DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, TBMM KİT Komisyonu’nda İller Bankası’nın 2023 ve 2024 yılı hesaplarının görüşüldüğü toplantıda, DEM Partili belediyelerin kredi ve teminat başvurularının gerekçesiz biçimde bekletildiğini belirterek iktidarı yerel yönetimler arasında siyasi ayrımcılık yapmakla suçladı. İrmez, Sayıştay raporlarında yer alan kaynak israfı bulgularına da dikkat çekerek, “Kamu kaynağı, iktidarın siyasi pazarlık aracı değil, halkın ortak hakkıdır” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu’nda, 19 Ekim 2026 tarihinde İller Bankası’nın 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin hesapları ve faaliyetleri ele alındı. Komisyon toplantısında söz alan DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, İller Bankası’nın belediyelere sağladığı finansman desteğinden Sayıştay denetim raporlarına kadar birçok konuda eleştirilerde bulundu.

İller Bankası’nın kamu kaynaklarını belediyeler arasında eşit ve adil biçimde dağıtmakla yükümlü olduğunu vurgulayan İrmez, özellikle DEM Partili belediyelerin altyapı, içme suyu, kanalizasyon ve sosyal hizmet projeleri için yaptıkları kredi başvurularının yanıtsız bırakıldığını öne sürdü.

“İller Bankası kredileri siyasi transferlerin ödülü mü?”

İller Bankası’nın düzenli olarak kâr açıklamasının kamu kaynaklarının doğru kullanıldığı anlamına gelmediğini belirten İrmez, kurumun finansman politikalarının siyasi tercihler doğrultusunda şekillendiğini savundu.

İrmez, “Salt kâr etmek, kamu kaynağının doğru, yerinde ve en önemlisi ahlaklı kullanıldığı anlamına gelmez” diyerek şu soruları yöneltti:

“İller Bankası, elindeki kamu gücünü ve halkın emeğiyle oluşturulan bütçesini bütün belediyelere eşit ve adil dağıtabiliyor mu? Yoksa iktidar partisine mensup belediyelere musluklar sonuna kadar açılırken, muhalefet belediyelerine kapılar mı kapatılıyor?”

Farklı siyasi partilerden iktidar partisine geçen belediye başkanlarına kredi olanaklarının bir teşvik olarak sunulup sunulmadığının açıklanmasını isteyen İrmez, “Başka partilerden devşirilen belediye başkanlarına İller Bankası kredileri birer transfer ödülü olarak vadediliyor mu? Bu kamu gücü, yerel yönetimler üzerinde bir siyasi şantaj aracına mı dönüştürülmüştür?” ifadelerini kullandı.

DEM Partili belediyelerin kredi başvurularını tek tek sıraladı

Konuşmasında DEM Parti yönetimindeki belediyelerin karşılaştığını belirttiği finansman sorunlarını örneklerle anlatan İrmez, çok sayıda belediyenin kredi ve teminat mektubu taleplerinin sonuçlandırılmadığını söyledi.

Diyarbakır'daki belediyelerin başvurularına özellikle dikkat çeken İrmez, Ergani Belediyesi’nin 60 milyon TL tutarındaki Gençlik Kültür ve Bağımlılıkla Mücadele Merkezi projesi için yaptığı kredi başvurusunun henüz onaylanmadığını belirtti.

Silvan Belediyesi’nin kredi talebinin de bekletildiğini söyleyen İrmez, Bismil Belediyesi’nin teminat mektubu başvurusunun iki yıldır sonuçlandırılmadığını ifade etti.

Sur Belediyesi’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan teşvik almasına rağmen İller Bankası Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden teminat mektubu onayı beklediğini aktaran İrmez, Hani Belediyesi’nin hayvan barınağı ve parke taşı projeleri için yaptığı iki ayrı kredi başvurusuna da yanıt verilmediğini dile getirdi.

Şanlıurfa’da Hilvan, Suruç ve Bozova belediyelerinin kredi ve teminat taleplerinin karşılanmadığını öne süren İrmez, Siirt’in Kurtalan, Hakkâri’nin Yüksekova ve Mardin’in Derik belediyelerinde de benzer sorunların yaşandığını kaydetti.

İrmez, bu başvuruların neden bekletildiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.

“Kayyımların bıraktığı borçlar belediyeleri kredi alamaz hale getirdi”

Belediyelerin yaşadığı finansman sorunlarının yalnızca güncel kredi politikalarıyla sınırlı olmadığını söyleyen İrmez, geçmiş dönemlerde kayyım yönetiminde bulunan belediyelerin mali durumlarına da dikkat çekti.

Kayyım uygulamaları nedeniyle bazı belediyelerin ağır borç yüküyle karşı karşıya bırakıldığını savunan İrmez, bu durumun seçilmiş yerel yönetimlerin hizmet üretme kapasitesini sınırlandırdığını ifade etti.

İrmez, “Bir diğer mesele, kayyımlar eliyle kasası boşaltılan belediyelerin kredi alamaz hale getirilmesidir. Ya da İller Bankası’nın bu kayyımlara nasıl eli bol davrandığıdır” dedi.

Kayyım dönemlerindeki mali işlemlerin ve belediyelerin devraldığı borçların incelenmesi gerektiğini vurgulayan İrmez, kamu kaynaklarının kullanımında siyasi tercihler yerine yerel halkın ihtiyaçlarının esas alınmasını istedi.

