Eğitim Sen, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri, EĞİT-DER, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Laiklik Meclisi, Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Tüm Emekliler Sendikası, Öğrenci Veli Derneği ve Yurttaş Birlikteliği, 23 Şubat 2026’da Alba Hotel’de yaptıkları ortak açıklamayla MEB’in “Ramazan Ayı Etkinlikleri” talimatına tepki gösterdi: “Hiçbir genelge Anayasa’dan üstün değildir.”
Emek, meslek ve demokrasi örgütleri, 23 Şubat 2026 tarihinde Alba Hotel’de saat 11.00’de “Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz!” başlıklı ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Eğitim Sen Başkanı Kemal Irmak okudu.
“Eğitim sistemi ideolojik hedeflerle yeniden şekillendiriliyor”
Ortak metinde, Türkiye’de özellikle eğitim sisteminin uzun süredir siyasal-ideolojik hedefler doğrultusunda baskıcı ve dayatmacı bir anlayışla dönüştürülmek istendiği ifade edildi. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm kademelerin evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istendiği belirtilerek, bu yaklaşımın laiklik ve bilimsel eğitim ilkesine açıkça aykırı olduğu vurgulandı.
“Ramazan talimatı anayasal laiklik ilkesine aykırıdır”
Açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimatın anayasal laiklik ilkesini ihlal ettiği belirtildi. Talimatın tüm eğitim kademelerini kapsadığına dikkat çekilerek, okulların “tek din, tek mezhep” anlayışının uygulama alanına dönüştürülmek istendiği kaydedildi.
Metinde, söz konusu uygulamanın öğrencileri oruç tutanlar ve tutmayanlar şeklinde ayrıştırma riski taşıdığı, bunun da çocukların dışlanmasına ve ötekileştirilmesine yol açabileceği ifade edildi. Ayrıca okullara gönderilen ve haftalık olarak doldurulması istenen “Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu”nun açık bir fişleme belgesi olduğu savunuldu.
“Laiklik, eşit yurttaşlığın güvencesidir”
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’nın ikinci maddesinde “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlandığı hatırlatılarak, hiçbir genelge ya da siyasi hedefin Anayasa’dan üstün olamayacağı vurgulandı.
Okulların farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada bulunduğu kamusal alanlar olduğu belirtilen metinde, devletin tüm inançlara eşit mesafede ve tarafsız olması gerektiği ifade edildi. Laikliğin, farklı inanç ve mezhepler arasında eşitliği güvence altına aldığı ve toplumsal barışın temel dayanağı olduğu dile getirildi.
“Ayrıştırıcı politikalara karşı mücadele edeceğiz”
Emek ve demokrasi güçleri, eğitim kurumları üzerinden toplumun yeniden kutuplaştırılmak istendiğini savunarak, bu tür uygulamalara derhal son verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, “Toplumda kin ve düşmanlık yaratmaya yönelik her türlü politika ve uygulamaya karşı tüm emek ve demokrasi güçleriyle birlikte güçlü bir barikat oluşturacağız” denildi.
Ortak metin, laik ve bilimsel eğitimin savunulmasının yalnızca eğitim emekçilerinin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgusuyla sona erdi.





