Demokrasi İçin Birlik, İHD Ankara Şubesi, 10 Ekim Barış Derneği ve KHK’li Platformları Birliği’nin çağrısıyla Ankara’da bir araya gelen adalet mücadelesi yürüten kurumlar, hukuksuzluk, cezasızlık ve baskı politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütme kararı aldı.
Demokrasi İçin Birlik, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, 10 Ekim Barış Derneği ve KHK’li Platformları Birliği’nin çağrısıyla 13 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düzenlenen buluşma, adalet mücadelesi yürüten çok sayıda kişi, kurum ve platformun katılımıyla gerçekleşti. Toplam 17 konuşmacının kurumları adına söz aldığı buluşma, Türkiye’de adalet, demokrasi ve barış mücadelesinin güncel durumu ve ortak mücadele olanaklarının tartışıldığı önemli bir zemin oldu.
Açılış Konuşması: Rıza Türmen
Buluşmanın açış konuşmasını yapan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Yargıcı Rıza Türmen, Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin kullanımında ciddi bir gerileme yaşandığını vurguladı. Adaletsizliğin eşitsizlikle birlikte derinleştiğini belirten Türmen, bu durumun uluslararası göstergelere de yansıdığını ifade etti. Stockholm Özgürlük Merkezi’nin araştırmasına atıfta bulunan Türmen, Türkiye’nin hukuk devleti endeksinde 2015 yılında 143 ülke arasında 80. sıradayken bugün 118. sıraya gerilediğini hatırlattı.
Toplumsal muhalefetin yargı eliyle susturulmak istendiğini dile getiren Türmen, “Bir yerde savaş ve anti demokratik uygulamalar varsa başka bir yerde barış kurulamaz. Demokrasi, adalet ve barış birbirinden ayrı düşünülemez,” dedi. Kalıcı barışın, çatışmaya yol açan nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Türmen, PKK’nin ortaya çıkışının bir sonuç olduğuna dikkat çekerek, bu sonuçları doğuran nedenler ortadan kaldırılmadan gerçek bir barıştan söz edilemeyeceğini söyledi.
Türmen, Kürt sorununun konuşulması, müzakere edilmesi ve demokratikleşme adımlarının atılmasının zorunlu olduğunu belirterek, sürecin doğru değerlendirilmesi halinde demokratik, çoğulcu, hukuk devletine saygılı, özgür ve eşitlikçi yeni bir Türkiye’nin kurulabileceğini ifade etti. “Bu yeni Türkiye, Kürtlerin ve Türklerin birlikte inşa edeceği bir Türkiye olmalıdır,” sözleriyle barış, demokrasi, adalet ve çözüm arasındaki diyalektik ilişkiye işaret etti.
Adalet Mücadelesinin Ortak Başlıkları
Açılış konuşmasının ardından söz alan kurum, platform ve çevre temsilcileri, adalet mücadelesinin farklı alanlarında yaşanan sorunları kapsamlı biçimde ele aldı. Yapılan değerlendirmelerde; adaletsizliğin hayatın her alanına yayıldığı, cezasızlığın kural, cezalandırmanın ise istisna haline geldiği vurgulandı. Son on yılda hukuksuzluk, baskı ve adaletsizliğin belirgin biçimde arttığına dikkat çekilirken, 2015 yılında barış görüşmelerinin devlet tarafından sona erdirilmesinin Türkiye’yi en karanlık dönemlerinden birine sürüklediği ifade edildi.
Katliamlar, KHK’ler, darbe girişimi ve ardından gelen otoriter uygulamaların, faşizan ve hukuk tanımaz bir dönemin başlangıcı olduğuna işaret edilen konuşmalarda; Alevilere, LGBTİ+’lara, Ermenilere, Araplara ve mültecilere yönelik nefret suçlarının son yıllarda cezasızlık politikalarıyla birlikte ciddi biçimde arttığı belirtildi. 11. Yargı Paketi’nde kadınlar ve LGBTİ+’lara yönelik kimi kısıtlayıcı hükümlerin toplumsal muhalefetin baskısıyla geri çekilmesinin önemli olduğu ancak idare eliyle anti demokratik uygulamaların sürdüğü ifade edildi.