Yatırım harcamalarındaki düşüşü gündeme taşıdı

İller Bankası’nın yatırım programındaki ödeneklerin harcamaya dönüşme oranlarına ilişkin verileri de paylaşan İrmez, 2023 ve 2024 yılları arasındaki düşüşe dikkat çekti.

Yatırım programı ödeneklerinin harcamaya dönüşme oranı — İrmez’in paylaştığı veriler

2023

%38,1

2024

%14,5

23,6 puanlık düşüş

Bu gerilemenin nedenlerinin açıklanması gerektiğini belirten İrmez, kaynakların belediyeler arasında nasıl dağıtıldığına ilişkin ayrıntılı verilerin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.

İrmez, İller Bankası yönetimine şu soruları yöneltti:

  • DEM Partili belediyeler toplam ne kadar kredi ve hibe talebinde bulundu, bu taleplerin ne kadarı karşılandı?

  • Hibe ve düşük faizli kredi başvurusu sonuçlandırılmayı bekleyen kaç belediye bulunuyor?

  • Kredi ve teminat başvuruları hangi gerekçelerle reddedildi veya geciktirildi?

Sayıştay raporundaki 62 personeli gündeme getirdi: “Hangi projeler üretildi?”

İrmez’in konuşmasında öne çıkan bir diğer konu ise İller Bankası’nın 2023 yılı Sayıştay denetim raporundaki bulgular oldu.

Raporda kurum personelinin statüsüne ilişkin belirsizlikler ile Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) biriminin faaliyetlerine yönelik eleştirilerin bulunduğunu belirten İrmez, yaklaşık 62 personelin görev yaptığı birimde üretilen çalışmaların ve kamuya sağlanan katkının açıklanmasını istedi.

Sayıştay’ın kaynak israfına ilişkin tespitlerde bulunduğunu ifade eden İrmez, Ar-Ge birimindeki personelin çalışmalarının hangi somut sonuçları ortaya çıkardığının belirsiz olduğunu savundu.

“Bu kadar kıdemli personelin emeği nerede? Hangi projeler üretildi? Hangi araştırmalar yapıldı? Belediyelerin kaynaklarını daha doğru kullanmasını sağlayacak hangi sistemler geliştirildi? Kamuya hangi somut fayda sağlandı?” diye soran İrmez, kamu personelinin çalışmalarının toplumsal yarar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İrmez, eleştirilerinin çalışanların şahsına değil, kamu kurumlarındaki yönetim anlayışına yönelik olduğunu da vurguladı.

“Sayıştay’ın kaynak israfı bulgusuna yanıt bile verilmemiş”

İller Bankası tarafından komisyona sunulan dosyada Sayıştay’ın Ar-Ge birimine ilişkin tespitlerine yanıt verilmediğini öne süren İrmez, kurum yönetimine tepki gösterdi.

İrmez, “Sayıştay’ın söz konusu bulgusuna cevap dahi verilmemiş. Neden cevap verilmedi Sayın Genel Müdür? 62 kişinin ne iş yaptığına yönelik neden açıklama yapılmadı?” ifadelerini kullandı.

2023 yılı raporunda yer alan bulgunun 2024 yılı raporunda tekrarlanmamasına da dikkat çeken İrmez, bunun tek başına sorunun çözüldüğü anlamına gelmeyeceğini belirtti.

“Bir yılda ne değişti? 2023’te eleştirilen faaliyetler nasıl düzeltildi? 2024’te, 2025’te ve 2026’da hangi işler yapıldı? Sorun çözüldüyse bunun kanıtı nedir?” diye soran İrmez, kurumdan somut verilerle desteklenen bir açıklama beklediklerini ifade etti.

“Halkın içme suyu ihtiyacı siyasi tercihlere göre belirlenemez”

Konuşmasının sonunda İller Bankası’nın temel sorumluluğunun bütün belediyelere eşit mesafede durmak olduğunu vurgulayan İrmez, yerel yönetimlere sağlanan finansmanın siyasi aidiyete göre belirlenemeyeceğini söyledi.

İrmez, Diyarbakır, Hakkâri, Mardin ve Şanlıurfa başta olmak üzere bölgedeki belediyelerin içme suyu, kanalizasyon, yol ve altyapı ihtiyaçlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirtti.

“Kamu kaynağı, iktidarın siyasi pazarlık aracı değil, halkın ortak hakkıdır” diyen İrmez, Sayıştay denetimlerinde tespit edilen sorunların da yalnızca raporlarda kalmaması gerektiğini ifade etti.

İrmez, “Belediyeler arasında siyasi aidiyete göre ayrım yapılmasın. Diyarbakır’da, Hakkâri’de, Mardin’de, Şanlıurfa’da yaşayan yurttaşların içme suyu, kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı, hangi partinin belediye başkanınca yönetildiğine göre değerlendirilmesin” çağrısında bulundu.

DEM Parti olarak İller Bankası’nın kredi ve kaynak dağıtım politikalarını takip etmeyi sürdüreceklerini belirten İrmez, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık, eşitlik ve hesap verebilirlik talep ettiklerini söyledi.

İrmez’in komisyon toplantısında gündeme getirdiği kredi başvurularının durumu, belediyeler arasındaki kaynak dağılımı ve Sayıştay bulgularına ilişkin iddialar konusunda İller Bankası yönetiminin vereceği yanıtlar önem taşıyor. Paylaşılan konuşma metninde kurum yönetiminin bu eleştirilere verdiği bir yanıt bulunmuyor.