Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), küresel ısınmanın hızlanmasıyla birlikte iklim sisteminde benzeri görülmemiş bir dengesizlik yaşandığı uyarısında bulundu. Kurum, atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun rekor seviyelere ulaşmasının, hem karada hem de okyanuslarda sıcaklık artışlarını tetiklediğini ve bunun insanlık için uzun vadeli sonuçlar doğuracağını açıkladı.
Son 10 Yıl: Tarihin En Sıcak Dönemi
WMO’ya göre, son on yıl gezegen tarihinde kaydedilen en sıcak dönem oldu. WMO Genel Sekreter Yardımcısı Ko Barrett, 2015–2025 yılları arasında kayıtlara geçen en sıcak 11 yılın yaşandığını belirtti.
Geçtiğimiz yıl yalnızca kara sıcaklıkları değil, okyanus sıcaklıkları da rekor kırdı. Küresel ortalama sıcaklık, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850–1900 ortalamasının yaklaşık 1,43°C üzerine çıktı.
“İklim Tarihte Hiç Olmadığı Kadar Dengesiz”
WMO değerlendirmesinde, gezegenin ikliminin “gözlemlenen tarihte hiç olmadığı kadar dengesiz” hale geldiği vurgulandı.
Barrett, 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde şu noktalara dikkat çekti:
- Buzullar hızla geri çekiliyor
- Kutup ve karasal buz örtüsü eriyor
- Okyanusların ısınması hızlanıyor
- Deniz seviyeleri uzun vadeli yükseliş trendine giriyor
Bu süreçlerin birleşimi, küresel ölçekte ciddi çevresel ve sosyoekonomik riskler yaratıyor.
Rekor Seviyede Sera Gazı Artışı
WMO’nun bilimsel yetkililerinden John Kennedy, 2024 yılı verilerinin üç temel sera gazında (karbondioksit, metan ve azot oksit) tarihi zirvelere işaret ettiğini açıkladı.
Bu artışın, bir önceki yıla göre şimdiye kadar ölçülen en büyük sıçrama olduğu belirtildi. Ayrıca 2025 verilerinin de bu yükseliş trendinin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Enerji Dengesizliği: Krizin Yeni Göstergesi
WMO’nun dikkat çektiği en kritik kavramlardan biri ise “enerji dengesizliği” oldu.
Normal koşullarda Dünya’ya giren ve çıkan enerji miktarının dengede olması gerekirken, artan sera gazları bu dengeyi bozuyor. Kennedy’ye göre:
- Atmosferde tutulan enerji miktarı artıyor
- Uzaya geri yansıyan enerji azalıyor
- Sonuç olarak gezegenin enerji yükü giderek büyüyor
Bu durum, küresel ısınmanın hızlanmasının temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Fazla Enerjinin %90’ı Okyanuslarda Birikiyor
Bilimsel verilere göre, iklim sistemindeki fazla enerjinin yaklaşık yüzde 90’ı okyanuslarda depolanıyor.
Bu durumun kritik sonuçları şöyle sıralanıyor:
- Deniz ekosistemlerinde bozulma
- Balıkçılık ve kıyı ekonomilerinde risk
- Deniz seviyesinde artış
- Kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlar için tehdit
Dünya genelinde üç milyardan fazla insan geçimini deniz ve kıyı kaynaklarından sağlarken, nüfusun yaklaşık yüzde 11’i doğrudan kıyı tehlikelerine açık bölgelerde yaşıyor.
Erken Uyarı Sistemleri Hayati Önemde
WMO, elde edilen verilerin yalnızca riskleri ortaya koymakla kalmadığını, aynı zamanda çözüm için de yol gösterdiğini vurguladı.
Kuruma göre:
- Erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması
- İklim tahminlerinin erişilebilir hale getirilmesi
- Savunmasız toplulukların korunması
önümüzdeki dönemde hayati önem taşıyor.
Küresel ölçekte artan bu “iklim dengesizliği”, yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal krizlerin de derinleşebileceğine işaret ediyor. WMO’nun verileri, gezegenin artık geri dönüşü zor bir eşikten geçmekte olduğuna dair güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.





