Konuyu Meclis gündemine taşıyan CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, “Bu ülkede emekli et alamıyor, çocuklar yeterli proteinle beslenemiyor. Bunun nedeni ne üretici ne de tüketicidir. Bunun nedeni, ithalatı kutsayan ve yerli üreticiyi bilerek zararına mahkum eden bir kamu politikasıdır” dedi.
“Türkiye’de etin neden pahalı, sofraların neden boş olduğu belli!”
CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Sayıştay Denetim Raporu’nda, Et ve Süt Kurumu’nun ithal karkas et satış fiyatlarını belirlerken yurtiçi üretici maliyetlerini dikkate almadığının açıkça tespit edildiğine dikkat çekti. Raporda yer alan verilere göre; yerli üreticinin karkas et üretim maliyeti 313,7 TL iken, Et ve Süt Kurumu ithal ettiği karkas eti yaklaşık 260 TL’den piyasaya sunmaktadır. Kılıç, bu tabloyu “piyasa regülasyonu” olarak sunmanın gerçeği gizlemek olduğunu belirterek, bunun yerli üretimi tasfiye eden bir ithalat politikası olduğunu vurguladı.“Çiftçi yemi pahalı, mazotu zamla alıyor, elektriği fahiş fiyatla kullanıyor. Buna rağmen eti 313 liraya mal ediyor. Devletin kurumu ise ithal eti 260 liraya satıyor. Bu, piyasayı düzenlemek değil; Türk çiftçisini bile isteye tasfiye etmektir. Bu açık bir ihanettir” ifadelerini kullanan Kılıç, uygulamanın sonuçlarının bugün açıkça görüldüğünü belirtti. Kılıç, üreticinin zarar ettiğini, ahırların boşaldığını ve ülkenin her geçen gün daha fazla ithalata bağımlı hale getirildiğini vurgulayarak, “Sonra da dönüp ‘et neden pahalı’ diye soruyorlar. Bu sorunun cevabı Sayıştay raporunun satırlarında değil, iktidarın tercih ettiği politikalarda yazıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“İthalat politikaları hem üreticiye hem de tüketiciye kaybettiriyor.”
Sayıştay raporunda, Et ve Süt Kurumu’nun 2024 yılında ithalata dayalı faaliyetler sayesinde yüksek kârlılık elde ettiği ve yıllar sonra ilk kez Hazine’ye temettü aktardığı da yer almaktadır. Bu tablonun, kamuoyuna “başarı” olarak sunulmasının gerçeği perdelediğini belirten CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, bir kamu kurumunun ithalat üzerinden kâr etmesinin yapısal bir soruna işaret ettiğini vurguladı.“Bir kamu kurumu ithalatla kâr ediyorsa, burada ciddi bir terslik vardır. Çünkü o kâr, üreticinin cebinden çıkmıştır; tüketicinin sofrasından eksilmiştir” değerlendirmesinde bulunan Kılıç, elde edilen kârlılığın üretimi güçlendiren değil, ithalat bağımlılığını derinleştiren bir politika sonucunda ortaya çıktığını ifade etti. Sayıştay raporuna göre aynı dönemde; küçükbaş hayvancılık bilinçli biçimde geri plana itilmiş, yerli ve düşük maliyetli üretim seçenekleri değerlendirilmemiş, piyasa, üretimle değil ithalat yoluyla baskılanmaya çalışılmıştır. Kılıç, bu yaklaşımın hem üreticiyi hem de tüketiciyi kaybettirdiğini belirterek, “Bir yanda ithalatla kâr eden bir kamu kurumu, diğer yanda et alamayan emekliler, proteinle büyüyemeyen çocuklar vardır. Bu tablo bir tesadüf değil, bilinçli bir tercihin sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
“Bu düzen değişmeden sofralar dolmaz”
CHP’li Kılıç, Sayıştay’ın tüm bu bulgularına rağmen bugüne kadar Et ve Süt Kurumu yönetimi hakkında etkili bir idari veya siyasi sorumluluk süreci işletilmediğine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu rapor bir uyarıdır.İthalata dayalı bu düzen değişmeden ne et ucuzlar ne de üretici ayağa kalkar. Biz bu meselenin Meclis’te de, kamuoyunda da takipçisi olacağız.Çünkü mesele sadece et meselesi değil; adalet, emek ve çocukların geleceği meselesidir.”





