Durban Bildirgesi’nin 25. yılında BM’den ırkçılığa karşı yeni eylem çağrısı
Birleşmiş Milletler’de düzenlenen üst düzey toplantıda, ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele için hazırlanan yeni bildiri gündeme geldi. Genel Kurulun resmî kabulüne sunulacak metin görüşülürken konuşmacılar, kölelik ve sömürgeciliğin süren etkilerine, dijital ortamda yayılan nefret söylemine ve tarihsel adalet taleplerine dikkat çekti.
Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devletler, 2001’de Güney Afrika’da kabul edilen Durban Bildirgesi ve Eylem Programı’nın 25. yılında ırkçılık, ayrımcılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadeleyi ele aldı. Pazartesi günü düzenlenen toplantıda hazırlanan yeni bildirinin BM Genel Kuruluna resmî kabul için sunulacağı belirtildi.
Toplantının açılışındaki uyarılardan biri, ABD’li genç aktivist Marley Dias’tan geldi: “Hiçbir ülke ırkçılıktan azade değil.” Delegeler geçen 25 yıldaki ilerlemeyi değerlendirirken, eşitsizlikleri gidermek için daha fazla çalışma gerektiğini vurguladı.
Marley Dias: Gençler mücadelenin merkezinde olmalı
#1000BlackGirlBooks girişiminin kurucusu Dias, köleliğin, sömürgeciliğin ve ayrımcılığın bugüne uzanan etkileriyle yüzleşilmesini istedi. Pek çok gencin, içinde yaşadığı kurumları ve toplumları şekillendiren tarihi öğrenmeden büyüdüğünü söyledi.
Dias, okulda okuduğu kitaplarda kendisine benzeyen kız çocuklarını göremediği için #1000BlackGirlBooks girişimini 11 yaşında başlattığını anlattı. Eğitimin ve çocukların kendilerini kitaplarda görebilmesinin önemine işaret ederek gençlerin Durban Bildirgesi’nin uygulanmasında merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Dias’a göre doğru ve erişilebilir dijital eğitim materyalleri de bu çabanın bir parçası olmalı.
Durban Bildirgesi neden önemli?
2001’de kabul edilen Durban Bildirgesi ve Eylem Programı, ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve bunlarla bağlantılı hoşgörüsüzlükle mücadele için uluslararası bir yol haritası oluşturdu. Bildirge, sömürgecilik ve Güney Afrika’daki apartheid rejimi gibi tarihsel süreçlerin bıraktığı etkilerin de ele alınmasını öngörüyor.
Toplantıda konuşan temsilciler, bu mirasın yalnızca geçmişe ilişkin olmadığını; bugün haklara erişimde, kurumlarda ve ekonomik yaşamda görülen eşitsizliklerle de bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Yapay zekâ ve sosyal medyada nefret söylemi uyarısı
77’ler Grubu ve Çin adına konuşan Uruguay temsilcisi, ırkçılığın farklı biçimlerde yeniden yükselişinden duydukları kaygıyı ifade etti. Devletlere, çevrim içi ve çevrim dışı ortamlarda ırkçılık, nefret söylemi ve dinî hoşgörüsüzlükle mücadele çağrısında bulundu.
Temsilci, nefret içeriklerinin sosyal medyada büyük bir hızla yayılabildiğini; yapay zekânın bilgi kadar yanlış bilgilerin dolaşımını da artırabildiğini söyledi. Teknolojinin yarar sağlayabilmesi için mevcut yapısal eşitsizlikleri yeniden üretmemesi gerektiğini vurguladı.
Kölelik ve sömürgecilik için tazminat talepleri
Toplantıda bazı delegeler, kölelik ve sömürgecilik nedeniyle tazminat ve onarıcı adalet çağrısı yaptı. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Adam Tesfaye Abera, sömürgecilik ile Atlantik ötesi köle ticaretinin sonuçları için tazminat konusunun acilen ele alınması gerektiğini söyledi.
Filistin’in BM Daimî Gözlemcisi Riyad Mansur ise tarihsel adaletsizliklerin yalnızca hatırlanarak giderilemeyeceğini, adalet ve telafi gerektirdiğini belirtti. Mansur, Durban Bildirgesi’nin 25 yıl önce yabancı işgali altındaki Filistinlilerin durumuna ilişkin kaygıları kayda geçirdiğini; kendi kaderini tayin etme ve bağımsız devlet haklarını tanıdığını hatırlattı.
Guterres: Birlik ve somut adım gerekli
BM Genel Sekreteri António Guterres, ırkçılığın toplumları zehirlemeyi, eşitsizlikleri derinleştirmeyi ve insanların temel haklarını kullanmasını engellemeyi sürdürdüğünü söyledi. Afrika kökenli insanların yanı sıra yerli halkların, göçmenlerin, mültecilerin ve azınlıkların karşılaştığı ayrımcılığa dikkat çekti.
Guterres, kölelik ve sömürgecilik geçmişiyle bağlantılı ırkçılığın ayrımcı yasalar, politikalar ve kurumlar aracılığıyla da sürdüğünü belirtti. Dijital araçların nefret söylemini, yanlış bilgileri ve zararlı kalıp yargıları yayabildiği uyarısında bulundu.
Daha güçlü yasalar, kapsayıcı kurumlar ve onarıcı adalet isteyen Guterres, çözüm için “birlik ve somut eylem” çağrısı yaptı. Aralık 2024’te başlayan Afrika Kökenli İnsanlar için İkinci Uluslararası On Yıl boyunca somut ilerleme sağlanmasını ve Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin evrensel düzeyde onaylanıp eksiksiz uygulanmasını istedi.





