Oya Tekin: Silivri Kadın Koğuşunda Dayanışma ve Umut
Silivri kadın cezaevinde salgın bir hastalık koğuşu etkisi altına aldı. Cezaevinde yaşanan zor koşullara rağmen, kadın mahkumlar arasında dayanışma ve yardımlaşma öne çıkıyor.
Oya Tekin’in kaleme aldığı mektupta, koğuşta birden fazla kadının hasta olduğunu ve herkesin birbirine destek olduğunu belirtiyor. Tekin, “Birinin ateşi varsa, hepimizin eli onun alnında” diyerek, cezaevinde aile kavramının farklı bir şekilde kurulduğunu aktarıyor.
Koğuşta hastalara sıcak çorba ve bitki çayları getirilirken, helva ve diğer yiyecekler de üst katlardan paylaşılıyor. Koğuş başhekimi ve bazı mahkumlar, hangi ilaçların ne zaman alınacağı ve beslenme konularında birbirlerine destek oluyor.
Tekin, “Yedi aydır kader arkadaşlığı yapıyoruz. Bugün biri hasta, yarın öbürü. Hastalık yayılıyor ama dayanışma da büyüyor. Kadın koğuşunda iyileşmek ilaçla değil, birinin sessizce yanına oturmasıyla başlıyor” sözleriyle, cezaevindeki dayanışmayı özetliyor.
Cezaevindeki kadın mahkumlar, zorlu koşullara rağmen birbirlerine destek olarak, dayanışmanın en insani hâlini sergiliyor.





