Kanser ve şeker arasındaki ilişki, toplumda en çok merak edilen sağlık konularının başında geliyor. Peki, şekeri tamamen bırakmak kanseri önleyebilir veya kanser hücrelerini aç bırakarak tedavi edebilir mi? Bilimsel veriler bu konuda ne söylüyor?

Toplumda, kanserin şekerle beslendiği, yağ ve protein gibi diğer besin öğelerini ise kullanmadığı yönündeki söylemlerle zaman zaman karşılaşmaktayız. Bir genel cerrah olarak bu konuyu sizlere farklı bir açıdan anlatmaya çalışacağım.

Kanser hücreleri şekeri kullanır mı?

Vücudumuzdaki bütün hücreler, enerji üretmek için glikoz adı verilen bir şeker türünü kullanır. Beyin, kaslar ve diğer organlarımızdaki hücreler gibi kanser hücreleri de büyümek ve faaliyetlerini sürdürmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Kanser hücrelerinin önemli bir özelliği, bazı durumlarda glikozu normal hücrelerden farklı biçimde ve daha hızlı kullanabilmeleridir.

Bu durum, kanserin doğrudan şeker tüketiminden kaynaklandığı veya şeker tüketen kişinin mutlaka kansere yakalanacağı anlamına gelmez. Kanser gelişimi; genetik özellikler, yaş, çevresel etkenler, tütün kullanımı, bazı enfeksiyonlar, alkol tüketimi, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı gibi çok sayıda faktörle ilişkilidir.

Şekeri tamamen kesmek kanseri durdurur mu?

Toplumda yaygın olan inanışlardan biri, şeker tüketiminin tamamen bırakılması hâlinde kanser hücrelerinin besinsiz kalacağı ve yok olacağıdır. Ancak bu düşünce bilimsel olarak kanıtlanmış değildir.

Besinlerle alınan karbonhidratlar, sindirim sırasında glikoza dönüştürülür. Ayrıca vücut, kan şekeri düzeyini korumak için gerektiğinde karaciğerde depolanan glikojenden ve diğer metabolik kaynaklardan glikoz üretebilir. Dolayısıyla şeker tüketimini kesmek, kanser hücrelerini seçici olarak aç bırakmaz.

Bu nedenle, kanser tedavisi sırasında yalnızca şeker tüketimini kesmenin tümörü küçülttüğü veya hastalığı iyileştirdiği söylenemez. Kanser tedavisi; hastalığın türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre planlanmalıdır.

Asıl dikkat edilmesi gereken şeker hangisi?

Şeker konusunda dikkat edilmesi gereken nokta, şekerin türü ve tüketim miktarıdır. Gazlı içecekler, şekerli meyve suları, paketli tatlılar, şekerlemeler ve benzeri ürünlerin aşırı tüketimi, kilo artışına ve obeziteye katkıda bulunabilir.

Obezite, bazı kanser türlerinin gelişme riskinin artmasıyla ilişkilidir. Bu nedenle ilave şeker tüketimini sınırlandırmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve dengeli beslenmek, uzun vadeli sağlık açısından önem taşır.

Buna karşılık meyveler, sebzeler, tam tahıllar ve süt ürünleri gibi besinlerde doğal olarak bulunan şekerler, bu besinlerin içerdiği diğer besin öğeleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kanserden korunmak amacıyla bütün karbonhidratları veya meyveleri beslenmeden çıkarmak doğru bir yaklaşım değildir.

Kanser hastaları nasıl beslenmeli?

Kanser tanısı alan kişilerin yeterli enerji ve protein alması, kas kütlesini koruması ve tedavi sürecini destekleyecek şekilde beslenmesi önemlidir. Gereksiz ve aşırı kısıtlayıcı diyetler; kilo kaybına, yetersiz beslenmeye ve tedavi sürecinde güçlük yaşanmasına neden olabilir.

Kanser hastalarının beslenme düzeni; hastalığın türüne, uygulanan tedaviye, kişinin iştahına, kan şekeri durumuna ve diğer sağlık sorunlarına göre düzenlenmelidir. Özellikle kemoterapi veya radyoterapi sürecinde, beslenme değişiklikleri yapılmadan önce hekim ve diyetisyen görüşü alınmalıdır.

Sonuç: Şekeri değil, yanlış beslenme alışkanlıklarını kontrol altına alın

“Kanser şekerle beslenir” ifadesi, bilimsel açıdan eksik ve yanıltıcı bir genellemedir. Kanser hücreleri glikoz kullanır ancak bu, şeker tüketimini tamamen bırakmanın kanseri tedavi edeceği anlamına gelmez.

Sağlıklı bir yaşam için ilave şeker tüketimini sınırlandırmak, sebze ve meyve çeşitliliğini artırmak, tam tahılları tercih etmek, düzenli fiziksel aktivitede bulunmak ve sağlıklı vücut ağırlığını korumak önemlidir.

Unutulmamalıdır ki kanserle mücadelede tek bir besin veya yasaklı gıda listesi değil; bilimsel tedavi, dengeli beslenme ve kişiye özel sağlık yaklaşımı belirleyicidir.