Doğa, Cezaevleri ve Cezasızlık
Buluşmada doğa talanı da önemli başlıklardan biri oldu. Doğanın geri dönülemez biçimde tahrip edildiği, insan eliyle yapılan müdahalelerin nehirlerin “nehir olma”, dağların “dağ olma” hakkını elinden aldığı vurgulandı. Hayatın tüm canlılara ait olduğu, ancak insan merkezli düzenlemelerin türcülüğü beslediği ve bunun sokak hayvanlarına yönelik “katliam yasası” gibi uygulamalara dönüştüğü ifade edildi.
Katliam davalarında gerçek faillerin ortaya çıkarılmadığı, yargı süreçlerinin devletin rolünü gizlemeye dönük işletildiği dile getirilirken; darbe girişimi sonrası yürütülen yargılamaların adil olmaktan uzak olduğu, sorumluluğu açık olan bazı kişilerin yargılanmadığı, buna karşılık yetkisiz askeri öğrenciler ve erlerin ağır cezalara çarptırıldığı vurgulandı.
Cezaevlerindeki koşulların ikinci bir cezaya dönüştüğü, kuyu tipi cezaevlerinin insanlık dışı olduğu ve gözlem-idare kurullarının kararlarının adaletsizliği derinleştirdiği belirtilerek, bu politikaların yalnızca mahpusların değil toplumun tamamının insan olma hakkına yönelik bir saldırı olduğu ifade edildi.
Ortak Mücadele ve Kararlar
Konuşmalarda, tek tek kişi ve kurumların yürüttüğü adalet mücadelelerinin son derece kıymetli olduğu ancak kalıcı sonuçlar için ortak ve örgütlü bir mücadelenin zorunlu olduğu vurgulandı. Adalet ve barışın ayrılmaz bir bütün olduğu, mevcut sürecin gerçek bir barışa dönüşebilmesi için sivil toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil olması gerektiği ifade edildi.
Buluşmanın sonunda şu kararlar alındı:
-
Bu tür buluşmaların daha geniş katılımla sürdürülmesi,
-
Organizasyonu üstlenen dört kurumun bir sonraki toplantıyı da düzenlemesi,
-
Buluşmaya ilişkin bir sonuç metni hazırlanması,
-
Adalet mücadelesi yürüten kesimlerin eylem, etkinlik ve dava süreçlerinin paylaşılması için ortak bir çalışma grubunun oluşturulması.
Buluşma, “Adalet için barış, barış için adalet” vurgusuyla kamuoyuna saygıyla duyuruldu.
Buluşmada adalet, barış, demokrasi, doğa ve yaşam hakkı mücadelesinin farklı başlıklarını temsil eden kişi ve kurumlar söz aldı. “Adalet İçin Barış – Barış İçin Adalet” Buluşması’nda konuşan isimler şöyle oldu:
“Adalet İçin Barış – Barış İçin Adalet” Buluşması Konuşmacıları
-
İshak Kocabıyık – 10 Ekim Barış Derneği Eşsözcüsü
-
Rıza Türmen – Açış konuşmacısı, AİHM Yargıcı
-
Newroz Uysal – DEM Parti Şırnak Milletvekili
-
Ömer Faruk Yazmacı – İnsan Hakları Derneği Ankara Şube Eşbaşkanı
-
Mehtap Sakinci – 10 Ekim Barış Derneği
-
Ecehan Balta – İklim Adaleti Koalisyonu
-
Aziz Gülhan – KHK’li Platformları Birliği
-
Menderes Gündüz – Trafik cinayetinde oğlunu kaybeden baba
-
Efe Çatalbaş – Suruç Katliamı yaralısı
-
Kezban Kalın – Kursiyer Teğmen ailesi temsilcisi
-
Atilla Dirim – Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği
-
Deniz Soluğan – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
-
Zarife Çamalan – Ethem Sarısülük Ailesi / Alınteri
-
Veli Saçılık – 19 Aralık Hayata Dönüş Katliamı
-
Hasan Gökyıldız – Avrupa Arap Alevileri Birlikleri Federasyonu
-
Can Irmak Özinanır – Ankara Dayanışma Akademisi
-
Tuğan Mecal – Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi





