Bilim insanları, Batı Antarktika’nın geçmişte yaşadığı hızlı buz erimelerinin sadece deniz seviyelerini değil, depremlerden volkanik patlamalara, tsunamilerden büyük toprak kaymalarına kadar uzanan zincirleme felaketleri tetiklediğini ortaya koydu. Bulgular, geleceğe dair ciddi uyarılar içeriyor.

Buzlar Eriyor, Kıta Hareketleniyor

Batı Antarktika, küresel ısınmanın etkisiyle dünyanın en hızlı eriyen buz tabakalarından birine ev sahipliği yapıyor. Bilim insanlarına göre bu süreç, yalnızca iklim krizinin bir sonucu değil; aynı zamanda kıtanın “felaket” niteliğindeki jeolojik yapısının yeniden harekete geçmesinin de habercisi.

Araştırmalar, bugün Batı Antarktika’yı kaplayan kalın buz örtüsünün 3,6 milyon yıl önce, sıcak bir iklim evresinde tamamen çöktüğünü gösteriyor. O dönemde kıtanın büyük bölümü buzsuzdu ve iç kesimlerde okyanus geçitleri bulunuyordu.

Pliyosen Dönemi Uyarıyor

Yaklaşık 5,3 ila 2,6 milyon yıl önce yaşanan Pliyosen Çağı’nda, Batı Antarktika’daki buz tabakası büyük ölçüde geri çekildi. Sürekli bir buz örtüsü yerine, yalnızca dağ zirvelerinde ve yüksek kesimlerde buzullar kaldı.

YVES ROCHER VAKFI TOPRAĞIN KADINLARI ÖDÜLÜ 2026 BAŞVURULARI BAŞLADI!
YVES ROCHER VAKFI TOPRAĞIN KADINLARI ÖDÜLÜ 2026 BAŞVURULARI BAŞLADI!
İçeriği Görüntüle

Bilim insanları, bu dönemin günümüz iklim koşullarına çarpıcı biçimde benzediğine dikkat çekiyor. Yaklaşık 3 milyon yıl önce dünya, bugün yaşananlara benzer bir sıcaklık evresinden geçmişti.

Bilimsel Keşif: Deniz Tabanından Gelen Kanıtlar

2019 yılında Uluslararası Okyanus Keşif Programı kapsamında Amundsen Denizi’nde yürütülen 379. Sefer, bu sürecin izlerini ortaya çıkardı. JOIDES Resolution adlı sondaj gemisiyle deniz tabanının yaklaşık 4 bin metre altına inildi ve 6 milyon yıl öncesinden günümüze uzanan tortu katmanları çıkarıldı.

Araştırmacılar, Batı Antarktika’nın buzsuz kaldığı dönemlere ait tortulara odaklandı.

Beklenmedik Bulgu: 1300 Kilometre Öteden Gelen Taş

Sefer sırasında bilim insanı Christine Siddoway, sondaj çekirdeğinde alışılmadık bir kumtaşı çakılı keşfetti. Yapılan analizler, bu taşın sondaj alanından yaklaşık 1300 kilometre uzaktaki Ellsworth Dağları’ndan geldiğini ortaya koydu.

Bu bulgu, geçmişte Antarktika’nın iç kesimlerinde derin bir okyanus geçidinin bulunduğuna ve buzdağlarının devasa kaya parçalarını kıtanın içlerinden okyanusa taşıdığına işaret ediyor.

Buz Gidince Yer Kabuğu Ayağa Kalkıyor

Araştırmalar, buzullar eridikçe üzerlerindeki ağırlığın kalkmasıyla kara yüzeyinin hızla yükseldiğini gösteriyor. Bu “geri sıçrama” etkisi, özellikle Batı Antarktika’da depremleri tetikleyebiliyor.

Aynı süreç, volkanik faaliyetleri de artırıyor. Sondaj örneklerinde, yaklaşık 3 milyon yıl öncesine tarihlenen volkanik kül tabakaları bu durumu doğruluyor.

Tsunamiler, Heyelanlar ve Zincirleme Yıkım

Buzların geri çekildiği dönemlerde, zayıflayan kaya kütleleri büyük çığlara ve heyelanlara neden oldu. Deniz tabanındaki çökmeler, tsunamileri tetikledi. Bu tsunamiler, kıyı bölgelerinde daha büyük yıkımlara yol açtı.

Bilim insanları, bu hızlı ve yıkıcı süreci “felaket jeolojisi” olarak tanımlıyor.

Geçmiş Tekrar Edebilir mi?

Araştırma ekibine göre Batı Antarktika, geçmişte tek bir büyük çöküş yaşamadı; buz tabakası defalarca geri çekildi ve yeniden büyüdü. Her geri çekilme dönemi ise jeolojik kaosu beraberinde getirdi.

Bu nedenle, gelecekte yaşanabilecek bir yeni çöküşte de benzer felaketlerin tekrar etmesi bekleniyor.

Sadece Jeoloji Değil, Yaşam da Değişecek

Bilim insanları, buzların erimesinin biyosferi de hızla etkileyeceğini öngörüyor. Buzdağlarının çevresinde alg patlamaları yaşanabilir, yeni deniz yolları açıldıkça deniz canlıları bölgeye akın edebilir.

Buzsuz kalan kara parçalarında yosunlar ve kıyı bitkileri yayılabilir; Antarktika’nın bugünkü beyaz görüntüsü zamanla daha “yeşil” bir görünüme dönüşebilir.

Bilim İnsanlarından Uyarı

Araştırmacılara göre Batı Antarktika’daki değişimler yavaş ve fark edilmez olmayacak. Geçmişin gösterdiği gibi, depremlerden volkanik patlamalara, toprak kaymalarından tsunamilere kadar uzanan hızlı ve yıkıcı süreçler, hem yerel hem küresel etkiler yaratacak.

Batı Antarktika’nın geçmişi, iklim krizinin yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir jeolojik tehdit olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Muhabir: Süleyman Devrim Boğa