Konuşmasında, öne sürülen güvenli ürün tedariği endişelerinin ambalaj olduğu ve asıl hedefin ithalat lobilerine rant yaratmak olduğuna dikkat çeken Avşar, üretici ile tüketici arasına birçok işlem sokarak fiyatların 3’e, 4’e, hatta 5’e katlanacağını, bunun adının en hafif tabirle; iş bilmezlik olduğunu belirtti. Avşar, Bakan Şimşek, Körfezden birkaç milyar dolar kovalarken, e-ticaret sektörünün elden gittiğini, bu potansiyeli de ıskalama lüksümüzün olmadığını ve miktarın yeniden 150 avro bandına çekilmesini talep ettiklerini söyledi.
‘Güvenli ürün tedariği ambalaj, asıl hedef ithalat lobilerine rant yaratmak’
Sözlerinin başında söz konusu düzenlemeyi tanımlayan Avşar, şöyle konuştu; “Ürün güvenliği gerekçesiyle bir vatandaşın 30 avroya kadar ticari miktar ve mahiyet arz etmeden Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesiyle yapılan ithalatı sonlandırarak bu ürünlerin bundan sonra normal ithalat prosedürlerine göre yapılması isteniyor.”
Bu durumun güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağına değinen Avşar, “Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi yetkili hızlı kargo firmaları aracılığıyla gümrük müşaviri olmadan yapılan alışverişin adıdır. Beyanname muafiyeti 2011'de 1.500 avroydu, 2024'te 150 avroya düştü, sonrasında da 30 avroya kadar indirildi. Öyle anlaşılıyor ki güvenlik bu işte bir ambalaj, buradaki hedef ithalat lobileridir.”, dedi.
‘Fiyatları 3’e, 4’e, hatta 5’e katlama merakınız neden?’
Bu yöntemle üretici-tüketici arasında birçok farklı unsur gireceğini ve tedarik zincirinin uzayacağına işaret eden Avşar, bu yöntemle gelen üretici e-ticaret kanalından direkt tüketiciye ulaştırabiliyorken ancak şimdi, gelen üretici, ithalatçı, toptancı, bayi ağı, sonrasında tüketici olacağını ve girişimcinin, KOBİ'nin, öğrencinin önü bu yöntemle tıkanacağını, bu yöntemle eşyanın tüketiciye farklı yöntemlerle gideceği ve fiyatı üzerine koya koya 3 katı, 4 katı, 5 katıyla son tüketiciye varacağını ifade etti.
‘Bunun adı en hafif tabirle; iş bilmezliktir’
Amerika ve AB ülkelerindeki uygulamalara dikkat çeken Avşar, Amerika’nın bile Çin'den yaptığı ithalatta, bu yöntemle vergileri arttırdığını ve ondan sonra, denetimleri hızlandırdığını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti; “Biz ne yapıyoruz? Kesilen parmak için bir kol koparmaya çalışıyoruz. Yani bunun adı ‘doktorluk’ mu, ‘baytarlık’ mı, ‘iş bilmezlik’ mi; bu işin kararını size bırakıyorum.”
‘Bakan Şimşek, Körfezden birkaç milyar dolar kovalarken, e-ticaret sektörü elden gidiyor’
Avşar, Bir diğer yandan da burada ciddi bir potansiyelin kaçtığını, bütün vatandaşlarımızın, öğrencilerimizin ürüne kolay ulaşımı var ama bir de bizim Londra'dan, Körfez'den 1-2 milyar dolar, 3 milyar dolar, 5 milyar dolar arayan bir Hazine ve Maliye Bakanımızın olduğunu belirtti.
Avşar, ancak buna karşın burada "e-ticaret sektörü" "e-ticaret ithalatı." Sektörünün kaçtığını ve dünyada sadece bu e-ticaret işini yapan on yıllık şirketin cirosunun 500 milyar doların üzerinde ve Lojistiğe harcadıkları para ise 150 milyar dolar olduğunu belirtti.
‘Bu potansiyeli de ıskalama lüksümüz yok’
Avşar sözlerini şöyle sürdürdü; "Elimizde İstanbul Havalimanı gibi bir yapı var, Türk Hava Yolları gibi global bir marka var; evet, stratejik bir konuma sahibiz" derken, "yerli üretim" derken dünyanın gittiği bu yöntemi de bu potansiyeli de ıskalamamak lazım.”
‘Miktarın yeniden 150 avro bandına çekilmesini talep ediyoruz’
İthalatçıları zengin edeceğiz diye bu işlere girmemek gerektiğini belirten Avşar, Bu konuyla alakalı İYİ Partinin vermiş olduğu önergeyi desteklediklerini ve yeniden 150 avro bandına çıkmasını talep ettiklerini söyledi.




