Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Afyonkarahisar'da yaşanan silahlı saldırının ardından silah ruhsatı verilmesine ilişkin sağlık değerlendirme süreçlerini gündeme taşıdı. Silah ruhsatlarının yeterli ve kapsamlı sağlık incelemesi yapılmadan verilmemesi gerektiğini vurgulayan AHEF, aile hekimlerine yüklenen sorumlulukların yeniden düzenlenmesini istedi. Federasyon, “İnsan hayatı bürokratik kolaylıklara, eksik değerlendirmelere ve sorumluluktan kaçan uygulamalara terk edilemez” açıklamasında bulundu.

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Afyonkarahisar'da yaşanan silahlı saldırının ardından silah ruhsatı verilmesinde uygulanan sağlık değerlendirme süreçlerine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.

AHEF Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Taner Balbay imzasıyla yayımlanan açıklamada, silah ruhsatlarının verilmesindeki denetim mekanizmalarının insan hayatı açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.

Federasyon, silah ruhsatı başvurularında sağlık değerlendirmelerinin kapsamlı biçimde yapılması, psikiyatrik incelemelerin güçlendirilmesi ve aile hekimlerinin tek başına sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtti.

“Aile hekimleri olarak daha önce defalarca uyardık”

AHEF, Afyonkarahisar'da yaşanan olayın silah ruhsatı düzenlemelerindeki sorunları yeniden gündeme getirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Afyonkarahisar'da yaşanan dehşet verici katliam ve okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, silah ruhsatlarının verilmesindeki denetim mekanizmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.”

Federasyon, aile hekimlerinin silah ruhsatı süreçlerinde yaşanabilecek riskler konusunda daha önce de uyarılarda bulunduğunu hatırlattı.

Açıklamada, yivsiz ve tüfek dâhil hiçbir silah ruhsatının yeterli ve kapsamlı bir sağlık değerlendirmesi yapılmadan verilmemesi gerektiği vurgulandı.

“Silah sahibi olmak isteyen kişilerin ruhsal işlemleri mutlaka hastanelerde yapılmalı”

AHEF, silah ruhsatı başvurularında yalnızca aile hekimlerinin değerlendirmesinin yeterli olmadığını, ilgili uzmanların ve sağlık kurullarının sürece katılması gerektiğini belirtti.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Yivsiz av tüfeği dâhil, hiçbir silah ruhsatı yeterli ve kapsamlı bir sağlık değerlendirmesi yapılmadan verilmemelidir. Silah sahibi olmak isteyen kişilerin ruhsat işlemleri mutlaka hastanelerde, ilgili uzmanların ve sağlık kurullarının değerlendirmesi sonucunda tamamlanmalıdır.”

Federasyon, Türkiye'de silah ruhsatları için hastanelerde sağlık kurulu raporu istenirken yivsiz av tüfeği ruhsatlarında daha farklı bir değerlendirme sürecinin uygulanmasını eleştirdi.

AHEF'e göre silahın türünden bağımsız olarak ruhsat başvurularında kişilerin sağlık durumlarının kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.

Psikiyatrik değerlendirmenin önemi vurgulandı

Açıklamada, silah ruhsatı başvurularında psikiyatrik değerlendirmenin de önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.

AHEF, bir psikiyatri uzmanına yönlendirilen kişilerin yeniden aile hekimine dönmek zorunda kalmasının ve nihai sağlık raporunun aile hekimi tarafından düzenlenmesinin sistemdeki sorumluluk paylaşımını belirsizleştirdiğini savundu.

Federasyon, bu uygulamanın hem aile hekimleri hem de toplum güvenliği açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Bir psikiyatri muayenesi kişinin silah bulundurmasının doğurabileceği riskleri değerlendirmek için yeterli midir?”

AHEF, silah ruhsatı başvurularındaki sağlık değerlendirmelerinin yalnızca belirli bir andaki muayeneyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.

Açıklamada, kişilerin ruhsal durumlarının zaman içinde değişebileceği ve silah bulundurmanın oluşturabileceği risklerin çok yönlü ele alınması gerektiği ifade edildi.

