Motorine gece yarısı gelen 6 lira 62 kuruşluk zammın ardından litre fiyatı İstanbul’da 95 lirayı aşarken, Ankara’da 96,78 liraya, İzmir’de ise 97,05 liraya yükseldi. Böylece motorinin litre fiyatı 100 lira sınırına dayandı.

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, akaryakıt fiyatlarındaki artışa 100 liralık banknotun yıllar içinde kaybettiği satın alma gücü üzerinden dikkat çekti.

“Banknot aynı, satın aldığı mazot 41 litreden 1 litreye düştü”

100 liralık banknotun 1 Ocak 2009’da tedavüle çıktığını, o tarihte motorinin litresinin 2 lira 46 kuruş olduğunu hatırlatan Kış, 17 yılda yaşanan değişimi şöyle anlattı:

“100 liralık banknot tedavüle çıktığında yaklaşık 41 litre mazot alıyordu. Bugün aynı banknotla 1 litre mazot ancak alınabiliyor. Banknot aynı, üzerindeki rakam aynı ama satın aldığı mazot 41 litreden 1 litreye düştü. Türkiye’de paranın ve alım gücünün 17 yılda nasıl eritildiğinin bundan daha açık bir fotoğrafı olamaz.”

Motorin bir yılda yüzde 75,8 arttı

Motorindeki yükselişin son dönemde çok daha sert bir boyuta ulaştığını belirten Kış, güncel fiyat değişimlerini de paylaştı.

Motorinin litre fiyatı bir ay önce 79,69 lirayken 95,59 liraya yükselerek yüzde 19,9 arttı. Bir yıl önce 54,36 lira olan motorinin fiyatındaki yıllık artış yüzde 75,8’e ulaştı. Beş yıl önce 7,28 lira olan motorinin litre fiyatındaki artış ise yüzde 1.213’ü buldu.

Kış, bu veriler üzerinden çiftçinin, nakliyecinin, işçinin ve emeklinin gelirlerindeki artışın akaryakıt fiyatlarının gerisinde kaldığını söyledi:

“Bir ayda yüzde 19,9, bir yılda yüzde 75,8, beş yılda yüzde 1.213 artış… Hangi çiftçinin geliri beş yılda yüzde 1.213 arttı? Hangi nakliyecinin kazancı bir yılda yüzde 75,8 yükseldi? Hangi işçinin, hangi emeklinin geliri bu artışlara yetişebildi? Mazotun hızı geliri ezip geçti.”

“Fiyatlar güncelleniyor, yurttaşın geliri güncellenmiyor”

Akaryakıt zammının, yüksek enflasyon nedeniyle ücretlerin satın alma gücünü kaybettiği bir dönemde yapıldığına dikkat çeken Kış, 2026’nın ilk sekiz ayında TÜİK’in açıkladığı enflasyonun yüzde 22,07’ye ulaştığını hatırlattı.

Yılbaşında 28 bin 75 lira olarak belirlenen ve yılın ikinci yarısında artırılmayan asgari ücretin ilk sekiz ayda 6 bin 196 liralık alım gücü kaybına uğradığını belirten Kış, şunları söyledi:

“Yılın başında yüzde 16 enflasyon hesabı yaptılar, sekiz ay dolmadan bu hedef aşıldı. Sonra kendi enflasyon tahminlerini yüzde 28,5’e çıkardılar ancak asgari ücreti 28 bin 75 lirada bıraktılar. Akaryakıt güncelleniyor, vergiler güncelleniyor, fiyatlar güncelleniyor; vatandaşın geliri güncellenmiyor.”

Gazeteci Ali Boz, CHP Yüreğir İlçe Örgütünde Görev Aldı
Gazeteci Ali Boz, CHP Yüreğir İlçe Örgütünde Görev Aldı
İçeriği Görüntüle

“Maaş yetmeyince kredi kartı devreye giriyor”

Hayat pahalılığı karşısında yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmaya mecbur kaldığını ifade eden Kış, kredi kartı borçlarının 3 trilyon 661 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Yalnızca yılbaşından bu yana kredi kartı borçlarının 841 milyar lira arttığına dikkat çeken Kış, borçlanmanın artık bir refah aracı değil, yaşamı sürdürebilmenin yolu hâline geldiğini söyledi:

“Maaş yetmeyince kredi kartı devreye giriyor. İnsanlar artık refahını artırmak için değil, mevcut hayatını sürdürebilmek için borçlanıyor. Böyle bir tabloda akaryakıta yapılan her zam, zaten borçla ayakta kalmaya çalışan milyonların sırtına yeni bir yük bindiriyor.”

“Bu zammın faturası sofrada ödenecek”

Mersin’in tarım, lojistik ve taşımacılıktaki önemine işaret eden Kış, motorindeki artışın yalnızca akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlarla sınırlı kalmayacağını vurguladı.

Akaryakıt zammının üretimden nakliyeye, dağıtımdan perakendeye kadar bütün aşamalarda maliyetleri yükselteceğini belirten Kış, şöyle konuştu:

“Bu zam, önümüzdeki günlerde soframızdaki her şeyi daha pahalı yiyeceğimizin habercisidir. Çiftçi tarlasını mazotla sürüyor, ürün tarladan hale mazotla geliyor, kamyon fabrikadaki malı mazotla markete taşıyor. Mazota gelen zam üretimin, nakliyenin ve dağıtımın her aşamasına maliyet olarak yazılıyor. Sonunda o fatura pazardaki etikete, market rafına ve vatandaşın sofrasına geliyor.”

“Kamyoncu kontak kapatırsa yalnızca kamyonlar durmaz”

Nakliye sektörünün yükselen maliyetleri karşılayamayacak noktaya sürüklenmesinin daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan Kış, üretim ve tedarik zincirinde yaşanabilecek kırılmanın bütün ülkeyi etkileyeceğini söyledi:

“Nakliyeci bu maliyeti karşılayamaz ve kamyoncu kontak kapatacak noktaya gelirse yalnızca kamyonlar durmaz. Tarladaki ürün pazara, fabrikadaki mal rafa ulaşamaz. Üretim ve tedarik zincirinde yaşanacak bir kırılmanın bedelini bütün Türkiye öder. Mazot artık sadece bir akaryakıt fiyatı meselesi değil; üretimin, gıda güvenliğinin ve hayat pahalılığının meselesidir.”

İktidara akaryakıt yükünü hafifletme çağrısı

Üreticilerin, nakliyecilerin ve esnafın üzerindeki akaryakıt yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Gülcan Kış, iktidara gerekli düzenlemeleri gecikmeden hayata geçirme çağrısında bulundu:

“Çiftçinin, nakliyecinin, esnafın bu maliyetleri daha ne kadar taşımasını bekliyorsunuz? Mazota yapılan her zam dönüp dolaşıp 86 milyonun cebine ve sofrasına geliyor.

İktidar pompadaki rakamı seyretmeyi bırakmalı; üretimin ve taşımacılığın üzerindeki akaryakıt yükünü hafifletecek adımları derhal atmalıdır. Çünkü mesele bir depo mazot değil; Türkiye’nin üretimi, taşımacılığı ve vatandaşın sofrasıdır.”