Adana Adliyesi Önünden Barış ve Tahliye Çağrısı: “Cezası Biten Tutsaklar Serbest Bırakılsın”
Akdeniz Adana Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ve infaz süreleri sona ermesine rağmen tahliyeleri ertelenen siyasi tutsakların durumuna dikkat çekti. Adana Adliyesi önünde yapılan açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin somut hukuki adımlarla desteklenmesi gerektiği vurgulanarak, “Cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşması sağlanmalı” çağrısında bulunuldu.
Akdeniz Adana Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, cezaevlerinde yaşandığını belirttiği hak ihlallerine ve cezalarını tamamladıkları hâlde tahliye edilmeyen siyasi tutuklu ve hükümlülerin durumuna dikkat çekmek amacıyla Adana Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Adana Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri ile çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, ortak basın metnini dernek Eşbaşkanı Zahir Akalın okudu.
Açıklamada, yaklaşık iki yıldır devam ettiği belirtilen Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde toplumsal beklentilerin büyüdüğü, ancak cezaevlerinde sürdüğü ifade edilen uygulamaların barış ve demokratikleşme yönündeki beklentilerle çeliştiği dile getirildi.
“Barış süreci cezaevlerinde de umut yarattı”
Dernek Eşbaşkanı Zahir Akalın, Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla birlikte çatışmasızlığa yönelik yeni bir dönemin başladığını ve barışa ilişkin umutların giderek güçlendiğini söyledi.
Bu sürecin özellikle cezaevlerindeki siyasi tutsaklar ile aileleri açısından önemli beklentiler yarattığını belirten Akalın, annelerin ve ailelerin yakınlarının özgürlüğüne kavuşmasını umutla beklediğini ifade etti.
Akalın, siyasi tutsakların da özgürlüklerine kavuşarak demokratik toplumsal yaşama katılmak ve yürütülen sürece özgür koşullarda katkı sunmak istediklerini belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Anneler ve aileler, tam da böylesi bir süreçte umutla ve inançla cezaevlerinin kapılarının açılmasını beklerken, cezaevlerinde bulunan siyasi tutsaklar açısından da bu süreç büyük bir heyecan ve umut yaratmıştır. Siyasi tutsakların beklentisi, özgürlüklerine kavuşarak demokratik toplumsal yaşama bir an önce katılmak ve bu sürece özgür koşullarda katkı sunmaktır.”
“Cezası sona eren siyasi tutsakların tahliyeleri erteleniyor”
Barış sürecinin yarattığı beklentilere karşın cezaevlerindeki hak ihlallerinin devam ettiğini savunan Akalın, özellikle infaz süreleri tamamlandığı hâlde tahliyeleri ertelenen siyasi hükümlülerin durumuna dikkat çekti.
İnfazların çeşitli uygulamalarla uzatıldığını ve bunun özgürlüğe kavuşmayı engellediğini ileri süren Akalın, söz konusu uygulamaların hem cezaevlerindeki kişiler hem de aileleri açısından ciddi sorunlar yarattığını belirtti.
Akalın, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ancak aileler ve siyasi tutsaklar açısından durum böyleyken, cezaevlerinde yaşananlar ve ısrarla devam eden hak ihlalleri karşısında ortaya çıkan tablo hiç iç açıcı değildir. Özellikle cezası sona erdiği hâlde tahliyeleri ertelenen, infazları yakılarak özgürlüklerine kavuşmaları engellenen siyasi tutsakların yaşadığı mağduriyetler devam etmektedir.”
Dernek, cezaevlerindeki infaz ve tahliye uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini istedi.
“Demokratik siyasetin güçlenmesiyle cezaevlerindeki uygulamalar çelişiyor”
Açıklamada, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve toplumsal barışın kalıcı hâle getirilmesi yönünde çalışmalar yürütülürken cezaevlerinde hak ihlallerinin devam etmesinin ciddi bir çelişki oluşturduğu savunuldu.
Toplumun demokratik yaşama katılımını ve özgür iradesini sınırlandıran uygulamaların barış sürecinin hedefleriyle bağdaşmadığını belirten Akalın, cezaevlerindeki mevcut durumun yalnızca bireysel haklar açısından değil, toplumsal barışın geleceği bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, özel savaş politikalarının yalnızca askerî yöntemlerle sınırlı olmadığı ileri sürülerek, bu politikaların toplumun düşünce dünyasını, ahlaki değerlerini ve politik iradesini etkileyerek toplumu kendi öz değerlerinden uzaklaştırmayı hedeflediği görüşü dile getirildi.
Dernek, cezaevlerinde devam ettiğini belirttiği hak ihlallerinin ve tahliye ertelemelerinin de bu çerçevede ele alınması gerektiğini savundu.
“Barış süreci daha adil ve vicdani uygulamaları zorunlu kılıyor”
Cezaevlerinde baskıların giderek ağırlaştırıldığını öne süren Akalın, barış ve demokratikleşme yönündeki gelişmelerin ceza infaz uygulamalarına da yansıması gerektiğini söyledi.
Sürecin toplumsal normalleşmeye katkı sunabilmesi için hukuki uygulamaların adalet ve vicdan ilkeleri doğrultusunda yürütülmesinin önemine işaret edilen açıklamada, cezaevlerinde yaşanan sorunların çözümünün barış ortamının güçlendirilmesi açısından gerekli olduğu belirtildi.
Dernek, cezaevlerindeki mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi ve hak ihlali iddialarının giderilmesi yönünde somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığına ve Adalet Bakanlığına çağrı
Basın açıklamasının sonunda başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Adalet Bakanlığına, ilgili devlet kurumlarına ve yetkililere seslenildi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin toplumun farklı kesimlerinde umut, inanç ve kararlılığı büyüttüğünü ifade eden Akalın, bu beklentilerin karşılık bulabilmesi için hukuksuzluk olarak nitelendirdikleri uygulamalara son verilmesini istedi.
Akalın, derneğin çağrısını şu sözlerle dile getirdi:
“İçinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci, tüm halklarda ve toplumun her kesiminde umudu, inancı ve kararlılığı büyütmeye devam etmektedir. Bu beklentilerin gerçeğe dönüşmesi için ülkenin kangrenleşen sorunlarının başında gelen hukuksuzluğa son verilmeli, cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşması sağlanmalı ve sürece gölge düşüren uygulamalar kaldırılarak, barışın yolunu açacak somut adımlar bir an önce atılmalıdır.”
“Barışın yolu somut adımlarla açılmalı”
Akdeniz Adana Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, açıklamasında cezaevlerindeki hak ihlallerinin sona erdirilmesi, infaz sürelerini tamamlayan siyasi hükümlülerin tahliye edilmesi ve barış sürecini destekleyecek hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi taleplerini öne çıkardı.
Dernek, toplumsal barışın kalıcı hâle gelmesi için cezaevlerindeki uygulamaların da demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini belirterek yetkilileri somut adımlar atmaya çağırdı.







