Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin 14 Ekim 2026 tarihli akademik kadro ilanını eleştirerek bazı özel koşulların belirli kişileri tarif ettiğini savundu. Kadroların yüzde 97,5’inin profesörlük için açıldığına dikkat çeken TTB, mevzuata ve üniversitenin kendi atama yönergesine aykırı ilanların iptal edilmesini istedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin (SBÜ) akademik kadro ilanlarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, kadroların unvanlara ve illere göre dağılımı ile adaylarda aranan özel koşulların akademik liyakat, fırsat eşitliği ve kamu yararı açısından ciddi soru işaretleri yarattığı belirtildi.

TTB, SBÜ Rektörlüğü’nü ve Yükseköğretim Kurulu’nu (YÖK), 14 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ilanları incelemeye ve mevzuata aykırı koşullar içeren ilanları iptal etmeye çağırdı.

Kadroların yüzde 97,5’i profesörlük için

TTB’nin açıkladığı dağılıma göre, ilan edilen toplam 236 kadronun 230’u profesör, dördü doçent, ikisi ise doktor öğretim üyesi kadrosundan oluşuyor. Profesörlük kadrolarının toplam içindeki payı yüzde 97,5’e ulaşırken doçentlik kadroları yüzde 1,7, doktor öğretim üyeliği kadroları ise yüzde 0,8 düzeyinde kalıyor.

Kadroların büyükşehirlerde yoğunlaştığını da belirten TTB, İstanbul’un yüzde 31,78, Ankara’nın yüzde 29,66 ve Adana’nın yüzde 9,32 pay aldığını bildirdi.

Birlik, bu dağılımın üniversitenin akademik kadro planlamasını hangi ihtiyaçlara göre yaptığı, kadroları birimler arasında nasıl paylaştırdığı ve atama koşullarını hangi ölçütlerle belirlediği sorularını gündeme getirdiğini vurguladı.

“Akademik ölçütler yerine kişileri tarif eden şartlar”

TTB, tartışmanın yalnızca kadro sayısı ve dağılımıyla sınırlı olmadığını belirterek ilanlardaki özel koşullara itiraz etti.

Bazı ilanlarda son derece özgün başlıklarda çalışmaların atama şartı olarak arandığını kaydeden Birlik, bu koşulların akademik yeterliliği değerlendirmekten çok belirli adayları tarif eder nitelikte olduğunu savundu.

Açıklamada, özel koşulların nesnel, bilimsel ve denetlenebilir ölçütlere dayanıp dayanmadığının ve adaylar arasında eşitliği sağlayıp sağlamadığının açıklığa kavuşturulması istendi. Belirli bir adayın akademik geçmişine veya çalışmalarına özgü koşulların, liyakat ve fırsat eşitliği açısından ciddi sorunlar yarattığı ifade edildi.

YÖK düzenlemesi ve üniversitenin kendi yönergesi hatırlatıldı

TTB, SBÜ’nün 17 Kasım 2020’de yayımladığı Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönergesi’nin 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Açıklamada ayrıca, 9 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle adayların lisansüstü tezlerinin veya tez başlıklarının kısmen ya da tamamen özel koşul olarak belirtilmesine ve yalnızca belirli bir adayı tanımlayabilecek şartlar konulmasına sınırlamalar getirildiği belirtildi.

YÖK’ün geçmişte kişiye özel akademik ilanlara yönelik eleştirilerine de yer veren TTB, son ilanların hem bu ilkeler hem de SBÜ’nün kendi belirlediği kriterler bakımından sorunlar taşıdığını ileri sürdü.

Birlik, daha önce de benzer ilanların iptali için YÖK’e ve SBÜ Rektörlüğüne yazı gönderdiğini bildirdi.

“Akademik emek ve adalet duygusu zedeleniyor”

TTB, kadro ilanlarının üniversitelerde biriken yapısal eşitsizliklerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Uzmanlık eğitimi veren, sağlık hizmeti sunan ve bilimsel araştırma yürüten bazı kliniklerde kadro açılmazken uzmanlık eğitimi vermeyen bazı birimlere kadro ayrılmasının, planlamanın dayandığı nesnel ihtiyaçlar konusunda soru işaretleri yarattığı belirtildi.

Yıllardır eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerine katkı sunan akademisyenlerin kadro beklediğini ifade eden TTB, atamalarda bilimsel katkı ve liyakatin gözetilmemesinin hak kayıplarına yol açtığını savundu.

Açıklamada, bu eşitsizliklerin çalışma barışını bozduğu, kurum içindeki güveni aşındırdığı, bilimsel üretkenliği olumsuz etkilediği ve ekonomik ve özlük hakları bakımından farklılıkları derinleştirdiği kaydedildi.

SBÜ ve YÖK’e inceleme ve iptal çağrısı

TTB Merkez Konseyi, akademik kadro planlamasının eğitim, uzmanlık eğitimi, sağlık hizmeti ve bilimsel araştırma gereksinimleri doğrultusunda yapılmasını istedi. Atamalarda nesnel, şeffaf ve denetlenebilir ölçütler uygulanması gerektiğini belirten Birlik, taleplerini şöyle sıraladı:

  • 14 Ekim 2026 tarihli ilanların, özel koşulların ve gerekçelerinin mevzuata uygunluk açısından incelenmesi.
  • YÖK mevzuatına ve üniversitenin kendi atama yönergesine aykırı koşullar içeren ilanların iptal edilmesi.
  • Kadro dağılımının eğitim, sağlık hizmeti ve bilimsel araştırma ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilmesi.
  • Akademik emeği, liyakati ve bilimsel özerkliği koruyan bir kadro politikası uygulanması.

TTB, kadro ilanlarının amacının belirli kişilere görev alanı açmak değil, üniversitenin bilimsel niteliğini ve topluma sunduğu hizmeti güçlendirmek olması gerektiğini vurguladı.