Vazgeçemem sanmıştım; Okuduğum alıntıları arka arkaya dizince çoktan vazgeçtiğimi fark ettim.

“Ormanda aynı ağacı iki kez gördüysen kaybolmuşsun demektir.” Ama biz hala tekrar tekrar aynı kişiye şans vermekten kendi içimizde kaybolduk. Sonu hep aynı biten hikâyeleri yaşamak için nasıl bir çocukluk geçirmiştik ki çıkamıyoruz bu döngüden! Herkeste gelip sana “Kolay atlattın diyor ya! Tanrı biliyor ben bir ara öldüm sandım, üstüme toprak atmayı unutmuşlar dedim hepsi bu

Yine de “Kime gidersen git, kimle ne yaşarsan yaşa, arkana dönüp baktığında bu beni gerçekten koşulsuz şartsız her halimle sevmişti diyebileceğin bir geçmiş bırakıyorum sana. Bu da sana son güzelliğim olsun.” “Bazen; en güzel hikâye olsan da okumayı sevmeyen birinin kütüphanesinde sadece tozlanırsın” Tabi ki de “Dünyadaki tüm kitaplar, tüm hesaplar, akıl oyunları, sayfalarca laflar sevginin yerini tutmaz. Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın” Ama unutma ki “kötü insanlardan da çok şey öğrenebilirsin, onlar gibi olmamayı mesela!

“Dağ dağa kavuşmaz da insan insana kavuşurmuş” atasözündeki dağlar bizmişiz meğer. Bizde bir ara kendimizi insan sanmışız! Herkes yanılabilir diyor şair. Oysa hayat; “Birinin doğru davranmasını beklemek için çok kısa, isteseydi yapardı de ve geç” Ama artık “İnsanların beni son ana kadar hayal kırıklığına uğratmasına izin veriyorum. Böylece onları hayatımdan çıkarırken içimde hiç şüphe kalmıyor” O yüzden sen yalnızca “Ne hissettiğini unut, neye layık olduğunu hatırla.” Böylelikle kendinle savaşmaktan vazgeçersin.

Ve Sevgili Kendim; “Kaybettiklerine takılıp kalma. Bazı şeyler gitmek için, bazı anlar da bitmek için vardır. Her kayıp biraz eksiltir ama biraz da olgunlaştırır. Yine de devam et. Çünkü hayat geriye doğru akmaz ama her zaman yeniden başlar” Ve “Kalp, sonunda akılla aynı fikirde olduğunda oyun biter.” Lakin bizim hikâyemizde “Işıkları sen kapattın ama bende açmayacağım. Karanlıktan korkuyorum ama merak etme onu da halledeceğim” o yüzden kendime hep şunu diyorum “korkma yanındayım.

Biliyor musun “Güvenilmek, sevilmekten daha büyük bir iltifattır” ve sen o treni çoktan kaçırdın. “Vazgeçmenin ruhumda ufacık bir iz bile bırakmadığı bu yola kendim girmedim. Beni iten ellerinin şefkatine artık muhtaç değilim” “Çünkü değişimin sırrı, eski ile savaşmak değil, tüm enerjini yeniyi inşa etmeye odaklamaktır.” Biliyor musunuz “Kuşları rahatsız etmemeye en çok özen gösteren kişi, aslında avcıdır. Bu yüzden bazı sahte ilgilere aldanmamak lazımmış” Geç oldu ama ben anladım!

Neyse “Bol bol su içmeyi, spor yapmayı ve sizinle uzun süre konuşmadan duran birinin sizi asla sevmediğini unutmayın…” Çünkü bazı şeyler olmayınca olmuyormuş, ben ikna oldum bu cümleye mesela! O yüzden “kaç yıl kaybetmiş olursanız olun, hayatınızın geri kalanını kurtarın” Çünkü bu yıl çok şey öğrendim. “Her şeyin bitebileceğini, ne kadar güvensen de boşa çıkabileceğini, birilerinin gidebileceğini ve bir şeylerin ne yaparsan yap olmayacağı ihtimalini de koydum cebime

O yüzden “mutlu bir hayat için; insanların bazılarını, hayvanların ise hepsini sev…

Artık mottomuz şu olsun;
“Olursa olur, olmazsa daha iyisi olur” sonrada bir kahve iç, hepsi bu…

Çünkü ikili ilişkilerde uyumu yakalamak için çok uğraştığında kendinden çok şeyin eksildiğinin farkına varmazsın. Aslında uyum göstermeye çalıştığın yere ait değilsindir, uyum birbiriyle tamamlanmaktır, değişmek değil.Kısacası herkesin kumaşı belliydi, biz gözümüzde fazla büyüttük.” Yani her güçlü insanın arkasında ona destek olan biri yoktur. Çoğu güçlü insanın arkasında; “ona güçlü olmaktan başka bir seçenek bırakmayan bir yaşam hikâyesi vardır.” Ve Karma der ki; “eğer birisi senin için doğru değilse tüm gayretini seni incitmek için kullanır. Sen onları terk edebilecek kadar güçlü olunca sınavın biter.

O yüzden “Yaşanmamış ve yaşanamayacak her güzel ihtimale karşı bir parça özlem duyarak gidiyorum. Bu özlemin verdiği kırgınlık, bana kendimi senden hep uzak tutmam gerektiğini hatırlatacak.

Çünkü insan “yaptığı şeydir, yapacağını söylediği şey değil.”

Gülay MORGÜL