Federasyon şu soruları yöneltti:

“Bir psikiyatri muayenesi, kişinin silah bulundurmasının doğurabileceği bütün riskleri değerlendirmek için yeterli midir? Aile hekimi, tek başına böyle ağır bir sorumluluğun altına nasıl sokulabilir?”

AHEF, silah ruhsatı için verilen sağlık raporlarının uzman hekimler ve sağlık kurulları tarafından hazırlanması gerektiğini savundu.

“Aile hekimlerine böylesine kritik bir kararın nihai sorumluluğu yüklenemez”

Federasyon, silah ruhsatı değerlendirmelerinin yalnızca bir sağlık raporu düzenleme işlemi olarak görülemeyeceğini belirtti.

Açıklamada, yanlış veya eksik bir değerlendirmenin birden fazla insanın yaşamını etkileyebileceği vurgulandı.

AHEF, aile hekimlerinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki görevlerinin önemine dikkat çekerken, silah ruhsatı gibi kapsamlı değerlendirme gerektiren işlemlerde nihai sorumluluğun tek bir hekime bırakılmasına karşı çıktı.

Federasyon, aile hekimlerine yönelik bürokratik yüklerin ve sürekli değişen performans kriterlerinin de bu tür değerlendirmelerde ek sorunlar oluşturduğunu belirtti.

AHEF'ten silah ruhsatları için dört maddelik talep

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, silah ruhsatı süreçlerinin yeniden düzenlenmesi amacıyla dört temel talepte bulundu:

1. Sağlık kurulu değerlendirmesi zorunlu olmalı: Yivsiz av tüfeği ruhsatları dâhil bütün silah ruhsatları, kapsamlı uzman değerlendirmesi ve sağlık kurulu incelemesi sonrasında verilmelidir.

2. Aile hekimlerine nihai sorumluluk yüklenmemeli: Silah sağlığı raporu hastane tarafından düzenlenmeli, bu ağır sorumluluk tek başına aile hekimine bırakılmamalıdır.

3. Silahların güvenli biçimde saklanması sağlanmalı: Silah ruhsatı verilen kişilerin silahlarını kilitli ve güvenli alanlarda muhafaza etmesi zorunlu tutulmalıdır.

4. Ruhsatlandırma ve denetim süreçleri güçlendirilmeli: Ruhsatlandırma ve denetim süreçleri toplum güvenliğini esas alan çok daha sıkı bir sisteme kavuşturulmalıdır.

“Yalnızca mesleki bir sorumluluk tartışması değil”

AHEF, yaptığı uyarının yalnızca aile hekimlerinin mesleki sorumluluklarıyla ilgili olmadığını, doğrudan toplum sağlığını ve insan hayatını ilgilendirdiğini vurguladı.

Federasyon, Afyonkarahisar'da yaşanan olayın ardından benzer olayların önlenmesi için silah ruhsatı süreçlerinde gerekli düzenlemelerin gecikmeden yapılması gerektiğini belirtti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Buradan yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: Aile hekimlerinin uyarılarını daha kaç acı olay yaşandıktan sonra dikkate alacaksınız? Bizler yaşanabilecek felaketleri önceden görerek uyarıyoruz. Bu uyarılarımızın dikkate alınmaması, yalnızca mesleki bir sorumluluk tartışması değildir; doğrudan toplum sağlığı ve insan hayatı meselesidir.”

Federasyon, Afyonkarahisar'da yaşanan olayın bu konunun ertelenemeyeceğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

“İnsan hayatı bürokratik kolaylıklara terk edilemez”

AHEF Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Taner Balbay imzasıyla yayımlanan açıklamada, silah ruhsatı verilmesine ilişkin mevcut düzenlemelerin değiştirilmesi istendi.

Federasyon, gerekli adımların atılmaması durumunda bugün önlem alınmamasının yarın doğurabileceği ağır sonuçların sorumluluğunun ilgili düzenlemeleri yapmayan yetkililere ait olacağını belirtti.

AHEF, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“İnsan hayatı bürokratik kolaylıklara, eksik değerlendirmelere ve sorumluluktan kaçan uygulamalara terk edilemez!”

Federasyon, silah ruhsatı süreçlerinde toplum güvenliğinin ve insan hayatının öncelikli olması gerektiğini vurgulayarak yetkilileri düzenleme yapmaya çağırdı.