DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de şüpheli şekilde kaybedilmesine ilişkin yaşanan sürecin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) Araştırma Komisyonu kurulması talebiyle başvuruda bulundu.
Kordu, Meclis’e sunduğu gerekçede, aradan geçen altı yıla rağmen Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılamadığını, etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmediğine dair ciddi kuşkuların giderilemediğini vurguladı.
“Arama Çalışmaları Yetersiz Kaldı”
Gerekçede, Gülistan Doku’nun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü yakınlarında görüldüğüne dair ihbarlara rağmen, yürütülen arama çalışmalarının yetersiz olduğu belirtildi. Karada etkin arama yapılmadığına dikkat çekilen metinde, arama faaliyetlerinin 18 Ağustos 2020’de sonuç alınmadan sonlandırıldığı ifade edildi.
Ayten Kordu, olayın ilk anlarında gerekli müdahalelerin yapılmamasının ve yargı mekanizmasının hızlı refleks göstermemesinin, Gülistan Doku’nun hâlâ bulunamamasının temel nedenleri arasında yer aldığını kaydetti.
Şüpheli İlişki ve Ciddi İddialar
Araştırma önergesinin gerekçesinde, dosyanın en kritik başlıklarından birinin, Gülistan Doku’nun Dersim’de görev yapan bir emniyet mensubunun oğlu olan Zaynal Abakarov ile olan ilişkisi olduğu vurgulandı.
Gülistan’ın kaybedilmeden önce Abakarov tarafından darp edilerek bir minibüse bindirildiğine dair beyanlar bulunduğu hatırlatılırken, bu iddiaların emniyet ve yargı makamları tarafından etkin biçimde soruşturulmadığı ifade edildi. Ayrıca, Gülistan için kayıp bildiriminde bulunan kişinin de aynı şahıs olması ve Abakarov’un yurt dışına çıkmış olması, dosyada ciddi şüpheler doğurduğu gerekçede yer aldı.
MOBESE ve HTS Kayıtları Neden Yok?
Kordu, kaybettirilmenin gerçekleştiği bölgede bulunan MOBESE ve HTS kayıtlarına ulaşılamamış olmasının, yoğun güvenlik önlemlerinin bulunduğu Dersim gibi bir il açısından hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurguladı.
Bu durumun, delillerin toplanmasına yönelik ihmal ya da kasıt ihtimallerini gündeme getirdiği belirtilirken, dosyada üçüncü bir kişi ve üst düzey bir kamu görevlisinin, soruşturmanın yönlendirilmesi ve örtbas edilmesi sürecinde rol aldığına dair ciddi ihbar ve iddiaların bulunduğu ifade edildi.
“Soruşturma Dar Bir Çerçeveye Hapsedildi”
Gerekçede, kayıp vakasının ilk aşamalarında yürütülen soruşturmanın olası tüm ihtimaller değerlendirilmeden dar bir senaryoya sıkıştırıldığına dikkat çekildi. Özellikle ilk 48 saatin etkin kullanılmadığı, karada arama faaliyetlerinin sistematik biçimde yapılmadığı ve soruşturmanın uzun süre tek bir senaryo üzerinden ilerlediği belirtildi.
Savcıların sıkça değişmesi, dosyada uzun süre gizlilik kararı bulunması ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmemesi ise adalete erişim hakkının zedelendiği eleştirileriyle gerekçede yer aldı.
Aileye Baskı, Cezasızlık Şüphesi
Ayten Kordu, Gülistan Doku’nun ailesinin yıllardır oturma eylemleri ve barışçıl protestolarla adalet talep ettiğini; ancak bu taleplerin çoğu zaman kolluk müdahalesi ve yargısal baskıyla karşılandığını ifade etti. Buna karşın, olayda adı geçen kişilerin etkin biçimde sorgulanmamasının, koruma ve cezasızlık şüphesini güçlendirdiği vurgulandı.
“Bu, Tüm Kadınların Meselesidir”
Kordu, Gülistan Doku dosyasının münferit bir olay olmadığını belirterek, bunun yıllardır kaybettirilen, öldürülen ve adalete erişemeyen tüm kadınların meselesi olduğunu vurguladı. Bu nedenle, ihmallerin, kamu görevlilerinin sorumluluklarının, örtbas iddialarının ve gerçek faillerin açığa çıkarılması için TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.



