ANKARA – Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Kani Torun, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suriye’nin Halep kentinde yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Torun, Şam yönetimi ile İsrail arasında yapılan anlaşmanın görmezden gelinerek yalnızca Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) suçlanmasının yanlış olduğunu söyledi. Türkiye’nin çatışmaların tarafı değil, itidale davet eden bir arabulucu olması gerektiğini vurguladı.

DEM Parti’nin önerisi üzerine söz alan Torun, Halep’te yaşanan gelişmelerin Türkiye’de endişeyle izlendiğini belirterek, Suriye meselesinin Parlamento’da soğukkanlı ve kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.

“İSRAİL PROVOKASYON PEŞİNDE”

Halep’teki çatışmaları üç ana başlık altında değerlendiren Torun, ilk olarak İsrail’in bölgedeki rolüne dikkat çekti. SDG’nin “İsrail’in maşası” ilan edilerek yapılan saldırıların meşrulaştırılmasının doğru olmadığını belirten Torun, şu ifadeleri kullandı:

“Daha dün Şam yönetimi ile İsrail arasında yapılan anlaşmayı görmezden gelip sadece SDG’yi suçlamak yanlıştır. İsrail katil bir devlettir. Bu bölgede ne Türklerin, ne Kürtlerin ne de Arapların dostudur. İsrail’in yaptığı her açıklama tansiyonu yükseltmek ve toplumları provoke etmek içindir. Tavşanı kaç, tazıya tut politikası uyguluyor. Bu provokasyonlara gelmemeliyiz.”

“ANLAŞMALAR TEK TARAFLI OKUNMAMALI”

Torun, 10 Mart’ta imzalanan mutabakatın uygulanmamasının sorun olduğunu kabul etmekle birlikte, iki tarafın imza attığı bir anlaşmanın sorumluluğunun tek bir tarafa yüklenemeyeceğini söyledi. Şam hükümetinin somut adımlar atmadığını belirten Torun, şu soruları yöneltti:

BES Mersin: “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Önlemleri Artırılmalı”
BES Mersin: “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Önlemleri Artırılmalı”
İçeriği Görüntüle

“Şam hükümetinin bir seçim takvimi, bir anayasa taslağı ya da bir yönetim modeli sunduğunu gören, duyan var mı? 13 yıllık iç savaştan çıkan bir topluma tekçi bir yapı dayatmak, koşulsuz silah bırakmayı teklif etmek ve baskıyla sonuç almayı beklemek yanlıştır.”

Torun, Suriye’de çözümün adem-i merkeziyetçi bir yapıdan geçtiğini vurgulayarak, ülkenin toprak bütünlüğü korunurken bazı yetkilerin yerel yönetimlere devredilmesi gerektiğini dile getirdi.

“TÜRKİYE TARAF DEĞİL, ARABULUCU OLMALI”

Türkiye’nin tutumuna da değinen Kani Torun, Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarının gerilimi artırdığını savundu. Türkiye’nin savaşın tarafı olmadığını belirten Torun, şöyle konuştu:

“Bizler bu savaşın tarafı değiliz. Sınır komşularımızın, vatandaşlarımızın akrabalarının yaşadığı bir çatışmaya taraf olarak dahil olamayız. Türkiye’nin yapması gereken tehdit dilinden vazgeçip tarafları müzakereye davet etmektir.”

Sorunların parmak sallayarak çözülemeyeceğini ifade eden Torun, barış masasının bölge dışındaki başkentlerde değil Ankara’da kurulması gerektiğini söyledi.

“ZAMAN BARIŞI YEŞERTME ZAMANI”

Konuşmasının sonunda tüm kimliklerin ve inançların tanındığı, özgür olduğu bir Suriye için çağrı yapan Torun, şunları kaydetti:

“13 yıl savaşmış bir topluma artık savaştan başka bir şeyler söylemeliyiz. Aynı yöntemlerle farklı sonuçlara varamayız. Suriye’de barış sağlanırsa bu, Türkiye’de yürütülen süreci de olumlu etkileyecektir. Bu topraklar yeterince kana doydu. Zaman barışı ve umudu yeşertme zamanıdır.”

Muhabir: Haber Merkezi