“Yaşananlar, Suruç ve 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan karanlık tablonun devamıdır”
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 8 Aralık’ta Yalova’da IŞİD hücre evine yönelik operasyon sırasında yaşanan çatışmada üç güvenlik görevlisinin hayatını kaybetmesine ilişkin ortak basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, yaşamını yitiren güvenlik görevlilerinin ailelerine başsağlığı dilenirken, olayın tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
“Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki biçimde yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır” denilen açıklamada, geçmişte cihatçı yapıların çeşitli söylemlerle meşrulaştırıldığı ve Türkiye’nin bu yapılar açısından bir geçiş alanına dönüştürüldüğü hatırlatıldı.
Bu politikaların bugün topluma ağır güvenlik tehditleri olarak geri döndüğü ifade edilerek, Yalova’daki çatışmanın bunun somut örneklerinden biri olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, yaşananların ülkenin laiklik ilkesinden sistematik biçimde uzaklaştırılmasının ve siyasal İslamcı politikaların devlet ve toplum yaşamında belirleyici hâle getirilmesinin sonucu olduğu kaydedildi. Sürecin yalnızca güvenlik başlığı altında ele alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“Laik, demokratik ve hukuk devleti ilkelerinin aşındırıldığı her koşulda, gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesi kaçınılmazdır” denilen açıklamada, siyasal iktidarın güvenlik bürokrasisini değil, izlenen politik tercihleri ve ideolojik yönelimi sorgulamakla yükümlü olduğu ifade edildi.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Laikliği, çağdaş yaşamı, demokrasiyi ve halkların barış içinde bir arada yaşama iradesini hedef alan bu gerici ve cihatçı yapılara karşı mücadelenin, ancak göstermelik değil, gerçek ve önleyici tedbirlerle mümkün olacağını bir kez daha vurguluyor; sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”



