İşgücüne Katılımda Sınırlı İyileşme
CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, TÜİK’in 2025 yılı işgücü istatistiklerini değerlendirdi. Verilerin ilk bakışta sınırlı bir iyileşme izlenimi verdiğini belirten Kılıç, detaylara inildiğinde tablonun çok daha ağır bir gerçeğe işaret ettiğini söyledi.
“İşgücüne katılmayanların oranı düşüyor ama bu bir refah artışı değil, derinleşen geçim krizinin sonucudur” diyen Kılıç, 2021-2025 döneminde işgücüne katılmayan nüfus oranındaki yalnızca yüzde 0,4’lük sınırlı gerilemeyi hatırlattı. CHP’li Kılıç, asıl dikkat çekici değişimin işgücüne katılmama nedenlerinde ortaya çıktığını vurguladı.
Milyonlarca Emekli Yeniden Çalışmak Zorunda
Kılıç, emeklilik nedeniyle işgücüne katılmayanların sayısının 2021’de yaklaşık 5 milyondan 2025’te 3,8 milyona düştüğünü belirterek, “Aynı dönemde emekli sayısı artmasına rağmen çalışmayan emekli sayısının azalması, milyonlarca emeklinin yeniden işgücü piyasasına girdiğini açıkça gösteriyor. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Emekli aylıkları insan onuruna yakışır bir yaşamı karşılamaktan uzaktır” ifadelerini kullandı.
Ev işleriyle meşgul olanların ve eğitimde bulunanların sayısındaki düşüşe de dikkat çeken Kılıç, kadınların ve gençlerin artan hayat pahalılığı nedeniyle işgücüne yöneldiğini, ancak yeterli ve güvenceli istihdam alanlarının yaratılmadığını belirtti.
Umutsuzluk Artıyor: 2,6 Milyon Kişi İş Aramaktan Vazgeçti
Kılıç, verilerde en çarpıcı başlığın iş bulma ümidi olmayanların sayısındaki artış olduğunu söyledi. “Bu sayı 1,6 milyondan 2,6 milyona yükseldi. Neredeyse resmi işsiz sayısına eşit. Yani bu ülkede milyonlarca insan daha baştan vazgeçmiş durumda. Bu tablo yalnızca işsizliği değil, umutsuzluğu da büyüten bir ekonomik düzenin sonucudur” dedi.
Türkiye’nin İhtiyacı: İnsanca Yaşam
Kılıç açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bugün Türkiye’de insanlar daha iyi bir yaşam için değil, sadece ayakta kalabilmek için çalışıyor. Emekli çalışıyorsa bu büyüme değil çöküştür. Kadınlar mecbur kaldığı için iş arıyorsa bu kalkınma değil yoksullaşmadır. Gençler eğitimden kopuyorsa bu bir gelecek değil, kayıptır. Türkiye’nin ihtiyacı; insanları çalışmaya mecbur bırakan değil, insanca yaşamayı mümkün kılan bir ekonomik düzendir.”





