İHD Adana Şubesi Kadın Hakları Komisyonu Sözcüsü Baran Öner, HTŞ bağlantılı silahlı grupların Suriye ve Rojava’da kadınlara yönelik işlediği sistematik savaş suçlarına karşı Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’ni acil ve bağlayıcı tutum almaya çağırdı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, Suriye ve Rojava’da kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ağır insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yaptı. İHD Adana Şubesi binasında gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda demokratik kitle örgütü, kadın örgütü ve sivil toplum temsilcisi katıldı.
Açıklamayı İHD Adana Şubesi Kadın Hakları Komisyonu Sözcüsü Baran Öner okudu. Öner, açıklamasında özellikle HTŞ bağlantılı silahlı grupların Suriye’de Alevilere, Dürzilere, Kürtlere, Ermenilere ve bölgedeki diğer halklara yönelik sistematik saldırılarının artık tüm dünya kamuoyunun bilgisi dâhilinde olduğunu vurguladı.
“Kadın bedeni savaşın silahı haline getiriliyor”
Öner, söz konusu saldırıların özellikle kadınlar ve kız çocukları açısından ağır ve onarılamaz sonuçlar doğurduğunu belirterek, yaşananların açık biçimde savaş suçu niteliği taşıdığını ifade etti. 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde gerçekleşen saldırılara dikkat çeken Öner, bu saldırıların uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu söyledi.
Tüm dünyanın gözleri önünde bir kadının cansız bedeninin bir inşaattan aşağı atılmasının, kadınlara yönelik vahşetin ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğini belirten Öner, kamuoyuna yansımayan ancak sahadan gelen güvenilir bilgilerle teyit edilen çok sayıda cinsel saldırı, cinsel işkence, zorla alıkoyma ve tehdit vakası bulunduğunu aktardı.
“Bu suçlar münferit değildir” diyen Öner, yaşananların bilinçli, örgütlü ve sistematik bir şiddet politikasının parçası olduğunu vurguladı.
Rojava’da kadınlar ve kız çocukları yakın tehdit altında
Açıklamada, bugün Rojava’da özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Haseke ve Kobane başta olmak üzere pek çok bölgede kadınların ve kız çocuklarının ciddi ve yakın bir tehdit altında olduğu ifade edildi. Tarihsel olarak tüm savaşlarda olduğu gibi Suriye’de süren çatışmalarda da en ağır bedelin kadınlar tarafından ödendiğine dikkat çekildi.
Kadınların yaşam hakkının, beden bütünlüğünün, onurunun ve özgürlüğünün doğrudan hedef alındığı belirtilen açıklamada, uluslararası hukukun uzun yıllar boyunca savaş koşullarında kadınlara yönelik şiddeti görmezden geldiği hatırlatıldı.
“Sessizlik suç ortaklığıdır”
Baran Öner, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında binlerce kadının maruz kaldığı cinsel şiddetin Tokyo ve Nürnberg Mahkemeleri’nde dahi savaş suçu olarak değerlendirilmediğini hatırlatarak, Bosna ve Ruanda soykırımlarının ardından kadınların mücadelesiyle uluslararası hukukta önemli bir eşik aşıldığını ifade etti.
Bugün gelinen noktada ise Suriye ve Rojava’da kadınlara yönelik yoğun ve sistematik savaş suçları işlenmeye devam ederken, uluslararası mekanizmaların sessizliğinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Öner, bu sessizliğin fiili bir suç ortaklığı anlamına geldiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler ve AB’ye açık çağrı
İHD’li kadınlar adına yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler’in 1325 sayılı “Kadın, Barış ve Güvenlik” kararı ile Avrupa Birliği ve üye devletlerin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri bir kez daha hatırlatıldı.
Birleşmiş Milletler’in sivilleri korumak ve savaşları önlemek amacıyla kurulmuş bir kurum olduğuna dikkat çekilen açıklamada, BM bünyesindeki kadına yönelik şiddetle ilgili özel mekanizmaların Suriye ve Rojava’da kadınlara karşı işlenen savaş suçları karşısında açık, net ve bağlayıcı bir tutum almasının zorunlu olduğu ifade edildi.
Aynı şekilde, Avrupa Birliği kurumlarında görev yapan başta kadın milletvekilleri olmak üzere tüm temsilcilerin, kadınlara yönelik bu ağır suçlar karşısında sessiz kalmaması gerektiği vurgulandı.
“Uluslararası kadın dayanışmasını büyütmeye çağırıyoruz”
Açıklamanın sonunda, Türkiye’nin Suriye’deki savaşın etkilerini en yakından hisseden coğrafyalardan biri olduğu belirtilerek, yaşanan her yeni saldırının kadınlar açısından doğrudan sonuçlar yarattığına dikkat çekildi.
İHD Adana Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği bünyesinde görev yapan kadınlara seslenerek, Suriye ve Rojava’da işlenen savaş suçlarına karşı dayanışma çağrısında bulundu.
“Yanımızda olmanızı, ses çıkarmanızı ve sorumluluk almanızı bekliyoruz” ifadeleriyle sona eren açıklama, uluslararası kadın dayanışmasının büyütülmesi çağrısıyla kamuoyuna sunuldu.







