletine ve bağımsız savunmaya zarar vereceğini kamuoyuna saygı ile duyururuz.”
80 Baro İmzaladı
Ortak açıklamaya imza atan 80 baro şunlardır:
-
Adana Barosu
-
Adıyaman Barosu
-
Afyonkarahisar Barosu
-
Ağrı Barosu
-
Aksaray Barosu
-
Amasya Barosu
-
Ankara Barosu
-
Antalya Barosu
-
Ardahan Barosu
-
Artvin Barosu
-
Aydın Barosu
-
Balıkesir Barosu
-
Bartın Barosu
-
Batman Barosu
-
Bayburt Barosu
-
Bilecik Barosu
-
Bingöl Barosu
-
Bitlis Barosu
-
Bolu Barosu
-
Burdur Barosu
-
Bursa Barosu
-
Çanakkale Barosu
-
Çankırı Barosu
-
Çorum Barosu
-
Denizli Barosu
-
Diyarbakır Barosu
-
Düzce Barosu
-
Edirne Barosu
-
Elazığ Barosu
-
Erzincan Barosu
-
Erzurum Barosu
-
Eskişehir Barosu
-
Gaziantep Barosu
-
Giresun Barosu
-
Gümüşhane Barosu
-
Hakkâri Barosu
-
Hatay Barosu
-
Iğdır Barosu
-
Isparta Barosu
-
İstanbul Barosu
-
İzmir Barosu
-
Kahramanmaraş Barosu
-
Karabük Barosu
-
Kars Barosu
-
Kastamonu Barosu
-
Kayseri Barosu
-
Kırıkkale Barosu
-
Kırklareli Barosu
-
Kırşehir Barosu
-
Kilis Barosu
-
Kocaeli Barosu
-
Konya Barosu
-
Kütahya Barosu
-
Malatya Barosu
-
Manisa Barosu
-
Mardin Barosu
-
Mersin Barosu
-
Muğla Barosu
-
Muş Barosu
-
Nevşehir Barosu
-
Niğde Barosu
-
Ordu Barosu
-
Osmaniye Barosu
-
Rize Barosu
-
Sakarya Barosu
-
Samsun Barosu
-
Siirt Barosu
-
Sinop Barosu
-
Sivas Barosu
-
Şanlıurfa Barosu
-
Şırnak Barosu
-
Tekirdağ Barosu
-
Tokat Barosu
-
Trabzon Barosu
-
Tunceli Barosu
-
Uşak Barosu
-
Van Barosu
-
Yalova Barosu
-
Yozgat Barosu
-
Zonguldak Barosu
Baroların bu çıkışı, savunma hakkına yönelik olası mevzuat değişikliği tartışmalarını yeni bir boyuta taşıdı.




