Türkiye İstatistik Kurumu, Aralık 2025 dönemine ilişkin enflasyon verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık bazda yüzde 27,67, aylık bazda ise yüzde 0,75 arttı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ise yıllık yüzde 30,89, aylık yüzde 0,89 artış gösterdi.
Verilerin açıklanmasının ardından KESK’e bağlı sendikaların üyeleri, TÜİK binası önünde bir araya gelerek protesto eylemi gerçekleştirdi. Eylemde yapılan basın açıklamasında, açıklanan enflasyon oranlarının kamu emekçileri ve emeklilerin yaşadığı ekonomik koşulları yansıtmadığı ileri sürüldü.

“Rakamlar alım gücü kaybını gizliyor”
Sendika temsilcileri, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin alım gücündeki erimeyi görünmez kıldığını savunarak, “Açıklanan rakamlar soframızdaki kaybı gizliyor” ifadelerini kullandı. Basın açıklamasının ardından protestoya katılanlar, sembolik olarak taşıdıkları balonları patlattı.
KESK üyeleri, saat 12.00’ye kadar TÜİK önünde oturma eylemi yapacaklarını duyurdu. Eylem sırasında “AKP’den hesabı emekçiler soracak” ve “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganları atıldı.

“2,5 milyon kamu emekçisi yoksulluğa sürükleniyor”
Yapılan açıklamalarda, yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisinin, mevcut enflasyon hesaplamaları ve ücret artışları nedeniyle yoksulluk sınırına itildiği iddia edildi. Protesto sırasında fenerler yakılarak, “Hak kayıplarının görünür kılınması” mesajı verildi.
KESK yetkilileri, enflasyon hesaplama yöntemlerinin şeffaflaştırılması, gerçek yaşam maliyetlerinin dikkate alınması ve kamu emekçilerinin gelir kayıplarının telafi edilmesi çağrısında bulundu.
KESK TÜİK Önünde Haykırdı: “Yoksulluğa Teslim Olmayacağız, 14 Ocak’ta İş Bırakıyoruz”
KESK, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine tepki göstermek amacıyla TÜİK binası önünde basın açıklaması yaptı. KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, açıklanan verilerin gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek, kamu emekçilerinin ve emeklilerin sistematik biçimde yoksullaştırıldığını söyledi. KESK, insanca bir yaşam için 14 Ocak’ta ülke genelinde iş bırakma kararı aldığını duyurdu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılına ilişkin enflasyon verilerini açıklamasının ardından Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), TÜİK önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “TÜİK Yalanlarına, Yoksulluğa Teslim Olmayacağız! İnsanca Bir Yaşam İçin 14 Ocak’ta İş Bırakıyoruz” başlığıyla yapılan açıklamada, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığıyla örtüşmediği vurgulandı.
Basın açıklamasını KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz okudu.
“2025 Emekçiler İçin Bir Kâbus Yılı Oldu”
Karagöz, konuşmasına 2025 yılının emekçiler açısından ağır kayıplarla geride bırakıldığını belirterek başladı. Yıl boyunca iğneden ipliğe her şeye zam geldiğini söyleyen Karagöz, “Yıllardır sürdürülen yoksullaştırma politikalarından 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine kadar emeğiyle geçinen milyonlar için adeta bir kâbus yılı oldu” dedi.
Maaşların her ay eridiğini, buna karşılık yoksulluğun giderek arttığını vurgulayan Karagöz, iktidarın yıllardır halkın yaşadığı gerçek enflasyonun çok altında, “suni” verileri resmi enflasyon olarak açıkladığını ifade etti.
“Maaşlar TÜİK’in Sahte Verileriyle Baskılandı”
İktidarın maaş artışlarını TÜİK’in açıkladığı verilerle sınırladığını söyleyen Karagöz, bu yolla milyonlarca emekçinin her geçen gün daha fazla yoksullaştırıldığını dile getirdi. Toplu sözleşme süreçlerinde Merkez Bankası’nın tutmayan enflasyon tahminlerinin esas alındığını belirten Karagöz, iktidar, yandaş konfederasyon ve Hakem Kurulu’ndan oluşan yapıyı “Bermuda Şeytan Üçgeni” olarak tanımladı.
Son iki yılda maaşların en az yüzde 20 eridiğini vurgulayan Karagöz, altışar aylık zamların daha ilk aylarda TÜİK’in açıkladığı enflasyonun bile gerisinde kaldığını söyledi.
TÜİK, İTO ve ENAG Verileri Arasındaki Uçurum
Karagöz, TÜİK’in 2025 yılı son enflasyon verilerini hatırlatarak şu bilgileri paylaştı:
Aralık ayı enflasyonu: %0,89
Yıllık enflasyon: %30,89
Son altı aylık enflasyon: %12,2
12 aylık ortalama enflasyon (kira artış oranı): %34,88
Bu verilerin gerçeği yansıtmadığını belirten Karagöz, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) yıllık enflasyonu %37,68, Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) ise yıllık enflasyonu %56,14 olarak açıkladığını hatırlattı.
“TÜİK’in enflasyonu mu, yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı gerçek?” diye soran Karagöz, hükümetin “enflasyon düştü” söylemine tepki gösterdi.
Asgari Ücret ve Emekli Maaşlarında Büyük Kayıp
Açıklamada, asgari ücretin TÜİK enflasyonunun bile altında artırıldığına dikkat çekildi. Karagöz, 2024 yılı resmi enflasyonunun yüzde 44,38 olmasına rağmen 2025 asgari ücretinin yalnızca yüzde 30 artırıldığını, 2026 için ise artış oranının yüzde 27’de kaldığını ifade etti.
“TÜİK’in kendi verileri esas alınsaydı bugün asgari ücret 32 bin 165 TL olmalıydı” diyen Karagöz, her asgari ücretlinin aylık yaklaşık 4 bin 100 TL, yıllık ise 49 bin 200 TL kayba uğradığını söyledi.
SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarının yalnızca yüzde 12,2 artacağını belirten Karagöz, kamu emekçileri ve emeklilerinin ise enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışıyla birlikte ortalama yüzde 20 zam alacağını, bunun reel olarak yalnızca yüzde 12,5’lik bir artış anlamına geldiğini vurguladı.
Zamlar Maaş Artışlarını Yuttu
Karagöz, 1 Ocak itibarıyla yapılan zamları da hatırlattı:
Toplu taşımaya %35
Sağlıkta katılım payları ve muayene ücretlerine %30
Köprü ve otoyol geçişlerine %22
MTV ve damga vergisine %19
Kira artış oranı: %34,88
Örnekle durumu anlatan Karagöz, 55 bin TL maaş alan bir kamu emekçisinin kirasının 25 bin TL’den 33 bin 720 TL’ye çıktığını, maaş artışının neredeyse tamamının kiraya gittiğini söyledi.
Ekmek, Altın ve Vergi Kıyaslamaları
Açıklamada, alım gücündeki düşüş çarpıcı örneklerle ortaya kondu. En düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının bir yılda 370 adet azaldığını belirten Karagöz, son 10 yılda ise memurların en az 11 çeyrek altın kaybettiğini ifade etti.
Gelir vergisi adaletsizliğinin de derinleştiğini söyleyen Karagöz, maaş artışlarının daha cebe girmeden eridiğini vurguladı.
“Büyüyen Biz Değil, Sermaye Oldu”
İktidarın büyüme söylemlerine de değinen Karagöz, “Büyüyen sermaye, patronlar ve yandaşlar oldu. Bizlerin yoksulluğu büyüdü” dedi. 2024’ün “emekli yılı”, 2025’in ise “aile yılı” ilan edilmesine rağmen emeklilerin ve ailelerin açlığa mahkûm edildiğini söyledi.
2026 Bütçesine Sert Tepki
KESK Eş Genel Başkanı Karagöz, 2026 bütçesinden her dakika:
186 asgari ücretin faize,
145 asgari ücretin silahlanmaya,
50 asgari ücretin sermaye teşviklerine,
19 asgari ücretin kamu-özel işbirliği projelerine,
Sarayın ise dakikada 1,5 asgari ücret harcamasına gittiğini belirtti.
Bu yükün tamamının halktan toplanan vergilerle karşılandığını söyledi.
14 Ocak’ta İş Bırakma Çağrısı
Karagöz, Ağustos ayında Hakem Kurulu dayatmasıyla imzalanan toplu sözleşmenin hükümsüz hale geldiğini belirterek ek zam çağrısı yaptı. KESK olarak bu düzene teslim olmayacaklarını vurgulayan Karagöz, 14 Ocak’ta ülke genelinde iş bırakacaklarını açıkladı.
KESK, tüm konfederasyonları, sendikaları ve emekçileri; insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam, demokratik bir çalışma yaşamı ve gerçek bir toplu pazarlık sistemi için birlikte mücadele etmeye çağırdı.
“Bu çağrı yalnızca kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzeninin altında ezilen herkese” diyen Karagöz, “Hepimizi sefalette eşitlemek isteyenlere artık yeter deme zamanı çoktan gelmiştir” sözleriyle açıklamayı sonlandırdı.





